Raporda, 'Çocuklara Yönelik Şiddetin Önlenmesi İçin Ulusal Strateji ve Eylem Planı' hazırlanması, çocukların korunması ve istismarın önlenmesi amacıyla, ilgili kurumlar arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlayacak, yasal düzenlemelerle desteklenmiş, izleme ve değerlendirme süreçlerini yürütebilecek yeni ve yetkin bir kurumsal yapı, bir bakanlık ya da Cumhurbaşkanlığına bağlı bir birim oluşturulması gerektiği önerildi.

Çocukların Her Türlü Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunarak Akıl, Ruh ve Beden Sağlıklarının Gelişimi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu tarafından hazırlanıp, Komisyon Başkanı Cengiz Aydoğdu tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan raporun detayları ortaya çıktı. Raporun sunuş bölümünde değerlendirmelerde bulunan Komisyon Başkanı Aydoğdu, "Raporumuzda; çocukların akıl, ruh ve beden sağlıklarının gelişmesi için alınabilecek tedbirlerin yanı sıra çocukların ihmal, istismar ve şiddete karşı korunması için alınabilecek önlemler tespit edilerek değerlendirilmiştir. Bu alanlarda çocuk koruma mekanizmalarındaki eksiklikler ve bu eksikliklere getirilen iyileştirme önerileri, çocuk koruma alanında toplumsal farkındalığı artıracak hususlar var. Ayrıca çocuk alanında görev yapan idari ve adli kurumlarda tespit edilen sorunlar, geliştirilmesi gereken hususlar belirlenerek alınabilecek uygulanabilir tedbirler ile yasal düzenlemelerde yapılabilecek değişiklik önerileri raporda sıralanmıştır. Komisyon raporumuzda yer alan tespit, öneri ve tedbirlerimizin dikkate alınarak devam eden süreçte çocuğa karşı her türlü ihmal, istismar ve şiddet olaylarının azalarak sona ermesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'CUMHURBAŞKANLIĞI'NA BAĞLI BİRİM OLUŞTURULMALI'

Geleneksel medya ile dijital medyada çocuklara ilişkin risk ve tehditlere yer verilen raporun öneriler kısmında, "Çocuklara Yönelik Şiddetin Önlenmesi İçin Ulusal Strateji ve Eylem Planı' hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. İyi yönetişim anlayışının güçlendirilmesi, çocukların korunmasında ve istismarın önlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Çocuk ihmal ve istismarıyla mücadelede yürütülen çalışmalar düzenli olarak izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bunun için çocukların korunmasına yönelik etkin bir yönetim yapısı oluşturulmalı, ilgili kurumların iş birliği ve koordinasyonu sağlanmalıdır. Bu amaçla gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı ve yeni bir kurumsal yapı ihdas edilmelidir. Çocukların korunması ve istismarın önlenmesi amacıyla, ilgili kurumlar arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlayacak, yasal düzenlemelerle desteklenmiş, izleme ve değerlendirme süreçlerini yürütebilecek yeni ve yetkin bir kurumsal yapı, bir bakanlık ya da Cumhurbaşkanlığına bağlı bir birim oluşturulmalıdır" denildi.

'ÇOCUKLARA ÖZEL YAYIN YAPAN İNTERNET SİTESİ KURULMALI'

Raporda, çocuk ihmali ve istismarı konusunda toplumu bilinçlendirmeye yönelik politikaların hayata geçirilmesini ve kamuoyunun çocuk koruma faaliyetlerine katılımını teşvik edecek halk eğitimi kampanyalarının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanarak, "Bu doğrultuda, çocukların sağlıklı gelişimi, haklarının korunması ve aile içi şiddet ile ihmalin ve istismarın önlenmesine yönelik medya, kamu ve özel sektör iş birliği ile kapsamlı eğitim programları ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmelidir. Çocuklara özel yayın yapan içerikler ve gelişimlerine uygun kaynaklara link sağlayan dijital bir yapı, ebeveynlerin de çocuklarının ihtiyaç duyduğu bilgilere hızlı bir şekilde ulaşmalarını mümkün kılacağından konuyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının oluşturdukları içeriklere ve internet sitelerine erişim olanağı tanıyan ortak bir internet sitesi (cocuk.gov.tr gibi) kurulmalıdır. Mevcut uygulamalar ve içerikler ise (kamu spotu vs.) bilinirliğinin ve erişilebilirliğinin artırılması için sosyal medya platformları dahil tüm mekanizmalar kullanılmalıdır."

