Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen fon krizine ilişkin yasal düzenlemeyi sert bir dille eleştirdi. İiktidarın getirdiği teklifin mağduriyetleri gidermek yerine paraların buharlaşmasına zemin hazırladığını belirten Arı, "Muhalefete gelince balyoz gibi kullanılan yargı, paraları götürenlere gelince 'İnsafın varsa iade et' diyor. Bu teklif 455 bin vatandaşımızın mağduriyetini artırma kanunudur" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Türkiye gündemini sarsan fon vurgunu skandalı ve konuya ilişkin hazırlanan kanun teklifi masaya yatırıldı. Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmayla, yüz binlerce vatandaşın birikimlerini yutan fon vurgununun arkasındaki hukuki ve idari zafiyetleri gözler önüne serdi. Milletvekilleri Prof. Dr. Ümit Özlale ve Özgür Karabat’ın konunun teknik boyutunu ve paranın nereden gelip nereye gittiğini detaylarıyla ortaya koyduğunu hatırlatan Arı, iktidarın getirdiği kanun teklifinin çözüm sunmaktan uzak olduğunu belirterek sert uyarılarda bulundu.
‘Güvendiler, paraları buharlaştı’
Fon skandalının taraflarını ve gelinen noktayı net bir tabloyla özetleyen Cavit Arı, sürecin dört ana aktörü olduğunu İfade ederek, "Bir tarafta devlete ve devletin fon sistemine güvenerek küçük birikimlerini buraya yatıran ve sonuçta parasını kaybeden yaklaşık 455 bin vatandaşımız var. Diğer tarafta kısa yoldan köşeyi dönen, şişirilmiş fonları bir gecede alıp götürenler var. Bir diğer tarafta bu sistemi denetlemekle görevli devlet kurumları ve bürokratlar, en sonda ise o bürokratları atayan, gelişmelere gözünü yuman ve malı götürenlere hesap soramayan bir iktidar var. Şimdi ortada devasa bir mağduriyet var” diye konuştu. Yargının ve devlet organlarının parayı götürenlerin üzerine kararlılıkla gitmediğini belirten Antalya Milletvekili Arı, zaman kaybedildikçe paraların tamamen yok olacağını vurlayarak, “Bu mağduriyet nasıl giderilecek? O malı götürenlerden paralar alınacak ve mağdurlara iade edilecek. Peki, bu parayı alabilmek için şu an nasıl bir yöntem izleniyor? Yargı hızlı hareket ediyor mu? Paraları götürenlerin mal varlıklarına hızlıca tedbir konuluyor mu? Konmuş tedbirler devam ettiriliyor mu? Şunu açıkça söylüyorum: Eğer hızlı bir şekilde müdahale edilmezse bu paralar buharlaşıp gidecek. Paralar buharlaşırsa bu mağdurların zararı asla ödenemez” ifadelerini kullandı.
‘Suçluların vicdanına terk edilmiş’
Getirilen kanun teklifinin 4. maddesindeki skandala dikkat çeken Cavit Arı, düzenlemenin caydırıcılıktan tamamen uzak olduğunu söyleyerek, “Şu an getirilen kanun teklifi paraların buharlaşmasının önünü açıyor. Düzenlemedeki 4. madde diyor ki; Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda geriye alınacak paralar, kurulca ilan edilen hesaplara 'isteğe bağlı' olarak iade edilebilir. 'Edilir' bile demiyor, 'edilebilir' diyor. Kim edecek? Parayı alan adamın insafı ve vicdanı varsa edecek! Zaten vicdanı olsa bu parayı alıp gitmez, kısa sürede bire on kazanmanın haram olduğunu düşünürdü. 'Allah'tan korkuyoruz' diyenlerin hepsi bu paraları doldurup gitti. Şimdi iktidar diyor ki: 'Ya vicdanın varsa bir hesap açacağız, parayı oraya yatır, sen bilirsin.' Böyle kanun teklifi mi olur?"diye konuştu. İktidarın yargıyı çift standartlı kullandığını belirten Arı, konuşmasını adalet çağrısıyla tamamlayarak, "Hiç olmazsa burada bari adil olun, yargıyı doğru kullanın ve bu soygunu gerçekleştirenlere karşı adaleti işletin! Muhalefete geldi mi yargıyı balyoz gibi kullanıyorsunuz, ama vurgunculara gelince 'Yav sen bilirsin, şu parayı gönderiversen iyi olur' diyorsunuz. Öyle bir şey olamaz arkadaşlar. Bu süreç 455 bin mağdurun mağduriyetini daha da artırma kanunudur. Bu yöntemle tek bir kuruş para toplayamazsınız” dedi.



