Antalya Büyükşehir Belediyesi'ndeki yolsuzluk soruşturmasında tutuklu yargılanan Muhittin Böcek, avukatları aracılığıyla başvurduğu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yeni bir ifade daha verdi. 2024 seçimleri öncesi Özgür Özel'e 950 bin euro götürdüğünü, oğluyla da Ağbaba'ya 1 milyon euro gönderdiğini itiraf eden Muhittin Böcek, gündemi sarsacak yeni bir ifade verdi. Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İmamoğlu'nun adaylık için 15 milyon euro rüşvet istediğini, 5 milyon euroyu 'havala' yöntemiyle gönderdiğini itiraf etti.
ÜMİT UYSAL'LA İMAMOĞLU GÖRÜŞMESİ
Muhittin Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar sırasında, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'la Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine birtakım güvenceler verdiğini ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağını ve ödeme gerçekleştireceğini öğrendiğini, kendisinin de Ekrem İmamoğlu ile doğrudan görüşmek amacıyla 30 Kasım 2023'te adaylığı açıklanmadan önce havayolu ile İstanbul'a gittiğini söyledi.
İSTANBUL'DA BULUŞMA
İstanbul'da Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini anlatan Böcek, "Görüşmeye özel kalemim Yasin Yellice tanıklık etmiştir. Hatta görüşmenin ardından otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirmiştik. Fotoğrafı kendisinin çektiğini ve daha sonra sosyal medya hesabımda paylaştığımı hatırlıyorum. Bu görüşmede Ekrem İmamoğlu, başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini benden yana kullanacağını ifade etti. Bu sırada seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte de yani cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, benim de buna hazırlıklı olmam ve destek vermem gerektiğini söyledi. Benden yaklaşık 15 milyon euro civarı maddi kaynak desteği istedi. Ben de elimden geldiğince ve zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim. Taleplerini karşılama sözü verdim" dedi.
HAVALA SİSTEMİYLE KAPALI ÇARŞI'DA ÖDEME
Böcek, "Bir kısım şahsi paramla birlikte seçim bütçemin bir kısmının kendisinde olduğu bir dostumdan 5 milyon euro paraya ihtiyacım olduğunu söyledim. Bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağımı bildirdim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra kendisiyle buluştuğumda kendisi bana yanında bulunan 100 TL paranın fotoğrafını çekti, ayrıca da üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kağıdı zarf içerisinde verdi. Zarfa koyduğu banknotla birlikte kağıdı, ödeme yapmak istediğin kişiye vermemi, onların da bununla parayı İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edebileceğini söyledi. Anladığım kadarıyla bu havala adı verilen bir sistemdir" dedi
ŞİFRELİ TESLİMAT
Ekrem İmamoğlu'nun talebinin bir kısmını karşılamak amacıyla yaklaşık iki hafta sonra 16 Aralık 2023'te Ekrem İmamoğlu'nu aradığını, geleceğini belirttiğini anlatan Böcek 17 Aralık 2023'te havayolu ile İstanbul'a gittiğini kaydetti. Böcek, "hatırladığım kadarıyla seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittim. Burada Ekrem İmamoğlu'nun kendisine ait bir odada görüştük. Yine baş başa yaptığımız bu ikinci görüşmede yanımdaki banknot ve telefon yazılı kağıdı kendisine teslim ettim. Talep edilen paranın kalanını da daha sonra zaman içerisinde halledeceğimi söyledim. Bu şekilde yanından ayrıldım. Taahhüt ettiğim paranın kalanını tutuklandığı için gerçekleştirmedim. Ekrem İmamoğlu ile yaptığım her iki ziyaretimde yanımda mobil özel kalemim Yasin Yellice vardı" dedi.
