DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, “Hayat pahalı, emek ucuz. İnsanca yaşamak istiyoruz” diyerek, Türkiye genelinde gerçekleştirilecek “Emekçi Buluşmaları”nın önemine dikkat çekti. Küçük, yüksek enflasyon, vergi yükü, ücret kayıpları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların milyonlarca emekçinin ortak gündemi haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin kaynak açısından yoksul bir ülke olmadığını vurgulayan Vedat Küçük, yaşanan ekonomik sıkıntıların temelinde gelir dağılımındaki adaletsizliğin bulunduğunu belirtti. Küçük, “Kaynak var, üretim var, zenginlik var ama büyük bir adaletsizlik var. Biz işçiler, biz emekçiler çalışıyoruz, üretiyoruz. Bu ülke ekonomisini biz büyütüyoruz. Bu ülkenin kaynaklarının hepimizi insanca yaşatmaya yeterli olduğunu biliyoruz” diye konuştu. Küçük, emekçilerin yüksek enflasyon karşısında her geçen gün daha fazla alım gücü kaybettiğini ifade ederek, ücret artışlarının gerçek hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
‘Kayıplar giderek büyüyor’
DİSK-AR’ın Ekim ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu verilerine de dikkat çeken Küçük, enflasyon ve vergilerin işçilerin ücretlerinde yarattığı kaybın boyutuna işaret etti. Vedat Küçük, “Enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine dokuz aylık toplam faturası en az 2 trilyon 254 milyar TL’ye ulaştı. Yılın dokuzuncu ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 1 trilyon 223 milyar TL. Gelir ve damga vergilerinin toplam faturası ise 1 trilyon 31 milyar TL oldu” dedi. İşçilerin vergi ve enflasyon nedeniyle 2026’nın ilk dokuz ayında yaşadığı kaybın, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 47,2 arttığını belirten Küçük, “İşçiler Eylül 2026’nın en az yarısını vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı. Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı, kesintiler hariç 22 bin 401 lira olarak gerçekleşti. Asgari ücret ise yılın dokuzuncu ayında 6 bin 828 lira kaybetti” ifadelerini kullandı. Gelir dağılımındaki bozulmanın çalışanları giderek daha fazla asgari ücret düzeyine mahkûm ettiğini dile getiren Küçük, toplu iş sözleşmesi kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Küçük, “Sendikalaşmanın ve demokratik hak aramanın önündeki engeller nedeniyle koca bir ülke asgari ücrete ve asgari yaşama mahkûm edildi. Türkiye’nin bir asgari ücretliler ülkesi olma utancından kurtulmasını istiyoruz. Bunun için toplu iş sözleşmesi kapsamının genişletilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Küçük, asgari ücret başta olmak üzere bütün ücretlerin artırılması gerektiğini belirterek, ücret artışlarının hedeflenen enflasyona göre değil, gerçek enflasyona göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

‘Azdan az, çoktan çok verdi’
Vergi sistemindeki adaletsizliğin de çalışanların geçim mücadelesini ağırlaştırdığını belirten Vedat Küçük, çalışanların yıl içinde vergi dilimleri nedeniyle ücret kaybına uğradığını söyleyerek, “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi istiyoruz. Vergi politikasının dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergiler yerine gelir ve servet üzerinden alınan doğrudan vergilere dayanmasını talep ediyoruz” dedi. Gelir vergisinin ilk dilim oranının yüzde 10’a düşürülmesini isteyen Küçük, çalışanların ücretlerinin yıl içerisinde vergi dilimleri nedeniyle azalmasına yol açan uygulamaların değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin ekonomik sorunlarına da dikkat çeken Küçük, en düşük emekli aylığının en az asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirtti. Küçük, “En düşük emekli aylığının en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesini ve tüm emekli aylıklarının aynı oranda artırılmasını istiyoruz. Emeklilerin bir yük olarak görüldüğü bu düzene karşı sesimizi yükseltiyoruz. Emekliliğin kamusal bir hak olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı. Emeklilerin sağlık, bakım, barınma ve ulaşım haklarının kamusal güvencelerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Küçük, emeklilik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi çağrısında bulundu.
‘Sendika engelleri kaldırılmalı’
Küçük, çalışma hayatında örgütlenme ve sendikalaşma hakkının önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması gerektiğini de belirtti. “Sendikalaşmanın, örgütlenmenin ve hak aramanın engellenmediği demokratik bir ülke istiyoruz” diyen Küçük, grev hakkı başta olmak üzere demokratik haklar üzerindeki kısıtlamaların sona erdirilmesini istedi. Küçük, “İfade özgürlüğümüzden seçme ve seçilme hakkımıza kadar bütün demokratik haklarımız için sesimizi yükseltiyoruz. Biz demokrasi istiyoruz” dedi. DİSK tarafından başlatılan ‘Emekçi Buluşmalarının Türkiye genelinde farklı kentlerde sürdürüleceğini belirten Vedat Küçük, Ekim ayı programının İstanbul’dan başlayarak Trakya ve Marmara’nın ardından Ege ve Akdeniz’e uzanacağını söyledi. Küçük, “Bu ülke yoksul olduğu için değil, adaletin terazisi bozulduğu için geçinemeyen ve adalet isteyen herkesin; işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin ve kadınların yan yana geleceği, emeğin gücünü büyüteceği ve taleplerini hep birlikte daha gür bir sesle haykıracağı Emekçi Buluşmaları’nı başlatıyoruz” diye konuştu. Program kapsamında 14 Ekim’de İstanbul Bakırköy, 15 Ekim’de Tekirdağ, 16 Ekim’de Edirne, 20 Ekim’de Bursa, 21 Ekim’de Eskişehir, 22 Ekim’de Çanakkale, 23 Ekim’de Balıkesir, 26 Ekim’de Aydın ve 27 Ekim’de Antalya’da emekçilerle buluşulacağını aktaran Küçük, Kasım ayı programının da önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyledi.




