Adalet Bakanlığı’nın duyurduğu 41 işletmeye yönelik fahiş fiyat operasyonunu değerlendiren Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, sabit idari cezaların dev zincir marketler karşında etkisiz kaldığını belirtti. Güllü; cezaların şirket cirolarına oranla kesilmesi, aracı manipülasyonunun önlenmesi için dijital takip sisteminin kurulması ve Yeni Hal Yasası’nın acilen çıkarılması gerektiğini söyledi.
Türkiye, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirindeki fiyat manipülasyonlarına yönelik başlatılan dev fahiş fiyat operasyonuyla güne uyandı. Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan, 41 işletme ve 41 firma yöneticisini kapsayan gözaltı kararlarını değerlendiren Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, adli sürecin tüketici haklarını koruma adına tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Güllü, operasyonun dayandığı Türk Ceza Kanunu’nun 237. maddesindeki 'fiyatları etkileme' suçunun bugüne kadar kağıt üzerinde kaldığını, ancak bu hamleyle birlikte ilk kez fiilen uygulanarak 'ete kemiğe büründüğünü' ifade etti.
Tarladan rafa katlanarak ulaşıyor
Soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen 'fiyatları etkileme', 'Vergi Usul Kanunu’na aykırılık', 'belgede sahtecilik' ve 'suçtan elde edilen gelirlerin aklanması' suçlamalarının piyasadaki karanlık yapıyı özetlediğini belirten Av. İbrahim Güllü, üreticiden çıkan ürünün tüketiciye ulaşana kadar defalarca el değiştirerek katlandığını vurguladı. Tarladaki ucuza karşılık raflardaki yüksek fiyatların ne tüketiciye ne de gece gündüz çalışan üreticiye fayda sağladığına dikkat çeken Güllü, kazanamayan üreticinin tarladan çekildiğini, azalan arzın ise fiyatları daha da yukarı tırmandırdığı kısırdöngüye işaret etti.
'Sinek vızıltısı' cezaya son verilmeli
Ticaret Bakanlığı’nın sahada kestiği mevcut idari para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğunu savunan TÜKONFED Başkan Vekili, yaptırım sisteminin kökten değişmesi gerektiğini ifade etti. Sabit para cezalarının adil olmadığını dile getiren Güllü, 'Küçük bir mahalle marketine kesilecek 1 milyon liralık ceza o dükkanın kapanmasına yol açabilir; fakat on binlerce şubesi bulunan bir zincir market için bu meblağ sinek vızıltısı bile değildir' dedi. Güllü, bu eşitsizliği gidermek adına idari cezaların firmaların yıllık cirosu esas alınarak oranla kesilmesini, haksız kazanç sağlayanların kamuoyuna teşhir edilmesini ve ihlallerin tekrarı halinde geçici kapatma ile sektörden men cezalarının uygulanmasını önerdi.
Dijital takip ve Hal Yasası
Piyasadaki fiyat oyunlarının önüne geçilmesi adına iki kritik reform çağrısında bulunan İbrahim Güllü, ürünün tarladan çıktığı andan itibaren tüm el değiştirmelerinin, aracıların ve fiyat artışlarının anlık izlenebileceği şeffaf bir 'dijital takip sistemi'nin kurulmasının şart olduğunu kaydetti. Ayrıca mevcut piyasa düzeninde finansal imkansızlıklar nedeniyle tüccara borçlanıp ürününü onun belirlediği düşük fiyata satmak zorunda kalan üreticiyi korumak için Yeni Hal Yasası’nın çıkarılması gerektiğini ifade eden Güllü, hallerdeki kapasitenin en az üçte birinin doğrudan üretici birlikleri ve kooperatiflere ayrılmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Polisiye operasyonların ve adli süreçlerin caydırıcılık açısından kıymetli olduğunu ancak sorunu tek başına çözmeye yetmeyeceğini belirten Av. İbrahim Güllü, kalıcı çözümün bütüncül tarım politikalarından geçtiğini vurguladı. Devletin planlı üretime geçerek hangi bölgede neyin ekileceğini belirlemesi, çiftçiye alım ve girdi desteğini kesintisiz sağlaması gerektiğini söyleyen Güllü, 'Eğer üreticiyi tarlada tutamaz ve kazanamaz hale getirirsek, yarın üretici ekmeyi bırakır ve bugünleri bile arar hale geliriz. Bu operasyon milat kabul edilmeli, ancak planlı tarım ve caydırıcı hukuki düzenlemelerle desteklenmelidir' diyerek sözlerini tamamladı.





