Antalya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı T. Murat Karabayoğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yıl sonuna kadar sokak köpeklerinin tamamının toplanacağı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Karabayoğlu, kontrolsüz ve topyekûn bir toplama uygulamasının ekolojik dengeyi bozabileceğini, yabani hayvanların şehir merkezlerine inmesine ve farklı sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ‘Yılbaşına kadar sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplayacağım’ şeklindeki açıklaması kamuoyunda tartışmaları yeniden alevlendirirken, Antalya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı T. Murat Karabayoğlu da konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karabayoğlu, yıllardır veteriner hekimler olarak sokak hayvanlarının tamamının toplanmasına karşı olduklarını belirterek, sorunun çözümünün tüm hayvanların ortadan kaldırılmasında değil, bilimsel yöntemlerle kontrol altına alınmasında yattığını ifade etti.

Ev sahipleri dikkat! Kiracıyı kapıda bırakmanın cezası var: Ev sahiplerine ‘kilit’ uyarısı
Ev sahipleri dikkat! Kiracıyı kapıda bırakmanın cezası var: Ev sahiplerine ‘kilit’ uyarısı
İçeriği Görüntüle

‘Toplamak çözüm değil’

Sokaklardaki bütün hayvanların toplanarak doğal yaşam alanı adı verilen bölgelere gönderilmesinin doğru bir yöntem olmadığını vurgulayan Karabayoğlu, bu hayvanların yaşamlarını alışık olmadıkları ortamlarda sürdürmeye zorlanmasının hem hayvan refahı hem de ekolojik denge açısından ciddi riskler taşıdığını söyleyerek, “Biz veteriner hekimler olarak en başından beri tüm sokak hayvanlarının toplanmasının doğru olmadığını ifade ettik. Mahalle yaşamına uyum sağlamış, insanlarla birlikte yaşayan ve bulunduğu bölgenin bir parçası haline gelmiş hayvanların zorla başka alanlara taşınması doğru bir yaklaşım değil” dedi. Sokak köpeklerinin tamamen ortadan kaldırılması halinde ekolojik dengenin bozulacağı uyarısında bulunan Karabayoğlu, oluşacak boşluğun farklı canlı türleri tarafından doldurulacağını söyleyerek, “Doğada her şey bir denge içerisinde. Sokak köpekleri ortadan kalktığında bu boşluk mutlaka başka şekilde dolacaktır. Şimdiden yaban domuzları, tilkiler ve çakalların yerleşim alanlarına daha fazla yaklaştığını görüyoruz. Bu durum ilerleyen süreçte daha farklı sorunları beraberinde getirebilir” diye konuştu.

‘Fare ve haşere artabilir’

Bir canlı popülasyonunun tamamen ortadan kaldırılmasının başka canlıların sayısında artışa neden olabileceğini belirten Karabayoğlu, sokak köpeklerinin yok edilmesinin dolaylı etkilerine dikkat çekti. Karabayoğlu, “Bir popülasyonu ortadan kaldırdığınız zaman diğerleri çoğalacaktır. Kedilerin sayısında artış olabilir. Fare ve çeşitli haşere popülasyonlarında da değişimler yaşanabilir. Bu nedenle doğadaki dengeyi bozmadan hareket etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. Şehir merkezlerinde yıllardır aynı bölgede yaşayan, mahalle sakinleriyle bağ kurmuş ve çevresi tarafından sahiplenilmiş köpeklerin de aynı uygulamaya tabi tutulmasının yanlış olduğunu savunan Karabayoğlu, bazı hayvanların adeta mahallenin bir bireyi haline geldiğini belirtti. Karabayoğlu, “Mahallenin çocuklarıyla birlikte büyümüş, insanlara alışmış, bulunduğu bölgeyi koruyan, bekçilik yapan hayvanlar var. Bunların da aynı şekilde toplanıp kapalı alanlarda yaşamaya zorlanması bana göre doğru değil” dedi. Sokak hayvanı popülasyonunun bu kadar büyümesinin temel nedeninin yıllardır yeterli kısırlaştırma çalışmalarının yapılmaması olduğunu vurgulayan Karabayoğlu, belediyelerin zamanında gerekli önlemleri almaması nedeniyle bugün büyük bir sorunla karşı karşıya kalındığını söyleyerek, “Belediyelerin yıllardır yapması gereken kısırlaştırma çalışmaları yeterince yapılmadı. Hayvanlar yakalanıp kısırlaştırılsaydı bugün bu kadar büyük bir popülasyonla karşı karşıya kalınmayacaktı. Kontrolsüz üremenin önüne geçilemediği için sorun giderek büyüdü” diye konuştu.

