Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa’da bulunan TOFAŞ fabrikasında düzenlenen Doblo (K9) üretim başlangıç törenine katıldı. Bakan Kacır’a; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabi Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, iş insanı Rahmi Koç, TOFAŞ CEO’su Cengiz Eroldu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Operasyon Direktörü ve Bölge Başkanı Samir Cherfan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve çok sayıda davetli de eşlik etti. Törende konuşan Bakan Kacır, "Rekabetçi üretim kabiliyetine, özgün teknolojiler geliştirme yetkinliğine ve yetişmiş insan kaynağına dayanan sanayileşme, bir ülkenin kalkınmasının teminatıdır" dedi.

'TÜRKİYE'Yİ PEK ÇOK SEKTÖRDE DÜNYANIN ÜRETİM ÜSSÜ HALİNE GETİRDİK'
Dünyada son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve uluslararası ticarette yükselen korumacılıkla birlikte üretim kabiliyetinin ülkelerin stratejik bağımsızlığına güçlü katkı sunup, küresel ekonomideki konumunu belirlediğini belirten Bakan Kacır, "Bu tablo karşısında son dönemde pek çok ülke, sanayi altyapılarını geliştirmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve üretimdeki rekabet avantajlarını korumak için adımlar atmaya başladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tesis ettiğimiz siyasi ve ekonomik istikrarla, planlı sanayileşme modelimizle, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızla ve nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımlarla ülkemizi küresel ekonomideki fırtınalara kuvvetli şekilde hazırladık. İmalat sanayisinde katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardık, dünyadaki payımızı ikiye katladık. Türkiye’yi pek çok sektörde Avrupa’nın ve dünyanın üretim üssü haline getirdik" diye konuştu.

‘İHRACATIMIZI 283 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİK’
Dünyanın farklı bölgelerindeki ihracat potansiyelinin yükseldiğini söyleyen Bakan Kacır, "Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya dünyanın dört bir yanında kurduğumuz yeni ticaret köprüleri ve çeşitlendirdiğimiz ihracat pazarlarıyla, 2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı 283 milyar dolara yükselttik. Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı odağımıza aldığımız daha müreffeh ve daha güçlü Türkiye yolculuğumuzda kuşkusuz otomotiv sanayimizin müstesna bir yeri var. Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor. Emekçilerimizin ve Türkiye’ye inanan, güvenen girişimcilerimizin ortak azmi ve gayretiyle sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor" dedi.

'23 YILDA 3 BİN 857 YATIRIMI TEŞVİKLERİMİZLE DESTEKLEDİK'
Otomotiv sektörüne ilişkin de konuşan Bakan Kacır, "Türk otomotiv sanayimizin geçtiğimiz yıl 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bir önceki yılın rekorunu tazelemesi, bu ortak çabanın ve elde ettiğimiz başarının en somut göstergelerinden biridir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün üretim kapasitesini artıracak, teknoloji geliştirme kabiliyetini destekleyecek uygulamaları hayata geçiriyoruz. Nitekim son 23 yılda otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,6 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 857 projesini yatırım teşviklerimizle destekledik. Milli Teknoloji Hamlemiz için kıymetli gördüğümüz çalışmalara uygun koşullarda finansman sağlayan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımıza, otomotiv sektörü oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen toplam 61,6 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 7 projeyi dahil ettik. HIT-30 Programımızın elektrikli araç ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek yatırımlara toplam 9,5 milyar dolarlık destek sunuyoruz. Yenilikçi teknoloji çözümlerinin ülkemizde geliştirilmesi için 202 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 140 firmanın otomotiv alanındaki projelerini destekledik" diye konuştu.

'YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARINI ARALIYOR'
TÜBİTAK eliyle otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 278 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 439 bilim insanı ve gence son 23 yılda toplam 33,82 milyar lira kaynak sağlandığını belirten Bakan kaçır, "İşte bugün de ülkemiz otomotiv sanayisinin yükseliş ivmesini destekleyecek önemli bir yatırım vesilesiyle, 55 yıldır ülkemize üretimle, istihdamla ve ihracatla değer katan TOFAŞ tesislerindeyiz. Bu tesisler, ilklerin ve Türk otomotiv sanayisinin önemli kilometre taşlarının adresi olageldi. 1971’de üretime başlanan efsanevi Murat 124 modeli, Türkiye’de sac karoserli modern otomobil üretiminin miladı oldu, geniş kitlelerin otomobile erişiminin önünü açtı. 2 milyonu aşan üretim ve 1,5 milyona yakın ihracatla 2000’li yılların başarı hikayesinde büyük payı olan Fiat Doblo’nun 2010 yılında üretimine başlanan ve 12 yıl boyunca üretimde kalan ikinci neslinde, TOFAŞ mühendislerinin emekleri ve TÜBİTAK’ın da destekleriyle mühendislik geliştirme süreçleri tamamen TOFAŞ Ar-Ge Merkezi'ne devredildi. Bu da otomotiv sanayimiz için büyük bir kazanım oldu. 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 Projesi, TOFAŞ’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor" dedi.

