Türk Dil Kurumu, Ziya Gökalp'in ‘Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak’ adlı eserinin 5 bağımsız Türk devletinin dillerinde tercümesini yayımladı. Buna ilişkin, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda düzenlenen kitap tanıtımına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert, TÜRKSOY Genel Sekreter Vekili Sayit Yusuf, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs, eserlerin editörleri Veli Savaş Yelok, İbrahim Atabey ve davetliler katıldı.

Bakan Ersoy, Ziya Gökalp’in imparatorluktan Cumhuriyet'e geçişte Türk milletine bir kimlik inşası sunup, ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ formülüyle modern Türkiye’nin fikri temellerini attığını söyledi. Ersoy, "Gökalp’in bu eseri, milletimizin kimlik ve karakterinin farklı parçalarına odaklanıp ayrışmaya zemin hazırlayan akımlara karşı, o parçaların hepsine sahip çıkıp, özümüzü korumanın gerekliliğine işaret eden bir uyarıdır. Türkün aklen, bedenen ve ruhen kendi olarak nasıl kalabileceğine, fıtratını nasıl muhafaza edebileceğine dair bir istişare olduğu kadar, Gökalp’in bu arayışa son vereceğini düşünerek ortaya koyduğu cevabıdır" diye konuştu.

'YENİ DÜŞÜNCELERE KAPILAR ARALAYACAKTIR'
Ziya Gökalp'in, 'Türk' adının işaret ettiği coğrafyayı Anadolu ile sınırlandırmadığını vurgulayan Bakan Ersoy, "Bizler de Türk Dil Kurumumuzun ortaya koyduğu vizyon ve büyük bir titizlikle yürüttüğü bu çalışmayla onun kalem ve kelamını, Türkiye’mizin sınırlarından kadim Türkeli’nin 5 burcuna uzanan bir köprü kılmak istedik. İnanıyoruz ki Gökalp bir kez daha ve bu kez Türkçe'nin 5 ayrı lehçesinde Türk milletinin fikir ve duygu dünyasına rehberlik edecektir. Manas’ın torunlarıyla toy kuracak, büyük bozkırın evlatlarına yarenlik yapacaktır. Maveraünnehir’in ruhuna dokunacak, ateş ülkesinin alazını besleyecek ve ata yurdun kutlu rüzgarlarında taze bir nefes olacaktır. Türk Dil Kurumu bu projeyle ‘Türk Kültür Havzası’na çok kıymetli bir tohum ekmiştir. Gökalp’in bir asır önce dergi ve gazetelerde filizlendirdiği düşünceler, bugün 5 bağımsız Türk devletinde kardeşlerimizin zihinlerinde yeniden yankı bulacak ve inşallah yeni düşüncelere kapılar aralayacaktır. Bu çok önemlidir ve gereklidir. Zira, Türk dünyasının fikir köprülerinde kucaklaşması, tartışması, istişarede bulunması bizi yeni ufuklara taşıyacaktır" ifadelerini kullandı.

'DEĞERLERİMİZE SALDIRDILAR'
Türk devletlerini birbirlerine yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir çabalandığını belirten Ersoy, "Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar. Bu değerlere göre yaşamamızı engellemek için zulmettiler. Eğitim adı altında çocuklarımızı asli kimliklerini inkar etmeye şartladılar. Bütün bunların başarıya ulaşması için de bizi hepsinden bir anda koparabilecek en özgün değerimize yani dilimize pranga vurmak istediler. Dolayısıyla gerçek ve kalıcı birliği vücuda getirip çocuklarımıza tam manasıyla bir Türk dünyası emanet etmek istiyorsak bizden almaya çalıştıkları bütün bu değerlere dört elle sarılmalıyız. Bilim insanından edebiyatçısına, devlet adamından sanatçısına, tasavvuf ehlinden fikir adamlarına Türk adı altında filizlenip boy veren binlerce yıllık bilgi ve birikimin mimarlarını da çocuklarımıza öğretmeliyiz. Bu boynumuza borçtur. Bu borcu ödediğimizde, çocuklarımız geçmişiyle kenetlenip geleceğe yürüdüğünde biliniz ki Türk dünyasının birliği ve yarınları teminat altına alınmış olacaktır" dedi.
Ardından, TÜRKSOY ve Türk Tarih ve Kültür Vakfı iş birliğiyle hazırlanan 'Doğumunun 150’nci Yılında Ziya Gökalp Sergisi'nin açılışı gerçekleştirildi. Bakan Ersoy ve beraberindekiler, Ziya Gökalp’in hayatına dair fotoğrafların ve gazetelerin olduğu sergiyi gezdi.




