Antalya Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıda konuşan Antalyaspor Vakfı Başkanı Gültekin Gencer, Hasan Subaşı Tesisleri’nin bulunduğu alanla ilgili yaklaşık 60 yıldır devam eden hukuki süreçte önemli bir dönüm noktasına ulaşıldığını söyledi. Plan iptalleri ve çeşitli davalar nedeniyle yıllardır çözülemeyen sorunun artık büyük ölçüde aşıldığını belirten Gencer, “Bugün Antalyaspor adına tarihi bir gün yaşıyoruz. Her dönemde başkanların uğraştığı, çözmek için büyük emek verdiği bir konuda önemli bir aşamaya geldik. Plan tadilatı yapıldı, Antalyaspor’un kullandığı alan müstakil parsel haline getirildi ve Hasan Subaşı Tesisleri’nin bulunduğu alan hazine adına tescil edildi. Biz de hazineden satın alma hakkını elde edebilmek için gerekli adımları attık ve parsel satın aldık. Böylece Antalyaspor’un ilk kez tapulu bir alanı oldu. Bununla da yetinmeyeceğiz. Önümüzdeki süreçte tapulu alanlarımızı çoğaltacağız. Kulüp binası ile sahaların bulunduğu yaklaşık 12 dönümlük alan için ön alım hakkımız bulunuyor. Antalyaspor’un geleceği adına para ile çözülemeyecek bir sorunun çözümü için mücadele ediyoruz” dedi.

‘Vakfın gücü artıyor’
Göreve geldikleri dönemde vakfın hem mali hem de hukuki açıdan ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade eden Gencer, geçen süreçte önemli mesafeler kat ettiklerini anlattı. Yaklaşık 8 milyon TL borçla görevi devraldıklarını söyleyen Gencer, “Mahkemelerin sonuna gelinmişti. Hasan Subaşı Tesisleri ile ilgili plan çalışmaları iptal edilmişti. Buna rağmen mücadeleden vazgeçmedik. O gün yapılamaz denilen çalışmaları hayata geçirmek bize nasip oldu. Bugün tesislerden aylık yaklaşık 350 bin TL kira geliri elde ediyoruz. Mütevelli heyeti sayımızı da 88’e çıkardık. Vakıfların görevi hayal satmak değil, kurumun geleceğini güvence altına almaktır. Antalyaspor Vakfı bugün geçmişe göre çok daha güçlü bir mali yapıya sahiptir. Devam eden davaların da sonuçlanmasıyla birlikte tüm sorunların aşılacağına inanıyoruz. Antalyaspor’un geleceğini korumak adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘Borç yükü kaldırılmalı’
Antalyaspor’un mali geleceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Gencer, kulübün önündeki en büyük engellerden birinin yüksek borç yükü olduğunu söyledi. Özellikle Antalyaspor A.Ş.’nin Öztürk ailesine olan borcunun çözülmesi gerektiğini vurgulayan Gencer, “Antalyaspor’un önündeki en büyük sorunlardan biri yaklaşık 65 milyon Euro seviyesindeki borç yüküdür. Bu borç kaldırılmadan kulübün sağlıklı bir yapıya kavuşması kolay değildir. Antalyaspor A.Ş.’nin sermayesi bugün yaklaşık 30 milyon TL seviyesinde bulunuyor. Sermaye artırımıyla birlikte kulübün borç yükü önemli ölçüde azaltılabilir. Biz geçmiş yönetimlerin hatalarını konuşmak istemiyoruz. Sürekli geçmişe takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanmamız gerekiyor. Antalyaspor’un yeniden güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için mali anlamda köklü çözümler üretilmesi şarttır. Şehrin en büyük markalarından biri olan bu kulübün geleceği için herkes elini taşın altına koymalıdır” ifadelerini kullandı.

Döşemealtı kızlarından Türkiye 3'üncülüğü
Döşemealtı kızlarından Türkiye 3'üncülüğü
İçeriği Görüntüle

Sert eleştiriler yaptı
Vakfın kulübe destek vermediği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Gencer, mevcut yönetim anlayışına yönelik sert açıklamalarda bulundu. Dört yıldır vakıf başkanlığı görevini sürdürdüğünü belirten Gencer, “Bir kez bile deplasman uçağına davet edilmedim. Buna rağmen hiç kimse çıkıp da Antalyaspor’a katkı koymadığımızı söyleyemez. Eğer ortada bir yönetim beceriksizliği varsa bunun sorumluluğunu başkalarına yüklemenin anlamı yok. Biz üzerimize düşen görevleri yaptık. Antalyaspor’u içki masalarında meze yapıyorlar. Bu kulüp herkesin sahip çıkması gereken ortak bir değerdir. Antalyaspor’un kahve köşelerinde ya da masa başlarında yıpratılmasını doğru bulmuyorum. Şehrin en önemli markasına zarar verecek söylemlerden uzak durulması gerekiyor. Bizim amacımız her zaman Antalyaspor’un marka değerini yükseltmek oldu” dedi.

Üyelik sistemi tartışması
Antalyaspor Kulübü Derneği’ndeki üyelik yapısına ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Gencer, mevcut sistemin kulübe zarar verdiğini savundu. Gerçek anlamda Antalyaspor’a katkı sunmak isteyen insanların üyelik konusunda engellerle karşılaştığını belirten Gencer, “Taşıma üyelerle seçim kazanıldığını düşünüyorum. 2016 yılından sonra başlayan bu anlayışın kulübe fayda getirmediğini görüyoruz. Antalyaspor’a gerçekten üye olmak isteyen insanlar üye olamıyor. Son dönemde katkı koymak isteyen birçok kişinin üyelik başvurusu sonuçsuz kaldı. Herkes kendi koltuğunu korumaya çalışıyor. Oysa Antalyaspor’un kapıları bu kulübe gönül veren herkese açık olmalıdır. Meyve veren ağaç taşlanır. Biz yaptığımız çalışmalar nedeniyle sürekli eleştiriliyoruz. Ancak Antalyaspor’un geleceği için doğru bildiklerimizi söylemekten vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

Subaşı’ndan birlik mesajı
Toplantıda söz alan Antalyaspor’un eski başkanlarından Hasan Subaşı ise kulübün içinde bulunduğu süreçte birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Vakfın temel görevinin kulübün mülkiyetini korumak olduğunu ifade eden Subaşı, “Bugün Antalyaspor zor günlerden geçiyor ve hepimizin büyük üzüntü yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Vakıf, Antalyaspor’un geleceğini güvence altına alan en önemli yapılardan biridir. Vakıfların amacı para kazanmak ya da transfer yapmak değildir. Vakıflar mülkiyeti korur ve kulübün geleceğini güvence altına alır. Antalyaspor’u sahiplenen insanları yıpratmanın kimseye faydası yoktur. Ancak bu işi daha iyi yapacağını söyleyen insanlar varsa onların da önünü açmak gerekir. Dernek bütün Antalyaspor sevdalılarını kucaklayan bir yapı olmalıdır. Siyasetin ya da başka güçlerin etkisine açık bir yapı oluşursa kulübün geleceği zarar görür. Antalyaspor’un yeniden ayağa kalkabilmesi için ortak akıl, birlik ve dayanışma içerisinde hareket edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: GÜRKAN BALCI