Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, kısa sürede deforme olan ayakkabılara karşı vatandaşları uyardı. Gündüz, ayıplı ürünlerde tüketicinin değişim, ücretsiz onarım veya bedel iadesi gibi yasal hakları bulunduğunu belirterek alışveriş belgelerinin saklanması gerektiğine dikkat çekti.
Ayakkabı alırken ödenen para ile ürünün kullanım ömrü arasındaki fark, tüketicilerin karşılaştığı sorunlar arasında yer alıyor. Kısa sürede tabanı açılan, dikişleri sökülen veya üst yüzeyi dağılan ayakkabılar vatandaşları mağdur ederken, tüketicilerin bu durumda nasıl bir yol izlemesi gerektiği de merak konusu oluyor. Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, ayakkabıda üretim veya malzeme kaynaklı bir kusur bulunması durumunda tüketicilerin yasal haklarını kullanabileceğini belirtti.

Her yıpranma kullanıcı hatası değil
Ayakkabının kısa sürede deforme olmasının tek başına üretim hatasını kanıtlamadığını belirten Gündüz, ürünün kullanım koşulları, satın alma tarihi ve ortaya çıkan hasarın niteliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Normal kullanım sırasında tabanın açılması, dikişlerin sökülmesi veya malzemenin beklenenden erken parçalanması gibi durumlarda tüketicinin ürünün ayıplı olup olmadığını sorgulaması gerektiğini kaydetti. Gündüz, tüketicilerin karşılaştıkları sorunu belgelemelerinin önem taşıdığını vurgulayarak ayakkabının fotoğraflarının çekilmesini, fatura veya fişin saklanmasını ve satıcıya yapılan başvuruların kayıt altına alınmasını önerdi.
Tüketicinin dört temel hakkı var
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, ayakkabının ayıplı olduğunun belirlenmesi hâlinde tüketici, koşullara göre şu seçimlik haklardan yararlanabiliyor: Satılan ürünü geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme ve bedel iadesi isteme. Ayıp oranında satış bedelinde indirim talep etme. Aşırı bir masraf gerektirmediği durumlarda ücretsiz onarım isteme. İmkân varsa ürünün ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etme. Gündüz, tüketicinin bu haklardan birini seçebileceğini belirterek satıcının yasal yükümlülüklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Satıcı kabul etmezse ne yapılmalı?
Ayakkabıda sorun yaşanması durumunda öncelikle satıcıya başvurulması, talebin ve ürünün durumunun yazılı olarak kayıt altına alınması gerekiyor. Satıcının başvuruyu kabul etmemesi hâlinde tüketiciler, uyuşmazlığın niteliğine ve parasal sınırına göre Tüketici Hakem Heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabiliyor. Hakem heyetine başvurular e-Devlet üzerinden de yapılabiliyor. Gündüz, tüketicilerin yalnızca sözlü görüşmeyle yetinmemesi gerektiğini belirterek, “Üründe kısa sürede ortaya çıkan bir sorun varsa tüketici bunu belgelemeli ve hakkını aramalı. Fişin veya faturanın saklanması, fotoğrafların çekilmesi ve başvurunun yazılı yapılması süreci kolaylaştırır” değerlendirmesinde bulundu. Ayakkabı satın alırken ürünün kullanım amacına uygun seçilmesi, satış belgesinin saklanması ve sorun ortaya çıktığında gecikmeden satıcıya başvurulması önem taşıyor. Tüketicilerin her deformasyonu otomatik olarak üretim hatası kabul etmemesi, ancak açık bir kusurla karşılaştıklarında da haklarından vazgeçmemesi gerekiyor. Neşet Gündüz, tüketicilerin mağduriyet yaşamamaları için alışveriş belgelerini saklamaları ve ayıplı ürün karşısında yasal başvuru yollarını kullanmaları gerektiğini kaydetti.




