Antalya Haberleri

Demokrasi ve adalet yürüyüşü

Antalya Barosu, kuruluşunun 100’üncü yılı kapsamında düzenlediği meşaleli ‘Bir Asrın Yürüyüşü Fener Alayı’ ile hem mesleki dayanışma mesajı verdi hem de hukukun üstünlüğü, savunma hakkı ve adalet mücadelesine dikkat çekti.

Abone Ol

Antalya Barosu’nun kuruluşunun 100’üncü yılı dolayısıyla düzenlediği ‘Bir Asrın Yürüyüşü Fener Alayı’, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Antalya Müzesi önünde başlayan meşaleli yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Ellerinde meşaleler ve Türk bayrakları taşıyan avukatlar, yürüyüş boyunca hukuk, demokrasi ve adalet vurgusu yaptı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programda basın açıklamasını Antalya Barosu adına Avukat Ali Çağdaş Bozaner okudu. Bozaner, Antalya Barosu’nun yalnızca bir meslek örgütü olmadığını belirterek, yüz yıllık süreçte hukukun, demokrasinin ve Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olduklarını söyledi.

‘Sadece bir kutlama değil’

Konuşmasında yüzüncü yıl yürüyüşünün taşıdığı anlamı anlatan Bozaner, “Bugün burada sadece bir takvim yaprağının değişmesini, sadece bir kurumun yaş almasını kutlamıyoruz. Bugün burada, taşıdığımız bu fenerlerin ışığında bir asırlık onurlu mücadelenin, direniş tarihinin ve hiç sönmeyen adalet arayışının muhasebesini yapıyoruz” dedi. Cumhuriyet’in kuruluş sürecine vurgu yapan Bozaner, hukuk ve avukatlık mesleğinin genç Cumhuriyet’in temel yapı taşlarından biri olduğunu belirtti. Türkiye’de avukatlık mesleğinin Cumhuriyet iradesiyle güç kazandığını ifade eden Bozaner, bu nedenle tüm hukukçuların Cumhuriyet’e karşı ayrı bir sorumluluğu bulunduğunu kaydetti.

‘Baro kentin vicdanı oldu’

Antalya Barosu’nun 1926 yılında kurucu başkan Avukat Kazım Azamet ve bir grup idealist hukukçunun öncülüğünde kurulduğunu hatırlatan Bozaner, baronun geçen yüz yıl boyunca yalnızca mesleki faaliyetlerle sınırlı kalmadığını dile gtirerek, “Antalya Barosu, 1926’dan bugüne yalnızca bir meslek örgütü olmadı. Bu kentin vicdanı, ülkenin hukuk kalesi ve demokrasinin tavizsiz savunucusu oldu. Tarihin en karanlık dönemlerinde de en umutlu günlerinde de Antalya Barosu’nun mücadelesi hep vardı” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de değinen Bozaner, Antalya Barosu’nun 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde baskılara karşı mücadele verdiğini söyledi. O dönemlerde avukatların baskı, işkence ve gözaltılarla susturulmak istendiğini belirten Bozaner, savunma hakkını korumak için büyük bedeller ödendiğini anlattı.

Meydanda toplu fotoğraf

Bozaner, “Bizim tarihimiz sadece tozlu dosyalardan ibaret değildir. Bizim tarihimiz, bedel ödeyenlerin, eğilmeyenlerin ve karanlığın en zor anlarında bile adalet için mücadele edenlerin tarihidir” dedi. Açıklamada Sivas Katliamı’ndan Uğur Mumcu suikastine, faili meçhul cinayetlerden Gezi olaylarına, Soma ve Ermenek maden facialarından Çorlu tren kazasına kadar birçok toplumsal olay ve hak ihlaline değinildi. Antalya Barosu’nun tüm bu süreçlerde mağdur ve adalet arayan kesimlerin yanında olduğunu belirten Bozaner, 6 Şubat depremleri ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına karşı da sessiz kalmadıklarını ifade etti. Bozaner ayrıca Gülistan Doku, Rabia Naz Vatan ve Nadira Kadirova dosyalarına dikkat çekerek, “Adaletsizlik neredeyse biz yüz yıldır tam olarak oradaydık” diye konuştu. Konuşmasının son bölümünde avukatların yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Bozaner, CMK sisteminin yıllardır çözüm beklediğini ve savunma emeğinin değersizleştirildiğini söyledi. Bozaner, “Avukatın sesi kesilirse yurttaşın nefesi kesilir. Çünkü adalet; iddia, savunma ve karar sacayağı üzerinde yükselir. Yetkililerin artık acilen adım atmasını istiyoruz” dedi. Meşaleli yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’nda çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.