İMAMOĞLU'NU ELEŞTİRDİ
Muhittin Böcek, ifadesinin devamında Ekrem İmamoğlu'na yönelik sert eleştirilerde bulundu. İmamoğlu'nun belediye başkanlığı görevini ikinci plana atarak "erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı" sürecine girdiğini ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusuyla hareket ettiğini söyledi. Böcek, bu durumun CHP genel merkezini ve Özgür Özel'i de etkisi altına aldığını, siyasetin doğal işleyişine zarar verdiğini belirterek İmamoğlu'nu bombaladı. Böcek "Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun, siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini düşünmekteyim. Kontrolsüz ve öngörüsüz şekilde yürütülen bu süreç, başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilemiş; siyasi huzursuzlukların artmasına ve kamu hizmetlerinin geri planda kalmasına neden olmuştur. Ekrem İmamoğlu, kendisi de bir belediye başkanı olmasına rağmen, zaman içerisinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan, parti üstü bir siyasi güce dönüşmüştür. Öyle ki, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda onun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluşmuştur. Bu durum, siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı değildir ve sonuçları ortadadır. Bir taraftan yüz yılı aşan geçmişe sahip CHP gibi bir siyasi partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yönetimi ve henüz 4 yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmeye çalışılması; erken seçim tartışmalarıyla birleşerek demokratik teamüller açısından tartışmalı bir siyasi atmosfer oluşturmuştur" dedi.
CEZAEVİNDEN BOMBALADI
Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı hedefi doğrultusunda ekonomik, sosyal medya ve benzeri birçok çalışma yürüttüğünü belediyeler, milletvekilleri, iş insanları, gazeteciler ve çeşitli toplumsal aktörler bu süreçlerin bir parçası hâline getirdiğini anlatan Böcek "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir" şeklindeki açıklaması da bu tartışmaların özünü ortaya koymaktadır. İki yıldır belediye başkanlığı yapan biri olarak elbette belediyelerimizde mevzuattan kaynaklanan veya uygulamada ortaya çıkan eksiklikler ve hatalar olabilir. Ancak CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin bugün zayıflamasının sebeplerinden biri de, siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesidir. Bu durum hem CHP'ye hem de ülkemize zarar veren sonuçlar doğurmaktadır. Ekrem İmamoğlu, belediye başkanı olmasına rağmen parti üzerinde belirleyici bir irade oluşturma çabası, tüm kararların son aşamada kendisine bağlanmasını istemesi ve demokratik teamüllere aykırı bir güç yoğunlaşması yaratması, siyasi açıdan sağlıklı olmayan bir tablo ortaya çıkarmıştır. Bu değerlendirmeleri, kişisel hırsların bir kurumun tamamını nasıl belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine sürükleyebileceğini göstermek adına bir sorumluluk olarak kamuoyunun takdirine sunuyorum" diye konuştu.
HAVALA YÖNTEMİ NASIL İŞLİYOR
"Havala" olarak adlandırılan bu yöntem, banka kayıtlarına girmeden, gizlilik içinde büyük miktarda nakit transferi yapılmasını sağlayan geleneksel ve kayıt dışı bir sistemdir. Havala, resmi bankacılık sistemini devre dışı bırakarak, sadece bir banknot ve bir telefon numarasıyla milyonlarca Euro'nun iz bırakmadan el değiştirmesini sağlayan bir yöntemdir
Banknot Bir "Şifre" Olur: Sistemde herhangi bir kağıt para (örneğin 100 TL'lik bir banknot) "şifre" veya "anahtar" olarak belirlenir. Bu paranın üzerindeki seri numarası veya paranın kendisi bir güvenlik kodu işlevi görür.
Fotoğraf ve İletişim Bilgisi: Parayı gönderecek olan kişi, bu banknotun fotoğrafını çeker ve parayı tahsil edecek olan kişiye iletmek üzere bir zarfa koyar. Zarfa ayrıca paranın tahsil edileceği kontak kişinin ismi ve telefon numarası yazılı bir kağıt eklenir.
Gizli Teslimat: Fiziksel banknot ve iletişim bilgilerinin olduğu zarf, ödeme yapılacak kişiye elden teslim edilir.
Kayıt Dışı Tahsilat: Ödemeyi alan kişi, zarftaki bilgilerle genellikle Kapalıçarşı gibi yerlerde bulunan ve bu sistemin parçası olan kayıt dışı dövizcilere gider.
Şifreli Takas: Elindeki "şifre" banknotu ibraz eden kişi, parayı oradan nakit olarak teslim alır. Bu yöntemde paranın hangi dövizciden çıkacağı genellikle gönderen kişi tarafından bile bilinmez, sistem tamamen gizlilik esasına dayanır.





