Antalya’da yaz aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları yükselirken, sağlık profesyonelleri kalp hastalarına yönelik kritik uyarılarda bulunuyor. Artan nem ve sıcaklığın vücut ısısını dengelemek için kalbin normalden daha fazla çalışmasına neden olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun kalp krizini tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
Sıcak havalar vücudu zorluyor
Vücudun sıcak havada serinlemek için damarları genişlettiği ve terleme yoluyla sıvı kaybettiği hatırlatılıyor. Bu sürecin kalp hastalarında zaten zorlanan bir sistemi daha fazla yük altına soktuğu ifade ediliyor. Özellikle tansiyon ve kalp yetmezliği olan kişilerde damar genişlemesine bağlı tansiyon düşüklüğü yaşanabileceği veya sıvı kaybı nedeniyle pıhtılaşma riskiyle karşı karşıya kalınabileceği belirtiliyor. Bu nedenle kişilerin vücutlarının verdiği sinyalleri ciddiye almaları gerekiyor.
Dikkat edilmesi gerekenler
Sıcak havalarda kalp sağlığını korumak adına vatandaşların uyması gereken temel kurallar ise, güneşin en dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalı. Susamayı beklemeden, gün içine yayılmış şekilde bol su tüketilmeli. Ancak kalp yetmezliği olan hastaların sıvı miktarı konusunda hekimlerine danışmaları hayati önem taşıyor. Ağır, yağlı ve sindirimi zor gıdalar kalbe ek yük bindiriyor. Sebze ve meyve ağırlıklı, hafif öğünler tercih edilmeli. Vücudun nefes almasını sağlayan, açık renkli ve pamuklu kıyafetler seçilmeli. Tansiyon veya kalp ilaçları, sıcaklık değişimlerine rağmen aksatılmadan, belirlenen düzende kullanılmalı.
Göğüs ağrısı ve nefes darlığı
Sıcak havalarda halsizlik, baş dönmesi, göğüs ağrısı veya ani nefes darlığı gibi belirtiler yaşandığında vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulanıyor. Antalya gibi nem oranının yüksek olduğu bölgelerde vücut ısısının dengelenmesinin daha zor olduğu hatırlatılıyor. Sıcaklık ve nemin birleştiğinde kalp için tehdit unsuru haline geldiği belirtilerek, serin alanlarda vakit geçirilmesi ve vücudun dinlenmesi tavsiye ediliyor.


