Kamu emekçilerinin maaş ve emeklilik gelirlerini doğrudan etkileyen 3600 ek gösterge düzenlemesi, aradan geçen sekiz yıla rağmen tüm çalışanları kapsayacak biçimde hayata geçirilmedi. Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Derya Uğur, verilen sözlerin tutulması ve kamu emekçilerinin hak kayıplarının giderilmesi gerektiğini belirterek düzenlemenin daha fazla geciktirilmesine tepki gösterdi. Derya Uğur, 3600 ek gösterge hakkının yalnızca belirli unvan ve meslek gruplarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini vurguladı. Düzenlemenin bütün kamu emekçilerini kapsayacak şekilde uygulanmasını isteyen Uğur, en düşük kademe ve derecedeki çalışanlardan başlanarak ek gösterge verilmesini, kademe ve derece yükseldikçe oranların da kademeli olarak artırılmasını talep etti. Ek göstergenin çalışanların maaşlarını ve emeklilik gelirlerini etkilediğine dikkat çeken Uğur, kamu çalışanları arasında adil bir sistem kurulmasının önemini ortaya koydu. Kamu çalışanlarının sorunlarının yalnızca 3600 ek göstergeyle sınırlı olmadığını belirten Uğur, disiplin cezalarına af, mülakat uygulamasının kaldırılması, doğum sonrası izinlerin iyileştirilmesi ve kreş hakkının sağlanması gibi taleplerin de karşılanması gerektiğini ifade etti. Uğur, emeklilere seyyanen zammın yansıtılması ve üniversitelerde görev yapan idari personele tayin hakkı tanınmasının da çözüm bekleyen konular arasında bulunduğunu belirterek kamu emekçilerinin taleplerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Toplu sözleşme süreçlerine tepki
Kamu emekçilerinin taleplerinin toplu sözleşme görüşmelerinde yeterince karşılık bulmadığına yönelik eleştiriler de gündemdeki yerini koruyor. 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde dile getirilen taleplerin ertelenmesine tepki gösteren Uğur, yetkili konfederasyonların kamu çalışanlarının haklarını savunma sorumluluğuna dikkat çekti. Kamu emekçilerinin hak mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirten Uğur, “Yıllardır oynanan toplu sözleşme süreçlerinin seyircisi olmadık, bundan sonra da olmayacağız” sözleriyle mücadele mesajı verdi.


