Türkiye’de yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri vatandaşın alım gücünü eritmeye devam ediyor. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve sağlık başta olmak üzere temel harcamalardaki artış, özellikle sabit gelirle yaşamaya çalışan emeklileri ve dar gelirli aileleri ağır bir ekonomik tabloyla karşı karşıya bırakıyor. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Antalya Şube Başkanı İbrahim Tezcan, Eylül ayı verilerinin vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıyı açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı bir ayda 1.344 TL artarak 123 bin 130 TL’ye yükselirken, yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenme için yapılması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı da 37 bin 801 TL’ye ulaştı. Tezcan, ortaya çıkan rakamların yalnızca istatistik olmadığını, milyonlarca ailenin günlük yaşamında doğrudan karşılık bulduğunu söyledi.
Emekli maaşı geçime yetmiyor
Emekli maaşlarının geçinmek için yetersiz olduğunu hatırlatan Tezcan, “Ekonomik tablodan en fazla etkilenen kesimlerin başında emeklilerin geldiğini belirten Tezcan, mevcut emekli aylıklarıyla temel ihtiyaçların dahi karşılanmasının giderek zorlaştığını ifade etti. En düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL seviyesinde kalması, açlık sınırı ile emekli geliri arasındaki makası da büyütüyor” dedi. Tezcan, emeklilerin maaşlarını aldıktan sonra büyük bölümünü kira, fatura, gıda ve sağlık giderlerine ayırmak zorunda kaldığını belirterek, emeklilerin sosyal yaşamdan da giderek uzaklaştığını söyledi. Emeklilerin pazara, markete ve sağlık hizmetlerine erişimde zorlandığını dile getiren Tezcan, sabit gelirli vatandaşların her ay biraz daha borçlandığını ve ihtiyaçlarını kısmak zorunda kaldığını vurguladı.

Mutfaktaki yangın büyüyor
Temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarının aile bütçesini doğrudan etkilediğini belirten Tezcan, özellikle dar gelirli vatandaşların et, süt, peynir ve benzeri temel ürünleri almakta zorlandığını ifade etti. Gelirlerin giderler karşısında yetersiz kaldığını söyleyen Tezcan, “Bugün dört kişilik bir ailenin evine 123 bin 130 TL girmiyorsa o aile yoksuldur. Bu tablo ülkenin geldiği noktayı açıkça gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşturulması gerektiğini belirten Tezcan, emekli aylıklarının yalnızca açlık sınırına değil, gerçek yaşam maliyetlerine göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Tezcan, hayat pahalılığı karşısında emekli ve dar gelirlinin korunması için acil ekonomik ve sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunarak, “İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir ortamda ekonomik büyümeden söz etmek mümkün değildir. Emeklinin, çalışanın ve dar gelirlinin alım gücü mutlaka yükseltilmelidir” dedi.





