Saadet Partisi ile DEVA Partisi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği ‘Türkiye Buluşmaları’ programının ikinci durağı Antalya oldu. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa iki partinin genel başkanlarının yanı sıra parti yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Antalya’nın ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarının ele alındığı toplantıda; tarımdan turizme, ekonomiden adalete, sanayiden dış politikaya kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Programda verilen mesajların merkezinde ise ‘üretim ekonomisi, adalet, liyakat ve vatandaşın yönetime yeniden güven duyması’ başlıkları yer aldı.

Babacan: Dinleyen bir yönetime ihtiyaç var

Programda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’nin en temel ihtiyacının vatandaşın sesini duyan, sorunlarını yerinde anlayan bir yönetim anlayışı olduğunu söyledi. Antalya’nın Türkiye açısından özel bir yere sahip olduğunu belirten Babacan, kentin yalnızca turizm rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Babacan, Antalya’nın tarımdan ihracata, turizmden sanayiye kadar çok güçlü bir üretim merkezi olduğunu belirterek, “Antalya Türkiye’nin benzersiz şehirlerinden biri. Ancak sorunları da çok. Bu sorunları çözmenin yolu önce dinlemekten geçiyor. Esnafın derdini, çiftçinin kaygısını, ihracatçının rekabet sorunlarını, gençlerin geleceğe ilişkin endişelerini biliyoruz. Çünkü biz insanları dinliyoruz” dedi. Türkiye’de yönetim ile vatandaş arasında mesafenin açıldığını savunan Babacan, “Bu milletin kendisini dinleyen bir yönetime ihtiyacı var. İnsanların sorunlarını görmeyen, duymayan bir anlayışla ülkenin meseleleri çözülemez” ifadelerini kullandı.

‘Adalet olmadan ekonomi de yatırım da olmaz’

Babacan konuşmasında ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, temelinde güven ve adalet bulunduğunu vurguladı. Ülkede adalet duygusunun zedelendiğini ileri süren Babacan, bunun ekonomik hayata da doğrudan yansıdığını söyledi. “Ülkede herkes adalet arıyor” diyen Babacan, “Geçinemeyen vatandaş, iş bulamayan genç, geleceğinden endişe eden aileler adalet arıyor. Adalet yoksa huzur olmaz. Huzur olmazsa güven olmaz. Güven olmayınca yatırım olmaz. Ekonomik gelişme de mümkün olmaz” diye konuştu. Türkiye’nin güçlü bir hukuk sistemi ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu belirten Babacan, ekonomik kalkınmanın ancak bu zeminde mümkün olabileceğini ifade etti.

‘Kaynak var ancak doğru kullanılmıyor’

Gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çeken Babacan, Türkiye’nin sahip olduğu imkânların toplumun tamamının refahına dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin büyük tarım alanlarına, genç nüfusa ve önemli ekonomik avantajlara sahip olduğunu belirten Babacan, “Mesele bu kaynakların nasıl ve kim için kullanıldığıdır. Bu ülkenin kaynakları var. Ancak bu kaynaklar doğru kullanılmıyor. Bir tarafta çok yüksek servetlere sahip kesimler büyürken, diğer tarafta milyonlarca insan ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Bizim anlayışımızda kaynaklar ayrıcalıklı küçük bir kesim için değil, 86 milyon vatandaşımız için kullanılmalıdır” diye konuştu.

‘Güçlü devlet vatandaşından uzaklaşmaz’

Ali Babacan, NATO Zirvesi öncesinde alınan güvenlik tedbirlerini de eleştirdi. Vatandaşların günlük hayatının olumsuz etkilendiğini savunan Babacan, devlet yönetiminde vatandaş merkezli yaklaşımın esas olması gerektiğini söyleyerek, “Güçlü devlet, kendi vatandaşını ihmal etmeyen devlettir. Güçlü devlet sadece yollar yapmakla değil, vatandaşının onurunu ve yaşam hakkını korumakla olur” ifadelerini kullandı. Geçmişte Antalya’da gerçekleştirilen G20 Zirvesi’ni hatırlatan Babacan, Antalya’nın büyük organizasyonları başarıyla yapabilecek kapasitede olduğunu belirterek, “Antalya bunu başarabilen bir şehir. Ancak sorunları kapatmak için geçici görüntüler oluşturmak yerine kalıcı çözümler üretmek gerekiyor” dedi.

Arıkan: Sorun yönetim anlayışıdır

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise konuşmasında Antalya’nın sahip olduğu potansiyele rağmen hak ettiği noktada olmadığını söyledi. Antalya’nın Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Arıkan, kentin tarım, turizm ve sanayide çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğini belirterek, “Dünyanın en güzel ülkelerinden birinin en bereketli topraklarında bulunuyoruz. Antalya çok büyük bir potansiyele sahip. Ancak sorun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışıdır” diye konuştu. Türkiye’nin yaşadığı sorunların yalnızca dış gelişmelerle açıklanamayacağını belirten Arıkan, çözümün doğru planlama ve üretim odaklı politikalardan geçtiğini söyledi.

