Antalya'da nöbetçi eczaneler: 25 Eylül
Antalya'da nöbetçi eczaneler: 25 Eylül
İçeriği Görüntüle

25 Eylül Dünya Eczacılar Günü, bu yıl “Daha sağlıklı gelecek için eczacıları güçlendirmek” temasıyla kutlanıyor. Türk Eczacıları Birliği, eczacıların sağlık hizmetlerindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, mesleğin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. 25 Eylül’ün Dünya Eczacılar Günü olarak kutlanması önerisi, Türk Eczacıları Birliği tarafından 2009 Dünya Eczacılık Kongresi’nde gündeme getirildi. Önerinin Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) tarafından oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından 25 Eylül, dünya genelinde Dünya Eczacılar Günü olarak kutlanmaya başlandı. FIP, 2026 yılı temasını “Daha sağlıklı gelecek için eczacıları güçlendirmek” olarak belirledi. Türk Eczacıları Birliği de eczacıların yalnızca ilaç temin eden sağlık çalışanları olarak değil, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde daha etkin rol üstlenen sağlık profesyonelleri olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı. Dünyada eczacılık mesleğinin geleneksel ilaç temini rolünün ötesine geçerek hasta ve toplum sağlığı odaklı bir yapıya dönüştüğü belirtildi. Pek çok ülkede eczacıların aşılama, kronik hastalıkların takibi, erken tanı ve tarama hizmetleri, ilaç tedavisinin yönetimi ve akılcı ilaç kullanımı gibi alanlarda daha geniş sorumluluklar üstlendiğine dikkat çekildi. Türkiye’de de bu dönüşüme uygun politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade edilerek, eczacıların bilgi, deneyim ve mesleki yetkinliklerinden sağlık hizmetlerinin her aşamasında daha etkin yararlanılması çağrısı yapıldı.

Eczacı istihdamında planlama

Türkiye’de 31 binden fazla toplum eczanesinin yanı sıra hastanelerde, kamuda ve ilaç sanayisinde görev yapan eczacıların sağlık sisteminin temel unsurlarından biri olduğu belirtildi. Açıklamada, mesleğin geleceği açısından en önemli sorunlardan birinin eczacı işgücü olduğu vurgulanırken, insan gücüne yönelik stratejik planlama yapılması ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması gerektiği kaydedildi. Eczacı istihdamının yalnızca toplum eczaneleri üzerinden planlanamayacağı belirtilerek, ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda eczacı yetiştirilmesi gerektiği ifade edildi. Eczacılık fakültelerindeki kontenjanların azaltılmasına yönelik uygulamanın sürdürülmesi ve kontenjanların ülkenin eczacı insan gücü ihtiyacına göre belirlenmesi istendi. Eczacılık eğitiminin de gelişen teknoloji, bilimsel ilerlemeler ve sağlık sisteminin değişen ihtiyaçlarına göre sürekli güncellenmesi gerektiği belirtildi. Binlerce eczacının kamuya atanmayı beklediğine dikkat çekilerek, kamudaki eczacı istihdamının artırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda yeni kadrolar oluşturulması çağrısı yapıldı. Uzmanlaşma alanlarının sağlık sisteminin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi, uzmanlık eğitiminin istihdamla karşılık bulabilmesi için uzman eczacı kadrolarının artırılması gerektiği vurgulandı. Genç eczacılar için de ilaç endüstrisi, biyoteknoloji, Ar-Ge, kamu kurumları, hastaneler ve klinik eczacılık gibi alanlarda yeni çalışma modelleri ve istihdam olanaklarının oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Eczaneler ekonomik baskı altında

Açıklamada eczanelerin ekonomik sorunlarına da dikkat çekildi. Yüksek enflasyon, döviz kuru baskısı, referans fiyatlandırma sistemindeki sorunlar, ilaç fiyat güncellemelerindeki gecikmeler ve kademeli kâr marjlarının yetersizliğinin eczane ekonomilerini zorladığı belirtildi. Eczanelerin sunduğu birinci basamak sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için ekonomik açıdan güçlü ve mesleki bağımsızlığı korunmuş bir eczane yapısına ihtiyaç olduğu vurgulandı. Türkiye’de kişi başına düşen hekime başvuru sayısının yüksek olduğuna dikkat çekilen açıklamada, toplum eczanelerinin sağlık sistemindeki öneminin daha da artırılması gerektiği ifade edildi. Toplum eczanelerinin koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi, hastalık taramaları, erken teşhis ve farmasötik bakım alanlarında hizmet sunan birinci basamak sağlık kuruluşları olarak konumlandırılmasının sağlık sistemi açısından önemli bir kazanım olacağı belirtildi. Kamuda görev yapan eczacıların da özlük hakları ve ücret adaletsizlikleri başta olmak üzere çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğu kaydedilirken, kamudan emekli eczacıların özlük haklarının iyileştirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması istendi.

‘Dijital, eczacının yerini almamalı’

Yapay zekâ, e-sağlık uygulamaları ve diğer dijital teknolojilerin sağlık alanında önemli bir dönüşüm yarattığı belirtilen açıklamada, teknolojik gelişmelerin eczacının mesleki bağımsızlığını ve hasta ile arasındaki güven ilişkisini zayıflatmaması gerektiği vurgulandı. Dijital teknolojilerin eczacının yerini almak amacıyla değil, eczacının sunduğu sağlık hizmetini güçlendirmek ve hasta güvenliğini artırmak için kullanılması gerektiği ifade edildi. Türkiye’de eczacılığın geleceğinin, ilacı yalnızca bir bütçe kalemi olarak gören anlayışın ötesine geçilerek eczacıyı sağlık sisteminin merkezine alan politikalarla güçleneceği belirtildi. Türk Eczacıları Birliği açıklamasında, “Güçlü bir eczacılık, güçlü bir sağlık sistemi için vazgeçilmezdir” mesajı verildi. Toplum sağlığı için özveriyle çalışan ve mesleğe emek veren tüm eczacıların 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü kutlandı.

Muhabir: Esra ALTUNKES