İpek Yolu güzergahında yer alan ve Ermenistan, Nahçıvan ile İran sınırına komşu olan Tuzluca ilçesi, Türkiye’nin en zengin kaya tuzu yataklarından birine ev sahipliği yapıyor. Yıllardır süren madencilik faaliyetleriyle şekillenen mağaralar, bugün modern ışıklandırmaları ve yürüyüş yollarıyla adeta büyüleyici bir ‘Tuz Terapi ve Sanat Merkezi’ne dönüştürülmüş durumda. Mağaranın kapısından içeri adım atıldığında dışarıdaki hava ne olursa olsun ziyaretçileri sabit ve serin bir atmosfer karşılıyor. Metrelerce yükseklikteki tuz sütunları, duvarlardaki beyaz kristal dokular ve ışık oyunlarıyla renklendirilen devasa galeriler, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunuyor.

Nefes açan şifa kaynağı

'Carmina Burana' sanatseverle buluşmaya hazırlanıyor
'Carmina Burana' sanatseverle buluşmaya hazırlanıyor
İçeriği Görüntüle

Tuzluca Tuz Mağarası sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda önemli bir sağlık turizmi merkezi olarak da öne çıkıyor. Mağara içerisindeki yüksek negatif iyon oranı ve mikro klima ortamı; astım, bronşit, KOAH ve alerjik rahatsızlığı olan ziyaretçilere doğal bir rahatlama sağlıyor.

Ziyaretçiler, içeri girdiği ilk andan itibaren havanın temizliğini ve ferahlığını hissediyor. Burası adeta akciğerleri tazeleyen doğal bir oksijen deposu.

Gezginler için pratik notlar

Iğdır şehir merkezine yaklaşık 40 km uzaklıkta bulunan mağaralara, özel araçla veya ilçeye çalışan toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşılabiliyor. Mağara içi sıcaklık yaz-kış ortalama 10-15°C civarında. Bu nedenle mevsim ne olursa olsun ziyaretçilerin yanlarına hafif bir hırka veya ceket alması öneriliyor.

Işıklandırılmış dev galeriler ve devasa tuz sütunları, gezi boyunca harika kadrajlar yakalamaya olanak tanıyor. Iğdır’ın simgesi haline gelen Tuzluca Tuz Mağarası, hem doğa tutkunlarını hem de şifa arayanları ağırlamaya devam ediyor. Ağrı Dağı’nın gölgesinde, tarihin ve doğanın el ele verdiği bu büyüleyici yeraltı dünyası, Doğu Anadolu rotasını planlayan herkesin mutlaka seyahat listesinde yer almalı.

​

Muhabir: Arzu YAVUZ