‘Sahipli köpekler de önemli’

Sokak hayvanı sorununun yalnızca sahipsiz köpeklerden kaynaklanmadığını belirten Karabayoğlu, kırsal bölgelerde sahipli köpeklerin de önemli bir etken olduğunu söyleyerek, “Köylerde bir köpek sekiz-dokuz yavru doğuruyor. İnsanlar beğendikleri bir yavruyu alıyor, diğerlerini ise sokağa bırakıyor. Bu hayvanlar daha sonra üremeye devam ediyor ve popülasyon giderek artıyor. Bu nedenle kırsaldaki sahipli köpeklerin de kısırlaştırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Toplum güvenliğini tehdit eden köpek sürülerinin ve saldırgan davranış gösteren hayvanların kontrol altına alınmasının gerekli olduğunu belirten Karabayoğlu, özellikle grup lideri konumundaki köpeklerin saldırganlık eğilimlerinin daha yüksek olabildiğini hatırlattı. Karabayoğlu, “Gruplaşan ve çeteleşen köpeklerin kontrol altına alınması daha doğru bir yaklaşım olurdu. Saldırgan özellik gösteren hayvanlar öncelikli olarak değerlendirilmeli. Ancak hiçbir sorun çıkarmayan, yıllardır aynı bölgede yaşayan hayvanların da aynı kapsamda değerlendirilmesi çok mantıklı görünmüyor” dedi. İçişleri Bakanlığı tarafından belediyelerden istenen veriler kapsamında Antalya’nın sokak hayvanı sayısının en yüksek bildirildiği şehirlerden biri olduğunu belirten Karabayoğlu, buna rağmen uygulamalar sırasında tahmin edilen rakamlara ulaşılamadığını söyledi. Karabayoğlu, “Antalya, sokak hayvanı sayısı bakımından en yüksek rakamların bildirildiği illerden biri oldu. Ancak toplama çalışmaları sırasında tahmin edilen kadar yüksek sayıda köpeğin bulunmadığı da görüldü” dedi.

Yerel yönetimlerden rapor

İçişleri Bakanlığı’nın süreci yakından takip ettiğini ifade eden Karabayoğlu, belediyelerden günlük olarak toplanan köpek sayılarına ilişkin raporlar istendiğini belirtti. Karabayoğlu, “Bu süreç zaten devam ediyor. İçişleri Bakanlığı konu üzerinde çok hassas duruyor. Yerel yönetimlerden günlük rakamlar talep ediliyor. Toplama çalışmalarının daha da hızlandırılması isteniyor. Bu nedenle mevcut uygulamanın aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum” diye konuştu. Veteriner hekim odaları ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin yasa hazırlıkları sırasında görüşlerini Meclis’e ilettiğini belirten Karabayoğlu, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte yapılabileceklerin sınırlı hale geldiğini söyledi. Karabayoğlu, “Kanun çıkmadan önce görüşlerimizi ilettik, uyarılarımızı yaptık. Böyle bir toplu toplamanın doğru olmayacağını ifade ettik. Ancak yasa bu şekilde çıktı. Şu anda yapılması gereken, uygulamanın hayvan refahını gözeten bir anlayışla yürütülmesini sağlamak. Belediyelerde görev yapan meslektaşlarımız da bu konuda büyük hassasiyet gösteriyor” ifadelerini kullandı. Karabayoğlu, sokak hayvanları meselesinin yalnızca güvenlik eksenli değil, bilimsel veriler, hayvan refahı ve ekolojik denge çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirterek, kalıcı çözümün kontrolsüz üremenin önlenmesi, kısırlaştırma çalışmalarının yaygınlaştırılması ve toplumun bilinçlendirilmesinden geçtiğini kaydetti.

Muhabir: Esra ALTUNKES