Büro Emekçileri Sendikası (BES) Genel Merkezi, KYK yurtlarında arka arkaya yaşanan ölümlerin ardından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, barınma ve güvenlik alanında yıllardır çözülemeyen sorunların artık "şüpheli ölümler ve intiharlar" boyutuna ulaştığı vurgulandı. Ülkenin yoğun siyasi gündemi içerisinde gençlerin sesinin kısılmaya çalışıldığına dikkat çeken sendika, bu trajik olayların münferit değil, sistematik ihmallerin bir sonucu olduğunun altını çizdi. Sendika, yaşananların "olağanlaşmasına izin vermeyeceklerini" belirterek acil çözüm çağrısında bulundu.
İşte olayların kronolojisi
Sendika, üç gün içerisinde yaşanan acı olayları kronolojik olarak şu şekilde raporladı: 4 Haziran’da Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğrencisi Zehra Kaçar, kaldığı yurdun altıncı katından düşerek yaşamını yitirdi. Ardından 6 Haziran’da Kırklareli’nde, mezuniyet töreninin hemen sonrasında Halil İbrahim Gökşen kendi yaşamına son verdi. Son olarak 7 Haziran’da İzmir’de Ege Üniversitesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır, yurdundaki odasında ölü bulundu. Sendika, özellikle Zehra Kaçar ve Zeynep Dicle Çalışır’ın ölümlerine ilişkin resmi makamların şeffaf bir açıklama yapmadığını belirterek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiği vurgusunu yaptı. BES, gençlerin ekonomik kriz, işsizlik ve geleceksizlik baskısı altında ağır bir psikolojik yük taşıdığını belirtti. Bakanlığın bu krizi yönetmek yerine yanlış tercihlerde bulunduğunu savunan sendika, verileri paylaştı: Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde görev yapan psikolog sayısı sadece 452 iken, manevi danışman sayısı 1208’e ulaşmış durumda. BES, bilimsel ve mesleki destek mekanizmaları güçlendirilmeden, sadece manevi danışmanlık uygulamalarıyla gençlerin yaşadığı ağır depresyon ve kaygı bozukluklarının çözülemeyeceğini ifade etti.
İntihar ve şüpheli ölümler
Açıklamada, yurtlardaki sorunlardan en ağır etkilenen grubun genç kadınlar olduğuna dikkat çekildi. Yurtlardaki güvenlik eksiklikleri ve taciz risklerinin kadınların bağımsız yaşam kurma çabalarını engellediğini belirten sendika, iktidarın ‘aileci’ politikalarının genç kadınları kamusal alandan uzaklaştırarak şiddete açık hale getirdiğini savundu. Ayrıca, kalabalık odalar, hijyen yetersizliği ve temel hizmetlere erişim problemleriyle mücadele eden gençlerin, barınma hakkının kamusal bir hak olmaktan çıkarılmasının bedelini ödediği kaydedildi. Büro Emekçileri Sendikası, öğrencilerin barınma, güvenlik ve profesyonel psikolojik destek ihtiyaçlarının acilen karşılanması çağrısında bulundu. "KYK yurtlarında intiharların, şüpheli ölümlerin ve ihmallerin olağanlaşmasına izin vermeyeceğiz" diyen sendika; yurtlarda tam zamanlı psikolog ve sosyal hizmet uzmanı istihdam edilmesini, ihmali bulunan tüm sorumlular hakkında gecikmeksizin idari ve adli işlem başlatılmasını talep etti.




