Kentte güneşin etkisini en sert gösterdiği saatler olan 11.00 ile 16.00 arasında, mecbur kalınmadıkça açık alanlarda bulunmamak gerekiyor. Bu saatlerde güneşin altında kalmak hem fiziksel yorgunluğu artırıyor hem de vücudun su dengesini bozabiliyor. Eğer dışarıda olmanız gerekiyorsa, doğrudan güneş almayan gölge alanları veya ağaçlık bölgeleri tercih etmek, sıcaktan bir nebze olsun korunmanızı sağlıyor.
Doğal rotaları tercih edebilirsiniz
Antalya’nın kavurucu sıcağından kaçmak isteyenler için şehir merkezi ve çevresinde pek çok seçenek bulunuyor. Kurşunlu ve Düden şelaleleri gibi suyun ferahlatıcı etkisinin olduğu alanlar, özellikle öğleden sonraki saatlerde daha serin bir atmosfer sunuyor. Ayrıca Dim Çayı gibi su kenarında kurulan işletmeler, ayaklarınızı buz gibi sulara uzatarak sıcakla başa çıkmanıza yardımcı oluyor.
Giyim ve beslenme düzeninizi ayarlayın
Aşırı sıcak havalarda vücut ısısını korumak adına açık renkli, pamuklu ve ince kıyafetler tercih etmek cildin nefes almasını sağlıyor. Sıcaklıklar arttığında vücudun kaybettiği suyun yerini doldurmak ise en önemli kural olarak öne çıkıyor. Bu yüzden gün boyunca düzenli su tüketimi hayati önem taşıyor. Ağır, yağlı ve sindirimi zor yemekler yerine taze meyve ve sebze ağırlıklı hafif öğünler tercih etmek, enerjinizin gün boyu dengede kalmasına yardımcı oluyor.
İyi birer sığınak haline geliyor
Deniz ve kumun ötesinde serinlemek isteyenler için şehirdeki müze ve kapalı sosyal alanlar, öğle saatlerinde iyi birer sığınak haline geliyor. Özellikle klima ile serinletilen kapalı alanlarda vakit geçirmek, dışarıdaki aşırı sıcağı en az hasarla atlatmanızı mümkün kılıyor. Ayrıca gün batımına doğru hava sıcaklığı düşmeye başladığında, Karaalioğlu Parkı gibi falezler üzerindeki alanlarda deniz esintisi ile yürüyüş yapmak akşam saatlerini daha keyifli kılıyor.




