Özel Haber

'Maaşın yüzde 80’i kiraya gidiyor’

Antalya başta olmak üzere büyükşehirlerde kira krizi sosyal bir cinayete dönüşüyor. Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, "Karnımızı doyursak kira gecikiyor, kirayı ödesek aç kalıyoruz. Bu düzen, yoksulluğu yönetme düzenidir" diyerek isyan etti.

Abone Ol

Özellikle Antalya’da kiralık daire fiyatlarının 20-25- 30 bin TL barajını geçmesi, dar gelirli ve kamu emekçisini ‘barınma hakkı’ ile ‘beslenme ihtiyacı’ arasında imkansız bir tercihe zorluyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, halkın içine düştüğü çaresizliği şu sözlerle özetleyerek, “Turizmin başkenti Antalya, 2026 yılında artık sadece "fahiş kira" ve "geçim derdi" ile anılıyor..

"Bugün Antalya’da ortalama bir memur veya asgari ücretli, maaşının %75-80’ini sadece başını sokacak bir çatı için ev sahibine vermek zorunda kalıyor. Geriye kalan parayla markete girdiğinizde ise tam bir yıkım başlıyor. Vatandaşın önünde iki korkunç seçenek var: Ya kirayı ödeyip ay sonuna kadar aç yatacak, ya da karnını doyurup ev sahibiyle mahkemelik olacak. Karnımızı doyursak ev kirası gecikiyor, ev kirasını ödesek aç kalıyoruz” dedi.

‘Bu sosyal bir krizdir’

Başkan Kul, kira artış oranlarının ve piyasadaki denetimsizliğin halkı sokağa ittiğini belirterek "TÜİK’in açıkladığı rakamlar çarşıdaki, pazardaki yangını yansıtmıyor. Asgari ücretli 28 bin 075 lira alıyor ama sadece açlık sınırı 43 bin liranın üzerinde. Büyükşehirlerde barınma hakkı artık bir lüks haline geldi. İnsanlar öğrenci evi gibi 5-6 kişi bir arada yaşayarak hayatta kalmaya çalışıyor. Bu durum kabul edilemez bir sosyal cinayettir. Barınma temel bir haktır ve bu kriz çözülene kadar susmayacağız” dedi. Pazarda ve markette yükselen feryada tercüman olan Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, halkın içine düştüğü sefaleti şu çarpıcı sözlerle özetleyerek, “2026 yılının Şubat ayında Türkiye ekonomisi, özellikle büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlar için tam bir ‘hayatta kalma savaşına’ dönüştü. Mutfaktaki yangın sadece tencereleri değil, vatandaşın üstünü başını da yaktı. Gıda fiyatlarındaki astronomik artış ve fahiş kira bedelleri karşısında ezilen halk, artık giyim kuşam gibi temel ihtiyaçlarını tamamen gündeminden çıkarmış durumda. Bugün Antalya’da, İstanbul’da sokaklara çıkın ve insanlara bakın. Kimsenin yüzü gülmüyor, kimsenin üstünde yeni bir şey yok. İnsanlar artık karnını doyuracak diye ayağına çorap, sırtına hırka, tabiri caizse kıçına don alamıyor! Market fiyatları her gün değişiyor, pazar tezgahları yanına yaklaşılmaz oldu. Vatandaş bir kilo domates alabilmek için giyiminden, sağlığından, eğitiminden vazgeçiyor. Biz bu noktaya nasıl geldik?” diye sordu. Başkan Kul, sadece barınma değil, bir bütün olarak yaşam maliyetinin insanlık onurunu zedelediğini vurgulayarak, “ Antalya gibi bir turizm kentinde kamu görevlisi de işçi de perişan. Maaşın yüzde 80’i kiraya gidiyor. Geriye kalanla markete mi gitsin, fatura mı ödesin? İnsanlar artık pazar artıklarını toplar hale geldi. Büyükşehirlerde memurlar, işçiler masrafları bölüşmek için 3-5 kişi aynı evde, öğrenci gibi yaşıyor. Bu bir ekonomik kriz değil, bu toplumsal bir çöküştür. İnsanca yaşamak artık sadece zenginlerin lüksü oldu” dedi.

Pazarda ‘tane’ dönemi

Konuşmasının sonunda yetkililere seslenen Cengiz Kul, “Şubat 2026 itibarıyla pazar yerlerinde artık kilo yerine tane ile satışlar normalleşirken vatandaş gününü kurtarmaya çalışıyor. Açlık Sınırı: 43.415 TL Asgari Ücret: 28.075 TL Yoksulluk Sınırı: 105.273 TL. Bu tabloya göre asgari ücretli bir vatandaş, açlık sınırının tam yüzde 54,64 altında bir gelirle mucize yaratmaya çalışıyor. Barınma haktır, beslenme haktır, giyinmek haktır. Ama bugün bu hakların tamamı piyasa çarkları arasında eziliyor. Biz kira fiyatlarına acil müdahale, marketlerdeki denetimsizliklerin son bulmasını ve insanca bir ücret talep ediyoruz. Vatandaşın dayanacak gücü de, yamayacak çorabı da kalmadı” diyerek durumu özetledi.