'ÇOCUK KORUMA ALANINDAKİ PERSONELE EĞİTİM ARTIRILMALI'

Raporda, çocuk koruma alanında hizmet sunan personellere eğitim verilmesi gerektiği belirtilerek, "Çocuklarla ve ailelerle çalışacak olan meslek adaylarının yetkinliklerinin artırılması amacıyla; her meslek adayına yönelik eğitimler artırılmalıdır. Özellikle tıp, sosyal hizmetler, eğitim, psikoloji, hukuk, iletişim, medya ve sağlık gibi alanlarda çocuk ihmali ve istismarının önlenmesi ile farkındalığın artırılması konularını içeren zorunlu bir ders müfredata eklenmelidir. Tüm eğitim kademelerinde çocuk ve çocukluk konusunu merkeze alan, içeriği eğitim kademesine ve bölümlere göre özelleştirilecek şekilde oluşturulan zorunlu derslerin müfredatta yer alması sağlanmalıdır" denildi.

'İHBAR MEKANİZMALARININ ETKİNLİĞİ ARTIRILMALI'

Bahçeli: Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır
Bahçeli: Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır
İçeriği Görüntüle

Çocukların maruz kaldıkları ihmal ve istismarı bildirecekleri başvuru mekanizmalarının çocuğun üstün yararı gözetilerek erişilebilir, anlaşılır ve güvenilir şekilde yapılandırılması; çocukların başvuru yapma eğilimlerini artıracak farkındalık faaliyetlerinin yürütülmesi; başvuru süreçlerinin etkin hale getirilmesi ve her bir başvurunun sonucuna ilişkin düzenli raporlamaların sağlanması ve ihbar mekanizmalarının etkinliğinin artırılması gerektiği kaydedildi. Raporda, "Çocukların şikayet mekanizmalarına güven duymalarını sağlamak ve bu mekanizmaları kullanmalarını teşvik etmek amacıyla kamu spotları hazırlanmalıdır. Okul terkinin önlenmesi için kamu kurumları, belediyeler ve muhtarlıklar iş birliği içinde çalışarak, risk altındaki çocukların tespit edilmesini ve korunmasını sağlayacak projeler geliştirmeli, erken müdahale programları oluşturmalı ve bu programlara dair toplumsal farkındalık artırılmalıdır. Kadın ve çocuk hizmetleri mobil uygulamalar vasıtasıyla hızlandırılmalı ve kırsal alanlara erişim için altyapı çalışmaları oluşturulmalıdır" ifadeleri kullanıldı.

'OKULLARDA ZORBALIKLA MÜCADELE POLİTİKALARI OLUŞTURULMALI'

Raporda, eğitim ve sosyal alanlarda 'akran zorbalığına karşı sıfır tolerans' anlayışının temel ilke haline getirilmesi gerektiği belirtilerek, "Eğitimciler, ebeveynler ve diğer ilgililer, zorbalığı önlemeye yönelik çalışmalar konusunda bilinçlendirilmeli. Çocukların bağımlılık yapıcı maddelerle temaslarının önüne geçilmesi için tedarik yollarının denetlenmesi, kontrol altına alınması, Çocuk Ergen Arındırma Merkezlerinin sayısı artırılmalı, güçlendirilmeli. Alo 183 Şiddetle Mücadele Hattı’nın çocuklara özgü ihtiyaçları karşılayacak şekilde güçlendirilmesi gerekmektedir. Ülke genelindeki bütün acil çağrıların ilk muhatabı olan 112 Acil Çağrı Merkezi, çocukların herhangi bir ihmal ve istismarla ya da psikososyal destek gerektiren durumla karşılaştıklarında, gerekli yönlendirmenin hızlı ve etkili bir şekilde yapılabileceği şekilde kapasitesinin artırılması sağlanmalıdır. Okullarda zorbalıkla mücadele politikaları oluşturulmalı, zorbalık olaylarının gizlenmesini önleyici mekanizmalar kurulmalı ve zorbalık eğiliminde olan çocuklara yönelik psikososyal destek hizmetleri sunulmalıdır. Çocukların üstün yararı ve korunma hakkı gözetilerek okul gidiş-geliş koşulları bilhassa ulaşım şartları açısından titizlikle düzenlenmelidir" denildi.

