TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Şaban Tat, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, kentte giderek artan elektrik talebine dikkat çekerek, enerji altyapısının mevcut haliyle geleceğin yükünü taşıyamayacağı uyarısında bulundu. Şaban Tat, COP31 İklim Zirvesi’nin yalnızca küresel iklim politikalarının tartışıldığı bir platform olmadığını, aynı zamanda kentlerin altyapı dayanıklılığının da gözler önüne serileceği önemli bir süreç olduğunu ifade etti. Antalya’nın bu organizasyonla birlikte uluslararası ölçekte daha fazla sorumluluk üstleneceğini belirten Tat, elektrik altyapısının artık teknik bir konu olmaktan çıkıp yaşam kalitesi ve kent güvenliğiyle doğrudan ilişkili hale geldiğini söyledi. Tat, en kritik sorunun ise enerji planlaması ile kent planlamasının birlikte yapılmaması olduğunu vurguladı.

‘Artan talep sistemi zorluyor’

Hizmet-İş/Hak-İş, 125 bin ev işçisine ulaştı: Yeni hedef 500 bin
Hizmet-İş/Hak-İş, 125 bin ev işçisine ulaştı: Yeni hedef 500 bin
İçeriği Görüntüle

Antalya’da yükselen sıcaklıklar, yaygın klima kullanımı, kış aylarında elektrikli ısınma ve turizm kaynaklı nüfus hareketliliğinin elektrik tüketimini her yıl daha da artırdığını belirten Tat, bu artışın mevcut altyapı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getirdi. Tat, yalnızca mevcut sistemi işletmenin yeterli olmayacağını, geleceği öngören planlı bir yaklaşımın zorunlu olduğunu kaydetti. Elektrik altyapısının üretimden iletime, dağıtımdan son kullanıcıya kadar bütüncül bir sistem olduğunu vurgulayan Tat, bu sistemin sağlıklı işlemesi için TEİAŞ, TEDAŞ, AEDAŞ, belediyeler ve ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Enerji yönetiminin tek bir kurumun sorumluluğunda değerlendirilemeyeceğini ifade eden Tat, ortak akıl ve iş birliğinin şart olduğunu dile getirdi.

‘Dönüşüm planlı yapılmalı’

Açıklamasında en önemli sorunun planlama eksikliği olduğuna dikkat çeken Tat, nüfus artışı, yeni yerleşim alanları ve yapı yoğunluğu belirlenirken enerji altyapısının çoğu zaman göz ardı edildiğini belirtti. Tat, “Bir şehirde alınan her imar kararı, aynı zamanda bir enerji kararıdır” diyerek, enerji ve kent planlamasının eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İklim kriziyle mücadelede elektrik mühendisliğinin rolünün yalnızca mevcut sistemi korumakla sınırlı olmadığını belirten Tat, aynı zamanda dönüşüm sürecinin de doğru yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda dağıtık üretim modelleri, enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj altyapısı ve akıllı şebeke uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine değindi. Antalya’nın enerji altyapısının yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, gelecekte oluşabilecek risklere göre planlanması gerektiğini belirten Tat, öngörülebilir ve mühendislik temelli bir yaklaşımın şart olduğunu söyledi. Tat, enerji altyapısı ile kent planlamasının aynı çatı altında ele alınması ve kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması çağrısında bulunarak, aksi halde bugün öngörülen sorunların yarının olağan problemleri haline geleceği uyarısını yineledi.

Kaynak: (EMO/ Bülten)