Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, sokak hayvanlarının toplanması, öğrencilere yönelik polis müdahalesi ve çevre politikalarına ilişkin Attalos Meydanı’nda ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hayvanların yaşam hakkından kişisel özgürlüklere, tarım ve doğa koruma politikalarından müze ve ören yerlerindeki önlemlere kadar geniş bir yelpazede eleştiriler yer aldı. Kedi ve köpeklerin bir sorun olarak gösterilerek sokaklardan toplanması ve belirsiz koşullardaki barınak veya kapalı alanlara hapsedilmesi eleştirildi. Hayvanları yaşam alanlarından koparmanın çözüm olmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Yıllardır aynı sokakları, mahalleleri ve parkları paylaştığımız kedi ve köpekleri birer sorun gibi gösteren anlayışı reddediyoruz. Çözüm bellidir: Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat!"
İzmir'deki olaylara tepki
Son günlerde İzmir’deki bir üniversitede öğrencilerin bakımını üstlendiği çipli köpeklerin toplanması ve duruma tepki gösteren öğrencilere polis müdahalesinde bulunulması kınandı. Platformlar, öğrencilerin beslediği ve sorumluluğunu aldığı çipli hayvanların derhal geri getirilmesini ve bakımlarını üstlenen gençlere teslim edilmesini talep etti. Antalya Nekropol Müzesi'nde kuşların ağlara ve kuşkonmaz çivilerine takılarak hayatını kaybetmesine değinilen açıklamada, canlıları uzaklaştırmak adına ölüm tehlikesi yaratan bu tür düzeneklerin kaldırılması ve hayvanların güvenle yaşayabileceği insani çözümlerin uygulanması gerektiği vurgulandı. Açıklamada sadece hayvan hakları değil, toplumun genel özgürlükleri, üretim olanakları ve çevre politikaları da gündeme taşındı. İklim krizine dair sürdürülen politikaların toplumsal ve ekonomik boyutlarının şeffafça tartışılması gerektiği ifade edilerek şu hususlara dikkat çekildi: “Doğayı koruma iddiasının; mülkiyet hakkı, seyahat özgürlüğü ve üretim tercihlerini kısıtlayan uygulamalara gerekçe yapılmaması gerektiği belirtildi. Dijital takip, çiplenme ve yeni aşı politikalarında bilimsel kanıt, bilgilendirme ve özgür iradenin esas alınması çağrısı yapıldı. Ormanların yok edilmesi, zeytinlik ve tarım arazilerinin kaybedilmesi eleştirilerek; çiftçinin ve hayvancılığın desteklenmesi gerektiği, yapay et gibi alternatiflerin zorlama değil özgür tercih çerçevesinde sunulması gerektiği kaydedildi.” Açıklamanın sonunda, canlıların hakkı ve toplumun özgür iradesi gözetilmeden alınan kararlara karşı mücadelenin süreceği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Biz hayvanların da insanların da yaşam hakkını savunuyoruz. Gerçek koruma, yaşamı kısıtlamakla değil, yaşamı güvence altına almakla mümkündür. Yaşam hakkı pazarlık konusu değildir! Özgürlüklerimizden vazgeçmeyeceğiz."




