Antalya Haberleri

Mezun çok, çalışan yok

Turizm sektöründe yaşanan personel sıkıntısının giderek büyüdüğünü belirten Başkan Yahyaoğlu, turizm liseleri, yüksekokullar ve fakültelerden her yıl çok sayıda mezun verilmesine rağmen gençlerin sektörde çalışmayı tercih etmediğini söyledi. Yahyaoğlu, bunun temel nedeninin düşük ücretler, güvencesiz çalışma ve gelecek kaygısı olduğunu ifade etti

Abone Ol

Turizmde sezonluk çalışma modelinin hem çalışanları mağdur ettiğini hem de sektörün nitelikli personel bulmasını zorlaştırdığını ifade eden Turizm Çalışanları Derneği Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, işsizlik sigortası uygulamasının turizm çalışanlarının gerçeklerine uygun hale getirilmesini istedi. Yahyaoğlu, Türkiye’de işsizliğin ve özellikle eğitimli genç işsizliğinin yüksek seviyelerde olmasına rağmen turizm sektörünün personel bulmakta zorlandığını belirterek, bunun en önemli nedenlerinden birinin çalışanların gelecek güvencesinden yoksun olması olduğunu söyledi. Türkiye’de deniz-kum-güneş turizminin Antalya’da 6-8 ay, Bodrum ve Marmaris’te yaklaşık 4 ay, Ayvalık ve Karadeniz bölgelerinde ise 2 ay sürdüğünü hatırlatan Yahyaoğlu, kış turizminin de yeterli yatırımlar yapılmadığı için doğal kar yağışına bağlı olarak yalnızca 3-4 aylık bir dönemi kapsadığını ifade etti. Doğru yatırımlar ve turizm çeşitliliğinin artırılmasıyla sezonun 12 aya yayılabileceğini dile getiren Yahyaoğlu, bunun hem çalışanlara yıl boyunca istihdam sağlayacağını hem de işletmelerin yatırımlarını daha verimli kullanmasına katkı sunacağını söyledi.

‘İşsizlik sigortası turizm çalışanına işlemiyor’

Sezon uzatılıncaya kadar kısa vadede çözümün işsizlik sigortası şartlarının yeniden düzenlenmesi olduğunu belirten Yahyaoğlu, mevcut yasal düzenlemenin turizm çalışanlarının büyük bölümünün işsizlik maaşından yararlanmasını fiilen imkânsız hale getirdiğini savundu. Yahyaoğlu, mevcut sistemde son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartının bulunduğunu, bunun için her sezon en az 7 ay çalışılması gerektiğini ancak turizm sektöründe çalışanların çoğunun sezon boyunca ancak 5-6 ay çalışabildiğini söyledi. Son iş yerinde 120 gün çalışma şartının da uygulamada büyük sorun oluşturduğunu belirten Yahyaoğlu, turizm çalışanlarının aynı sezon içerisinde çoğu zaman birden fazla iş yerinde çalışmak zorunda kaldığını ve kıdem sürelerinin ortalama 3,5 aya kadar düştüğünü ifade etti. İş akdinin askıya alınmamış olması, İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında işten çıkarılmama şartı ve davaların uzun sürmesi nedeniyle çalışanların hak ettikleri işsizlik ödeneğine yıllarca ulaşamadığını kaydeden Yahyaoğlu, “Bir işçinin işsizlik maaşını işten ayrıldıktan 18-20 ay sonra almaya başlamasının yaşadığı mağduriyeti gidermesi mümkün değildir” dedi.

‘İşbaşı eğitim programı amacından uzaklaştı’

Açıklamasında İŞKUR’un işbaşı eğitim programını da eleştiren Yahyaoğlu, 2015 yılında kriz döneminde başlayan uygulamanın bugün amacından saptığını öne sürdü. İşverenlerin sezon başında ücretli personel yerine İŞKUR tarafından gönderilen stajyerleri tercih ettiğini savunan Yahyaoğlu, çalışanların ‘İŞKUR’dan gel’ denilerek stajyer statüsüne geçirildiğini ifade etti. Bu süreçte çalışanların emeklilik ve kıdem haklarının zarar gördüğünü belirten Yahyaoğlu, stajyerlerin ücretlerinin İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılandığını, bunun ise işverenlere görünmez bir destek anlamına geldiğini söyledi. İşbaşı eğitiminin gerçek anlamda eğitim içermediğini savunan Yahyaoğlu, “Hizmet üretiminin yüzde 100 olduğu bir uygulamanın eğitim olarak gösterilmesi doğru değildir. Eğitim verilecekse sezon dışında gerçekleştirilmeli ve gerçekten mesleki gelişime katkı sağlamalıdır” ifadelerini kullandı.

‘ILO’nun 172 sayılı sözleşmesi imzalanmalı’

Turizm sektöründe yaşanan personel sıkıntısının giderek büyüdüğünü belirten Yahyaoğlu, turizm liseleri, yüksekokullar ve fakültelerden her yıl çok sayıda mezun verilmesine rağmen gençlerin sektörde çalışmayı tercih etmediğini söyledi. Bunun temel nedeninin düşük ücretler, güvencesiz çalışma ve gelecek kaygısı olduğunu ifade eden Yahyaoğlu, turizmin insanca çalışma koşullarına sahip, güvenceli ve sürdürülebilir bir istihdam alanına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Yahyaoğlu, 1991 yılında hazırlanan ve turizm çalışanlarının çalışma ile yaşam koşullarının iyileştirilmesini amaçlayan 172 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından bugüne kadar imzalanmadığını belirtti. Türkiye’nin 100 milyon turist ve 100-120 milyar dolar turizm geliri hedeflediğini hatırlatan Yahyaoğlu, emek yoğun bir sektör olan turizmde çalışanların haklarının güçlendirilmesinin hem sektör hem işletmeler hem de ülke ekonomisi açısından zorunlu olduğunu ifade etti. Hükümete çağrıda bulunan Yahyaoğlu, ILO’nun 172 sayılı sözleşmesinin gündeme alınmasını ve turizm çalışanlarının çalışma ile yaşam koşullarını iyileştirecek düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Açıklamasını “İşçisine, çarşısına, herkese turizm” sözleriyle tamamlayan Yahyaoğlu, turizmde sürdürülebilir başarının ancak çalışanların hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacağını kaydetti.