Dünyanın dört bir yanından temsilcilerin iklim değişikliği, çevre ve geleceği konuşmak üzere Antalya’da bir araya geleceğini hatırlatan Kira-Der Başkanı Cengiz Kul, doğanın korunmasına ve sürdürülebilir bir dünyaya karşı olmadıklarını vurgulayarak, "Bizler doğanın korunmasına, temiz çevreye, sürdürülebilir enerjiye ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılmasına karşı değiliz. Aksine, bunların insanlığın ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yaşanılan ekonomik kriz ve tırmanan enflasyon ortamında hayati soruların sorulması gerektiğinin altını çizen Kul, Antalya’nın uluslararası arenada tanıtımı yapılırken yerel halkın yaşadığı ekonomik çıkmazın görmezden gelinemeyeceğini belirtti.
‘Geçim sıkıntısı niye konuşulmuyor’
Başkan Cengiz Kul, Antalya genelinde kira fiyatlarının kontrolden çıktığını, dar gelirli vatandaşların faturalarını ödemekte büyük zorluk yaşadığını ifade ederek, “Antalya'nın tanıtımı yapılırken Antalyalının geçim sıkıntısı neden yeterince konuşulmuyor? Kiralar aldı başını gidiyor. Dar gelirli vatandaş faturalarını ödemekte zorlanıyor. Emekliler, asgari ücretliler ve çocuklu aileler ay sonunu getirebilmek için büyük bir mücadele veriyor. Peki COP31'in ekonomik kazanımları kimin cebine girecek? Organizasyonun toplam maliyeti ne kadar olacak? Kamu kaynaklarının ne kadarı bu organizasyon için kullanılacak? Antalya'da kira ve yaşam maliyetlerindeki fahiş artışa karşı hangi acil önlemler alınacak? Küçük esnaf ve yerel halk bu organizasyondan nasıl ve ne ölçüde yararlanacak? Çevreyi koruma politikaları, zaten ezilmiş olan dar gelirli vatandaşın üzerine yeni ekonomik yükler getirecek mi? diye sordu.
‘Sosyal adaleti de kapsamalıdır’
Taleplerinin çok net ve açık olduğunu belirten Cengiz Kul, "Doğayı korurken insanı unutmayın!" çağrısında bulundu. İklim adaletinin yalnızca karbon salımını azaltmaktan ibaret olmadığını söyleyen Kul,” İklim adaleti; barınma hakkını, sağlıklı çevrede yaşama hakkını, insanca geçinme hakkını ve sosyal adaleti de kapsamalıdır. Antalya yalnızca uluslararası toplantılara ev sahipliği yapan bir turizm vitrini değil, burada yaşayan milyonların evidir” diye konuştu. COP31 gibi büyük organizasyonların başarısının yalnızca kaç liderin katıldığıyla ölçülemeyeceğini, halkın günlük yaşamına ne kattığının esas alınması gerektiğini vurgulayan Kul, kamu kaynaklarının şeffaf kullanılmasını, elde edilen ekonomik kazanımların halka yansıtılmasını ve dar gelirli vatandaşların ivedilikle korunmasını talep etti.




