Özel Haber

‘Antalya ‘obez’ bir kente dönüştü’

Antalya Forum X toplantısında konuşan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şubesi önceki dönem Başkanı Okan Hançer, plansız büyüyerek adeta ‘obez’ bir kente dönüşen Antalya’da ulaşım ve mülkiyet sorunlarının bütüncül bir planlamayla çözülmesi gerektiğini belirtti

Abone Ol

Antalya Forum X toplantısında konuşan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HMO) Antalya Şubesi önceki dönem Başkanı Okan Hançer, Antalya’nın yıllardır Türkiye’ye önemli ekonomik katkılar sunduğunu ancak kentin hak ettiği yatırımları alamadığını belirterek, Antalya’nın geleceği için kentin hakkını savunan platformların önemine dikkat çekti. Antalya’nın sorunlarının tek tek değerlendirilmesi yerine bütüncül bir kentleşme perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade eden Hançer, kentin plansız büyümesi nedeniyle bugün ulaşımdan altyapıya, kaçak yapılaşmadan konut fiyatlarına kadar birçok sorunun aynı kaynaktan beslendiğini dile getirdi. “Antalya yıllardır herkese bir şeyler verdi. Artık bu kentin de hakkını savunacak, menfaatlerini konuşacak yapılara ihtiyacı var” diyen Hançer, kent adına söz söyleyen platformların büyük önem taşıdığını vurguladı.

Yanlış kentleşmenin sonuçları

Antalya’nın en büyük probleminin kentleşme olduğunu söyleyen Hançer, “Maalesef Antalya büyük bir şehir olmasına rağmen gerçek anlamda kentleşemiyor. Kentleşme süreci çok geriden geliyor. Bunun sonucunda ise adeta ‘obez’ bir Antalya ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Kentte yaşanan ulaşım sıkıntısının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hançer, trafik yoğunluğunun plansız büyümenin doğal sonucu olduğunu söyledi. Aynı şekilde altyapı yetersizlikleri, mülkiyet sorunları, afetler ve çevresel diğer sorunların da yanlış kentleşmenin birer çıktısı olduğunu kaydetti.

Kaçak yapılaşma ve yüksek konut fiyatları

Kaçak yapılaşma, yüksek konut fiyatları ve mülkiyet sorunlarının da kentleşme eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Hançer, Antalya’nın hemen her ilçesinde imar ve mülkiyet problemleri yaşandığını söyledi. Kentte yıllar önce tarım vasfından çıkarılan bazı alanlarda hâlâ vatandaşların mülkiyet haklarını kullanamadığını dile getiren Hançer, “İnsanlar ne tarım yapabiliyor ne konut inşa edebiliyor ne de ticari yatırım gerçekleştirebiliyor. İmar planı yapılmış olmasına rağmen uygulamaya geçilemediği için bu alanlar yıllardır atıl durumda bekliyor ve mülkiyet hakkını hiçbir şekilde kullanamayan vatandaşlar mağdur oluyor” dedi.

‘Doğu aksı en kritik ulaşım noktası’

Antalya’nın doğu ulaşım aksının kent açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Hançer, Manavgat, Alanya, Mersin, Konya, Isparta, Adana, Hatay, Gaziantep ve Diyarbakır gibi birçok kente ulaşımın bu güzergâhtan sağlandığını ifade etti. Mevcut yol kapasitesinin yetersiz kaldığını söyleyen Hançer, planlarda alternatif ulaşım güzergâhları bulunmasına rağmen yıllardır hayata geçirilemediğini belirterek, “Kuzey Çevre Yolu ve mevcut diğer alternatif yollar da planlarda yer almasına rağmen kullanıma açılamıyor. Yerel yönetimler kentleşme konusunda ne yazık ki yıllardır sınıfı geçemiyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘Liman için önce mülkiyet sorunu çözülmeli’

Hançer, liman için bölgedeki en büyük engelin mülkiyet yapısı olduğunu söyledi. Liman çevresinde imar planlarının bulunmasına rağmen orman alanları, özel mülkiyetler ve farklı arazi statülerinin uygulamayı zorlaştırdığını belirten Hançer, imar planı yapılmasının tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Özellikle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. madde uygulamasının tamamlanmasının zorunlu olduğuna dikkat çeken Hançer, “İmar planı hazırlamak tek başına çözüm değildir. 18. madde uygulamaları sonuçlandırılmadan, parselasyon işlemleri tamamlanmadan limanın genişletilmesi mümkün değildir. Bu süreç tamamlanmadığı sürece hazırlanan planlar sadece kâğıt üzerinde kalacaktır” diye konuştu. Hançer, Antalya’nın sürdürülebilir büyümesi için bilimsel planlama, güçlü ulaşım yatırımları ve mülkiyet sorunlarını çözecek kapsamlı kentleşme politikalarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.