Mahalle halkı, tarımsal üretim alanlarının ve doğal yaşamın zarar göreceğini belirtirken, ocağın yapılacağı bölgede arkeolojik SİT alanın da bulunduğu ileri sürüldü. Mahalle sakinleri, "Mahallemizde taş ocağı istemiyoruz" diyerek projeye karşı ortak tavır sergilerken, kararın yargıya taşınacağı belirtildi.
PANKARTLARLA MESAJ VERDİLER
Eylem boyunca vatandaşlar taşıdıkları pankart ve dövizlerle projeye yönelik tepkilerini dile getirdi. Pankartlarda "İnceğiz Mahallesi olarak muhtar, millet hep birlikte taş ocağı istemiyoruz", "Çocuklarımızın geleceği için doğanın bozulmasını istemiyoruz" ve "Sularımız kurumasın" ifadeleri yer aldı. Mahalle sakinlerinin taşıdığı dövizlerde ise "İnceğiz bizim evimiz, taş ocağına hayır!", "Toprağıma, suyuma dokunma", "Toprak bizim, taş ocağı kimin?", "Burası taş ocağı değil bereket ocağı", "İnceğiz'in nefesi kirlenmesin", "Geleceğimizi karartmayın", "Ben büyürken ağaçlar da büyüsün", "Toz pembe değil!" ve "Toprağımıza toz istemiyoruz" yazıları dikkat çekti. Eylemde söz alan Mahalle Muhtarı Ali Özdemir, İnceğiz’de doğayı ve hayatı tehdit eden taş ocağı istemediklerinin belirerek, karara tepki gösterdi. Eylemde düşüncelerini dile getiren mahalle sakinleri de "Mahallemizde taş ocağı istemiyoruz" dedi.

“OCAK 56 YIL FAALİYET GÖSTERECEK”
Mahallede düzenlen eylemde konuşan Av. Muhammet Ubeyd Camuzcu ise “Bugün burada sadece bir maden ocağına karşı çıkmak için değil, köyümüzün geleceğine sahip çıkmak için toplandık. İnceğiz Mahallesi yıllardır emeğin, alın terinin ve üretimin olduğu bir köydür. Burada insanlar taş değil; avokado, muz, ejder meyvesi, narenciye ve daha birçok tropikal meyve üretmektedir. Çocuklarımızın geleceği bu topraklara, bu ağaçlara ve bu su kaynaklarına bağlıdır. Bugün yapılması planlanan maden ocağı yaklaşık 56 yıl faaliyet gösterecektir. Bu yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini de etkileyecek bir karardır” dedi.
DOĞAYA VERİLECEK ZARARA DİKKAT ÇEKTİ
Doğada oluşacak tahribatın geri dönüşünün mümkün olmayacağını ifade eden Camuzcu, “Bizler biliyoruz ki bir maden ocağı açıldıktan sonra oluşacak tozu, gürültüyü, patlatmaları ve doğaya verilen zararı geri almak mümkün değildir. Kesilen bir ağacı yerine koyabilirsiniz; ancak yıllarca emek verilerek büyütülen bir avokado bahçesini, bozulan bir ekosistemi aynı şekilde geri getirmek mümkün değildir” dedi.
“KAMU YARARINA HİZMET ETMİYOR”
Madenciliğe ilkesel olarak karşı olmadıklarını belirten Camuzcu, “Biz madenciliğe ilkesel olarak karşı değiliz. Ancak her yatırım doğru yerde yapılmalıdır. Türkiye'nin tropikal meyve üretiminde önemli bir yere sahip olan bu verimli tarım alanlarında maden faaliyetinin kamu yararına hizmet ettiğine inanmıyoruz” ifadelerini kullandı.
“KÖYÜMÜZDE MADEN OCAĞI İSTEMİYORUZ”
Mücadelenin yalnızca bugünü değil geleceği de ilgilendirdiğini söyleyen Camuzcu, “Bizim mücadelemiz sadece kendi bahçemizi koruma mücadelesi değildir. Bu mücadele toprağı, suyu, ormanı, üretimi ve gelecek nesilleri koruma mücadelesidir. Bugün burada yaklaşık yüzlerce köylünün ortak iradesiyle bulunuyoruz. Bizler köyümüzde maden ocağı istemiyoruz. Köyümüzün üretmeye devam etmesini, çocuklarımızın temiz hava solumasını ve bu bereketli toprakların gelecek nesillere aynı şekilde bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.
“PROJE GÖZDEN GEÇİRİLSİN”
Yetkililere çağrıda bulunan Camuzcu, “Yetkililerden beklentimiz açıktır. Bölgenin tarımsal yapısı, orman ekosistemi ve köylünün yıllardır verdiği emek yeniden değerlendirilmeli; bu proje bir kez daha gözden geçirilmelidir” dedi.
“TOPRAĞIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ”
Sürecin hukuk çerçevesinde sürdürüleceğini vurgulayan Camuzcu, “Biz hukukun içinde kalacağız. Haklarımızı yasal yollarla sonuna kadar arayacağız. Çünkü biz bu toprakları yalnızca miras olarak almadık; çocuklarımızdan ödünç aldık. Biz köyümüzde maden ocağı istemiyoruz. Biz üretmek istiyoruz. Biz toprağımıza, suyumuza, ormanımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. İnceğiz'in geleceği taşta değil, topraktadır. Biz toprağımıza sahip çıkıyoruz” şeklinde konuştu.