'TİHEK'TE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU KURULSUN'

Raporda, başta cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar olmak üzere mağdur çocukların dahil olduğu tüm yargılamaların; çocuğun üstün yararı gereği zorunlu olarak kapalı gerçekleştirilmesine yönelik yasal düzenleme yapılması gerektiği belirtildi. Raporda, "Bakanlıkların görev alanlarına bağlı olarak birbirinden bağımsız şekilde hizmet sunmaları, çocuklara yönelik ihmal ve istismara kapsamlı bir şekilde müdahale etmeyi zorlaştırabilmekte ve çocuk koruma hizmetlerin sunumunda ve niteliğinde farklılıklara yol açabilmektedir. Çocuk koruma hizmetlerine eşit erişimin sağlanması, ulusal düzeyde standartların oluşturulması ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi amacıyla; ilgili kamu kurumları arasında güçlü bir koordinasyon kurulmalıdır. Çocukların şikayetlerinin daha etkin bir şekilde ele alınması adına Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun (TİHEK) kapasiteleri artırılmalıdır. Bununla birlikte, TİHEK bünyesinde, çocuk haklarının korunmasına yönelik daha görünür, anlaşılır ve uzmanlaşmış bir yapılanmanın oluşturulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda, çocuk haklarına özgü, bağımsız ve doğrudan ihtisaslaşmış bir çocuk hakları komisyonu kurulmalıdır" ifadelerine yer verildi.

'ULUSAL ÇEVRİM İÇİ EYLEM PLANI HAZIRLANMALI'

Geleneksel ve dijital yayın platformlarının sayı ve içerik hacmi nedeniyle denetlenmesinin zor olduğu aktarılan raporda, RTÜK ve BTK'nın üniversiteler ile TÜBİTAK arasında iş birliği sağlayarak yapay zeka destekli denetimli sistemlerin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Raporda şöyle devam edildi:

"Çocukların başta şiddet, cinsel ve duygusal istismar içerikli görüntülerden etkili şekilde korunmaları, RTÜK denetimlerinde önceliklendirilmelidir. Çocuğu konu alan haber, gündüz kuşağı programları, diziler gibi yayınların sunumuna yönelik olarak medyada çocuk haklarının korunması ve yayın içeriklerinde çocuğun üstün yararının gözetilmesi kapsamında sektöre rehberlik edecek kapsamlı bir etik kılavuz hazırlanmalıdır. Çocukların çevrim içi güvenliğini sistemli, kapsamlı ve etkin bir şekilde sağlamak amacıyla, 'Çocukların Korunmasına Yönelik Ulusal Çevrim İçi Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı' hazırlanmalıdır."

'SOSYAL MEDYA FENOMENLERİNE ETİK KURALLAR BELİRLENMELİ'

Sosyal medya platformu kullanımının çocuklar için sınırlandırılmasının, dijital ihmal ve istismarın önlenmesi açısından büyük önem taşıdığı belirtilerek, "Bu nedenle, çocukların sağlıklı gelişimlerini desteklemek ve haklarını korumak amacıyla sosyal medya platformlarının kullanımına yönelik yaş ve gelişim düzeylerine uygun sınırlamalar getirilmelidir. İnternet servis sağlayıcıları ve dijital platformlar, çocukların yaşlarına uygun içerik filtreleme sistemleri geliştirmelilerdir. Bu sistemler; şiddet, cinsel istismar ve zararlı içeriklerin çocuklara ulaşmasını engellemelidir. Sosyal medya fenomenleri ve içerik üreticilerine yönelik etik kurallar belirlenmeli ve gerekli denetimler yapılmalıdır. Çocukların zararlı içeriklere erişimini engellemek amacıyla yaş doğrulama, içerik sınıflandırma ve otomatik filtreleme sistemleri ile ebeveyn kontrol mekanizmalarının kullanımı teşvik edilmelidir. Çocukların cep telefonu kullanımında zararlı içeriklerden korunmasını sağlamak amacıyla, güvenlik ayarlarının ve çocuk koruma paketlerinin kolay aktive edilebilen standart bir özellik olarak cihazlara entegre edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, telefon üreticilerine, kullanıcılar tarafından kolaylıkla etkinleştirilebilecek çocuk koruma sistemlerinin cihazlara önceden yüklenmesi yönünde bir yükümlülük getirilmelidir. TBMM bünyesinde daimi bir 'Çocuk Hakları Komisyonu' kurulmalıdır." Raporda ayrıca mevzuat değişiklikleri ile ilgili tavsiyelerde bulunuldu.

Kaynak: DHA