‘Çiftçi artık kazancını değil zararını hesaplıyor’

Tarım sektöründeki sorunlara geniş yer ayıran Arıkan, Antalya’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze üretimindeki kritik rolüne dikkat çekti. Kumluca’nın domatesi, Finike’nin portakalı, Elmalı’nın elması, Korkuteli’nin mantarı, Alanya’nın muzu ve Gazipaşa’nın avokadosunun Antalya’nın üretim gücünü gösterdiğini ifade eden Arıkan, üreticinin ağır maliyet baskısı altında olduğunu ifade etti. Arıkan, “Çiftçimiz artık bu yıl ne kadar ürün alacağını değil, sezonu en az zararla nasıl kapatacağını düşünüyor. Bu topraklarda yere düşen bir çekirdek bile yeşerebilirken bugün insanların umudu yeşermekte zorlanıyor” dedi. Ekonomi politikalarını eleştiren Arıkan, tarımsal desteklerle faiz harcamalarını karşılaştırdı. Üretimin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arıkan, çiftçinin desteklenmeden tarımın sürdürülemeyeceğini söyleyerek, “Çiftçiye verilen desteğin çok üzerinde kaynak faiz ödemelerine ayrılıyor. Üretici hasat sonrası borçlarını kapatmak için yeniden kredi kullanmak zorunda kalıyor” dedi. Tarımda maliyetlerin azaltılması gerektiğini belirten Arıkan, mazot, gübre, yem, elektrik ve zirai ilaç gibi temel girdiler üzerindeki yüklerin azaltılması çağrısında bulundu.

EXPO alanı için ‘Tarım Kampüsü’ önerisi

Mahmut Arıkan, Antalya’daki EXPO alanının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Atıl durumda bulunan alanın Türkiye tarımına kazandırılabileceğini belirten Arıkan, buranın büyük bir tarım merkezi haline getirilebileceğini ifade etti. Arıkan, EXPO alanında; tarımsal araştırma merkezleri, tohum geliştirme birimleri, ziraat ve veterinerlik eğitim alanları, ihracat destek merkezleri kurulabileceğini hatırlattı. “Çiftçi Ankara’nın yolunu değil, EXPO’nun yolunu tutmalıdır” diyen Arıkan, üreticiye doğrudan destek sağlayacak bir model önerdi.

‘Rekor var ama gelir vatandaşa yansımıyor’

Antalya’nın milyonlarca turisti ağırladığını ancak bu ekonomik hareketliliğin kentte yaşayan herkese aynı ölçüde yansımadığını belirten Arıkan, turizm gelirlerinin daha adil paylaşılması gerektiğini ifade ederek, “Asıl mesele turist sayısı değil, turizm gelirinin nasıl dağıldığıdır” dedi. Turizm gelirlerinden yalnızca büyük işletmelerin değil; esnafın, taksicinin, pazarcının, çiftçinin ve küçük işletmelerin de faydalanması gerektiğini vurguladı. Antalya sanayisinin de desteklenmesi gerektiğini belirten Arıkan, yüksek maliyetlerin ve finansmana erişim sorunlarının üreticileri zorladığını hatırlattı. Organize Sanayi Bölgesi’nin Antalya ekonomisindeki önemine dikkat çeken Arıkan, yeni üretim alanlarının oluşturulması gerektiğini ifade ederek, “Üreten Türkiye güçlü Türkiye’dir. Sanayiyi, tarımı ve ihracatı büyütmeden kalıcı kalkınma mümkün değildir” dedi.

Gazze ve dış politika açıklaması

İşletmeler ayakta kalma mücadelesi veriyor… Kaleiçi’nde çarklar dönmüyor
İşletmeler ayakta kalma mücadelesi veriyor… Kaleiçi’nde çarklar dönmüyor
İçeriği Görüntüle

Konuşmasında dış politikaya da değinen Arıkan, Gazze konusunda hükümete yönelik eleştirilerde bulundu. Arıkan, Türkiye’nin uluslararası politikada daha bağımsız ve etkin bir duruş sergilemesi gerektiğini söyleyerek, “Güçlü devlet, başkalarının senaryosunda rol alan değil, kendi kararlarını verebilen devlettir” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi ile DEVA Partisi arasındaki iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, bu birlikteliğin yalnızca seçim matematiği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Arıkan, ortak hedeflerinin siyaset anlayışında değişim olduğunu belirterek, “Liyakatin, adaletin ve ortak aklın hâkim olduğu bir yönetim anlayışı oluşturmak istiyoruz” dedi.

Muhabir: Esra ALTUNKES