Cep telefonu, tablet ve bilgisayar kullanımının çocukların günlük yaşamındaki yeri giderek artarken, uzun süreli ve tekrarlayan kullanım el, kol ve omuz sağlığını da tehdit ediyor. Geçmişte ağırlıklı olarak ileri yaşlarda görülen karpal tünel sendromu, sinir sıkışması ve tetik parmak gibi rahatsızlıkların artık çocuklarda da görülmeye başladığına dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, aileleri uyardı. Prof. Dr. Arel Gereli, “Çocuklara teknolojiden uzak durmalarını söylemek gerçekçi değil. Önemli olan bu cihazları bedenlerine zarar vermeden, ölçülü kullanmayı öğretmek” dedi. Prof. Dr. Arel Gereli, 20 yıl öncesine kadar 11-13 yaşlarındaki bir çocuğun ellerinde ağrı ve uyuşma şikâyetiyle ortopedi polikliniğine başvurmasının oldukça nadir karşılaşılan bir durum olduğunu, çocuklarda görülen sinir sıkışmalarının arkasında çoğunlukla başka bir hastalık arandığını ve bazı vakalarda cerrahi müdahale gerektiğini belirterek son yıllarda bu tablonun belirgin biçimde değiştiğini söyledi.

‘Emekli bankacılarda görülürdü’

Çocuklarda el ve kol sorunlarına ilişkin hasta başvurularının dikkat çekici hale geldiğini belirten Prof. Dr. Arel Gereli, şöyle konuştu: “Artık karpal tünel sendromu, sinir sıkışması ve tetik parmak gibi geçmişte emekli bankacılarda ya da 60 yaş üzerindeki ev hanımlarında görmeye alıştığımız rahatsızlıklarla ilköğretim çağındaki çocuklarda karşılaşıyorum. Üstelik haftada en az bir çocuk hasta bu tür şikâyetlerle başvuruyor.” Gereli, bu değişimin önemli nedenlerinden birinin cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi kişisel elektronik cihazların kullanımının yaygınlaşması ve kullanım sürelerinin artması olduğuna dikkat çekti.

Çıralı sahilinde korkutan görüntü: Deniz dibi balık mezarlığına döndü
Çıralı sahilinde korkutan görüntü: Deniz dibi balık mezarlığına döndü
İçeriği Görüntüle

Günlük 4,5 saate ulaşıyor

TÜİK verileri de teknolojinin çocukların günlük hayatındaki ağırlığını ortaya koyuyor. Türkiye’de 6-15 yaş grubunda akıllı telefon kullanım oranı yüzde 76,1 seviyesinde bulunurken, çocuklarda genel internet kullanım oranı yüzde 91,3’e ulaşmış durumda. 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 35,7’sinin yalnızca kendi kullanımına ait bilgisayarı, dizüstü bilgisayarı veya tableti bulunuyor. 11-15 yaş grubundaki düzenli kullanıcıların günlük kullanım sürelerinin yaklaşık 4,5 saate ulaşması ise dikkat çekiyor. Pandemiyle birlikte eğitim alışkanlıklarının da değiştiğini hatırlatan Prof. Dr. Gereli, geçmişte kâğıt-kalem ağırlıklı çalışan çocukların bugün ders çalışırken dahi tablet ve bilgisayar kullandığına işaret ediyor.

‘Küçük ve tekrarlayan hareketler…’

Kürek kemiğinden başlayarak omuz, kol, el bileği ve ellerin aslında bir bütün olarak çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Gereli, “Örneğin telefondan uzun süre video izlerken bile cihazı göz hizasında sabit tutabilmek için omuzların öne doğru konumlanması, dirsek ve el bileğinin bükülmesi ve kasların uzun süre aynı pozisyonda kalması gerekiyor. Uzun süre hareketsiz ve kasılı kalan yumuşak dokular zaman içerisinde kısalıp sertleşebiliyor ve kalınlaşabiliyor. Buna mesaj yazmak, ekran kaydırmak veya bilgisayar oyunu oynamak gibi sürekli tekrarlanan küçük el hareketleri de eklendiğinde dokular üzerindeki yük artıyor. Küçük ve tekrarlayan hareketler dokularda sıkışmaya yol açabiliyor. Günlük aktivitelerimizin üzerine aşırı elektronik kullanımının getirdiği tekrarlayan yüklenmeler eklendiğinde dokularımız sürekli küçük zorlanmalara maruz kalıyor. Vücut bunları onarırken dokular kalınlaşıp şişebiliyor. Sonunda doku bulunduğu kanalda sıkışabiliyor ya da yanındaki başka bir dokuyu sıkıştırabiliyor. Sıkışan yapı sinirse ellerde uyuşma; kas veya tendonsa takılma ya da yırtılma ortaya çıkabiliyor. Genetik yatkınlık da varsa çocuk çok erken yaşta sinir sıkışması tanısı alabiliyor” dedi.

Kaynak: Bülten