'TÜRKİYE RAKİP DEĞİL, STRATEJİK BİR PAYDAŞ OLARAK GÖRÜLMELİ'
Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarıyla yatırımcılara engelsiz erişim imkanı sunulduğuna dikkat çeken Kacır, "Türkiye, köklü sanayi birikimi, güçlü tedarik ekosistemi, gelişmiş lojistik altyapısı ve geniş pazarlara erişim imkanıyla otomotiv ve mobilite yatırımları için doğru adrestir. Bakınız, üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve imzaladığımız serbest ticaret anlaşmalarıyla yatırımcılara 1 milyarlık nüfusa engelsiz erişim imkanı sunuyoruz. 86 milyonluk nüfusumuzla geniş bir iç pazara sahibiz. Son 23 yılda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ülkemizi, pek çok gelişmiş ülkede dahi benzerine rastlanmayan modern ve kapsamlı bir ulaştırma ağıyla buluşturduk. Avrupa Birliği’nin sanayide rekabet gücünü artırmak, stratejik bağımlılıklarını azaltmak ve tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmek amacıyla atacağı adımlarda Türkiye’yi rakip değil, stratejik bir paydaş olarak görmesi ve ülkemizin üretim gücünden daha fazla istifade etmesi, Avrupa’nın kendi menfaatleri açısından en doğru tercih olacaktır. Avrupa sanayisiyle her geçen yıl derinleşen üretim ve ticaret ilişkilerimiz, bugün ülkelerimizin ekonomik geleceğini birbirine bağlayan stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür" diye konuştu.

'TÜRKİYE'NİN FIRSAT VE İMKANLARINI ÇOĞALTACAĞIZ'
Avrupa’nın küresel rakipleriyle yarışta, inovasyonu hızlandırması ve verimliliği yükseltmesi gerektiğini söyleyen Bakar Kacır "Bunun yolu, Türkiye ile entegrasyonu güçlendirmekten geçer. Bunun yolu, Avrupa’dan yaklaşık 10 yaş daha genç olan Türkiye’nin nitelikli insan kaynağından etkin şekilde yararlanmaktan geçer. Biz bu gerçeği her fırsatta Avrupalı muhataplarımızla paylaşıyor, Avrupa’nın rekabet gücünü artıracak yolun Türkiye ile köklü sanayi, teknoloji ve ticaret ortaklığını daha da derinleştirmekten geçtiğini vurguluyoruz. Umuyoruz ki Avrupalı dostlarımız da Türkiye ile iş birliğinin sunduğu stratejik fırsatları ve uzun vadeli ortak menfaatlerimizi esas alan bir anlayışla hareket edecektir. Biz her durumda Türkiye’de yatırım yapan, istihdam sağlayan, üreten ve ihracat gerçekleştiren müteşebbislerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Sanayicilerimizi asla yalnız bırakmayacağız.

Türkiye’nin önündeki imkan ve fırsatları mutlaka çoğaltacağız. Büyüyen pazarlarda yeni ihracat ağları oluşturacağız. Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Kuzey Marmara demir yolu bağlantılarıyla lojistik avantajlarımızı, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımlarıyla enerjideki fırsatları en iyi şekilde değerlendireceğiz. 23 yılda 17 misline çıkardığımız Ar-Ge harcamalarımızı daha da artıracağız. Elektrikli araçlar, sürücüsüz araçlar ve paylaşım ekonomisi devrimlerine Türk otomotiv sanayisini hazırlamaya devam edeceğiz. Geleneksel bileşenlerin katma değerdeki payı azalırken; otonom ve elektrikli araç bileşenleri, yapay zeka, veri bağlantı hizmetleri ile yazılım gibi unsurların paylarının artmakta olduğunun bilinciyle sektörümüzün katma değerini yükseltecek yatırımlara güçlü destek ve teşvikler sunacağız. Yeşil dönüşümü hızlandıracak, araç filomuzun yaşını gençleştirirken emisyonları azaltacağız. Alacağımız tedbirlerle üretimimizi ve filomuzu daha da büyütecek, pazarımızın yılda 2 milyonu aşmasını sağlayacağız" dedi.



