Antalya Kahveciler Odası Başkanı Aşur Boydak, kahvehane kültürünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek yetkililere ve siyasetçilere seslendi. Açık alanlar ile bahçelere kadar genişletilen sigara denetimleri ve kesilen ağır cezalar nedeniyle esnafın kepenk kapatma noktasına geldiğini vurgulayan Boydak, esnafı ve kültürü koruyacak makul bir orta yol bulunmasını talep etti.
Yüzyıllardır toplumsal dayanışmanın ve mahalle kültürünün simgesi olan kahvehanelerin tarihinin en zor döneminden geçtiğini ifade eden Antalya Kahveciler Odası Başkanı Aşur Boydak, esnafın yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Kahvehanelerin sadece birer ticarethane değil, aynı zamanda sosyolojik birer hafıza ve ‘halk üniversitesi’ işlevi gördüğünü belirten Boydak, uygulanan katı denetimlerin esnafı nefessiz bıraktığını söyledi.
‘Kazanılmış haklar yok sayıldı’
Halk sağlığına karşı olmadıklarını ancak esnafın da bir ‘geçim sağlığı’ olduğunu vurgulayan Aşur Boydak, şu ifadeleri kullandı: "Kahvehane kültürü; çayıyla, oyunuyla ve sohbetiyle bir bütündür. Vatandaşın stres atmak için geldiği bu mekanlar, peş peşe yazılan ağır para cezaları ve denetimlerin gölgesinde adeta birer suç mahalli gibi gösterilmektedir. İşletmelerin kapı önüne attığı masalara, yanları açık teraslara kadar müdahale edilmesi müşterinin ayağını dükkânlardan kesmektedir." Esnafın geçmişte mevzuata uyum sağlamak adına ciddi yatırımlar yaptığına dikkat çeken Boydak, "Esnafımız zamanında borç harç içinde binlerce lira harcayarak açılır-kapanır tavanlar ve bahçe düzenlemeleri yaptı. Ancak kuralın rengi yeniden değişti, kazanılan haklar yok sayıldı. Müşterisine 'burada içemezsin' demek zorunda kalan kahveci, dükkânında adeta bekçilik yapmaya zorlanmaktadır" dedi.
‘Bir orta yol bulunmalı’
Sorunun çözümü için siyasetçilere ve yetkililere çağrıda bulunan Antalya Kahveciler Odası Başkanı Aşur Boydak, taleplerini şu sözlerle tamamladı: "Eğer bu yaklaşım devam ederse mahalle kültürü tamamen yok olacaktır. Yetkililerden talebimiz esnafa nefes aldıracak makul bir orta yolun bulunmasıdır. Avrupa’daki örneklerde olduğu gibi 'sigara içilebilen' ve 'içilmeyen' bölümler net olarak ayrılmalı ya da esnafa alan esneklikleri tanınmalıdır. Aksi takdirde ocaklar sönecek, çaylar soğuyacak ve geriye kepenk kapatan binlerce mağdur esnaf kalacaktır."




