Antalya’nın geleceğini birlikte inşa etmek, şehrin kalkınmasına katkı sunmak amacıyla düzenlenen çalıştaya Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sinan Tekin, Saadet Partisi GİK Üyesi Ramazan Düzen, ATSO AR-GE Müdürü Dr. Öner Öz, Uluslararası Antalya Turizm Fuarı Kurucu Başkanı Selçuk Meral ve sektör temsilcileri katıldı. Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, Antalya’nın eksikliklerine dikkat çekerek çalıştayın önemine vurgu yaptı. Sorunlara çözüm üretecek bir rapor hazırlanacağını ifade eden Tekin, “Ahlakın olmadığı yerde insan ölüyor” sözleriyle, ahlaki değerlerin önemine değindi.
‘Şehircilikte örnek olmalı’
Çalıştayın 14’üncüsünün düzenlendiğini belirten Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sinan Tekin, Antalya’nın yalnızca turizm değil, tarım ve üretim açısından da önemli bir şehir olduğunu söyledi. “Tarım arazileri rant uğruna beton yığınlarına teslim edilmemeli” diyen Tekin, Antalya’nın şehircilikte örnek olması gerektiğini vurgulayarak, “’Antalya aynı zamanda üreticinin ekmek kapısı, bereketli topraklarıyla bir tarım evi. Yani bu topraklar, 'Üretim alınteri ve bereket' demektir. Tarım arazileri rant uğruna beton yığınlarına teslim edilmemeli. Her yıl binlerce insanın Antalya'ya gelmesi ciddi zenginlik aynı zamanda da büyük bir yük. Antalya şehircilikte de örnek olmalı" diye konuştu.
‘Bir şehir betonla yükselmez’
Sinan Tekin, planlamanın kağıt üstünde kalmaması, sanayiye yansıması gerektiğine işaret ederek şöyle devam etti; "Çevreyi korumak bizim en asli görevlerimizden bir tanesi. Antalya genç bir şehir. Artan hayat pahalılığı, yüksek kiralar hayat şartlarını zorluyor. Bu durum Antalya'ya yakışmıyor. Antalya, yalnızca sahil turizmi değil, yayla turizmi tarih, tarım turizmi gibi potansiyel bulunmakta. Sosyal hizmetler herkese ulaşmak zorunda. Kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar kendini yalnız hissetmemeli. Bir şehir yalnızca betonla yükselmez. O şehri ayakta tutan insanın duygu ve vicdanıdır. Biz Antalya'yı sadece taşla tuğlayla değil, ahlakla, vicdanla ayakta tutmalıyız. Antalya sadece bugünün şehri değil, yarının umudu. Bu şehir ortak akılla, ortak iradeye yönetebilir. Betonun değil, adaletin, hakkaniyetli şehri yapmalıyız."