Antalya Haberleri

‘Hak verilmez, alınır’

Turizm Çalışanları Derneği Başkanı Yahyaoğlu, turizm sektöründe çalışan işçilerin hak arama süreçlerine ilişkin, “Dünyada işçi-işveren ilişkilerinin temeli toplu pazarlık ve sendikal örgütlenme üzerine kuruludur. Türkiye’de ise özellikle turizm sektöründe bu bilinç maalesef zayıflamıştır” dedi.

Abone Ol

Turizm Çalışanları Derneği Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, dünyanın neresine gidilirse gidilsin işçilerin işe başlarken işverenin belirlediği ücret koşullarıyla karşı karşıya kaldığını ifade ederek, “İşçi bu ücreti kabul ederek işe başlar ya da başlamaz. Bu durum evrensel bir uygulamadır” dedi. Ancak bu sürecin işçilerin tamamen çaresiz olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Yahyaoğlu, asıl gücün işyerinde örgütlenmekten geçtiğini dile getirdi. Yasal düzenlemelerin işçilere ‘Toplu pazarlık hakkı’ tanıdığını hatırlatan Yahyaoğlu, bu hakkın ancak bir işyerinde çalışırken kullanılabileceğinin altını çizdi. İşçilerin çalıştıkları işkolunda faaliyet gösteren sendikalara üye olabileceğini belirten Yahyaoğlu, işsiz olunan dönemde sendika üyeliğinin mümkün olmadığına dikkat çekti. Sendikal örgütlenmenin en önemli çıktısının toplu iş sözleşmesi olduğunu belirten Yahyaoğlu, “Sendika, gerekli üye sayısına ulaştıktan sonra Bakanlıktan yetki alır ve işvereni toplu sözleşme masasına çağırır. Bu süreçte ücretler, ikramiyeler, sosyal yardımlar, çalışma koşulları, terfi ve işten ayrılma şartları gibi pek çok konu yazılı güvence altına alınır” dedi. Bireysel olarak işe girerken imzalanan kısa ve çoğu zaman işçi lehine hak içermeyen sözleşmelerin yetersiz olduğunu vurgulayan Yahyaoğlu, toplu iş sözleşmelerinin ise onlarca maddeden oluşan kapsamlı bir haklar bütünü sunduğunu ifade etti.

‘Grev hakkı en güçlü araç’

İşverenle yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamaması halinde işçilerin en önemli gücünün grev hakkı olduğunu belirten Yahyaoğlu, “Grev hakkı olmadan yapılan görüşmelerin yaptırımı yoktur. Bu nedenle grev, işçilerin elindeki en etkili yasal silahtır” dedi. Bununla birlikte bazı özel durumların işçilere işi durdurma hakkı tanıdığını belirten Yahyaoğlu, özellikle ücretlerin uzun süre ödenmemesinin bu durumlardan biri olduğunu ifade etti. Ancak sadece ücretin yetersiz bulunmasının tek başına iş bırakma hakkı doğurmadığını da sözlerine ekledi. Son 20 yılda turizm sektöründe sendikal mücadelenin zayıfladığını savunan Yahyaoğlu, bu durumun sektörü olumsuz etkilediğini belirtti. ‘Eskiden turizm; cazip, güvenceli ve insanca yaşam sunan bir sektördü. Ancak bugün gelinen noktada bu özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir’ diyen Yahyaoğlu, bu gerilemenin temel nedenlerinden birinin örgütsüzlük olduğunu dile getirdi. Yahyaoğlu, açıklamasının sonunda işçilere birlik çağrısında bulunarak, “Yüzyıllardır işçi sınıfı haklarını mücadele ederek kazandı. ‘Birlikten kuvvet doğar’ anlayışıyla hareket etmek zorundayız. Haklarımızı korumak ve geliştirmek için meşru, yasal ve demokratik mücadele yöntemlerini en doğru şekilde uygulamalıyız. Unutulmamalıdır ki hak verilmez, alınır” diye konuştu. Turizm çalışanlarına seslenen Yahyaoğlu, sendikal örgütlenmenin hem bireysel hem de sektörel geleceğin güvencesi olduğunu vurgulayarak, tüm çalışanları bilinçli ve örgütlü hareket etmeye davet etti.