Emekli Maaşı Şu An Nasıl Hesaplanıyor?
Mevcut sistemde üç ayrı dönem için farklı formüller uygulanıyor ve ortaya çıkan tutarlar birleştirilerek emekli maaşı belirleniyor. Özellikle 1999 öncesi çalışma süresi fazla olanlar, daha avantajlı bir hesaplama sistemine tabi tutuluyor.

Maaş hesabında etkili olan temel unsurlar şunlar:

Sigortalının prime esas kazancı (SPEK)

Her dönem için belirlenen aylık bağlama oranı (ABO)

Güncelleme katsayısı

Enflasyon oranı

Büyüme oranının yüzde 30’u

İçinde bulunulan yılın enflasyon artışları

Bu çok katmanlı yapı nedeniyle sistem hem karmaşık hem de dönemsel farklılıklara açık hale geliyor.

3’lü Sistem Yerine Tek Formül Gelir mi?
Uzmanlara göre mevcut yapının sadeleştirilmesi gerekiyor. Üç ayrı dönem yerine tek bir hesaplama modeli uygulanması ve herkes için sabit bir aylık bağlama oranı belirlenmesi gündemde.

Yeni sistemde:

Prim ödemeleri daha belirleyici olacak,

Gün sayısının etkisi artırılacak,

Hesaplama yöntemi daha şeffaf hale getirilecek.

Bu sayede emekliler arasında oluşan büyük maaş farklarının azaltılması hedefleniyor.

Zam Farklılıkları Giderilecek mi?
Halen SSK ve Bağ-Kur emeklileri yılda iki kez, 6 aylık enflasyon oranında zam alıyor. Memur emeklileri ise toplu sözleşme kapsamında artış alıyor. Bu durum iki kesim arasında zam farkı oluşturuyor.

Yeni dönemde:

Tüm emeklilerin tek sistemde zam alması,

Ya da zamların aylık enflasyon oranına göre güncellenmesi

gibi seçenekler üzerinde duruluyor. Böyle bir düzenleme, maaşların erimesini önleyebilir ve refah payı tartışmalarını azaltabilir.

Gün Sayısı Daha Etkili Olacak mı?
Mevcut sistemde yatırılan prim miktarı, çalışılan gün sayısından daha fazla etkili oluyor. Bu nedenle uzun süre çalışan bir kişi, daha kısa süre çalışıp yüksek prim yatıran birinden daha düşük maaş alabiliyor.

Orta Vadeli Program’da yer alan hedefler doğrultusunda:

Çalışma süresinin emekli maaşına daha fazla etki etmesi,

Sistemde daha uzun kalmanın avantaj sağlaması

amaçlanıyor. Böylece erken emeklilik yerine çalışma hayatında kalmak teşvik edilecek.

Güncelleme Katsayısı Sabitlenecek mi?
Her yıl değişen enflasyon ve büyüme oranları, maaş hesaplamasında farklılık yaratıyor. Bu da “Bu yıl emekli olan daha az maaş alıyor” algısına neden oluyor.

Bu sorunun çözümü için sabit bir güncelleme katsayısı belirlenmesi seçeneği masada. Katsayının sabitlenmesi halinde, yıllar arasındaki farkların azalması bekleniyor.

Taban Maaş Uygulaması Devam Edecek mi?
2019’dan bu yana uygulanan taban maaş sistemi, düşük kök maaşlı emekliler için önemli bir destek sağladı. Hazine katkısıyla düşük aylıklar belirli bir seviyeye yükseltildi.

Ancak taban maaşın hemen üzerinde kalan emekliler arasında adaletsizlik tartışmaları yaşanıyor. Örneğin:

3600 günle emekli olan bir kişi 20 bin TL alırken,

6–7 bin gün çalışmış biri 22 bin TL alabiliyor.

Bu nedenle:

Taban maaşın kaldırılması,

Ya da kök maaşlara kademeli seyyanen artış yapılması

gibi alternatifler değerlendiriliyor.

SSK ve Bağ-Kur Arasındaki Fark Giderilecek mi?
2008 reformuyla tüm kurumlar SGK çatısı altında birleşti ancak norm birliği sağlanamadı. Hem prim gün şartları hem de maaş hesaplama yöntemlerinde farklılıklar sürüyor.

Bağ-Kur’da 9 bin gün olan prim şartının 7200 güne düşürülmesi ve maaş hesaplama sisteminin SSK ile eşitlenmesi de gündemdeki başlıklar arasında yer alıyor.

Yeni Maaş Sisteminde Öne Çıkan Başlıklar
3’lü aylık bağlama sisteminin sadeleştirilmesi

Enflasyon artışlarının yeniden düzenlenmesi

Zam farklarının ortadan kaldırılması

Aktüeryal dengenin güçlendirilmesi

Çalışma hayatında kalmayı teşvik eden model oluşturulması

Özetle, 20 bin TL ile 30 bin TL arasında maaş alan milyonlarca emekliyi ilgilendiren köklü bir değişim kapıda olabilir. Yeni sistemin detayları netleştikçe emekli maaşlarında dengelerin yeniden şekillenmesi bekleniyor.