BES-AR tarafından yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık asgari harcama tutarı, yani açlık sınırı 43 bin 415 lira olarak belirlendi. Sağlıklı beslenmenin günlük maliyetinin 1.447 lirayı geçtiği vurgulanırken, gıda fiyatlarındaki artışın hızı dikkat çekti. Diğer yandan, tek bir (bekâr) çalışanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan yaşam maliyeti ise 68 bin 865 liraya yükseldi. Gıda harcamalarının yanı sıra giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar eklendiğinde ortaya çıkan yoksulluk sınırı 105 bin 273 lira olarak hesaplandı. Bu rakam, Türkiye'de bir haneye girmesi gereken toplam gelirin, insanca yaşam standartları için ne kadar yüksek bir seviyeye ulaşması gerektiğini kanıtladı.
‘Sadece karnını doyurabiliyor’
Veriler, asgari ücret ile geçinmeye çalışan milyonlarca vatandaşın durumunun vahametini de ortaya koydu. 2026 yılı itibarıyla 28 bin 075 lira olan asgari ücret, 43 bin 415 lira olan açlık sınırının yüzde 54,64 altında kaldı. Bu durum, asgari ücretlinin aldığı maaşla ailesinin karnını dahi doyuramadığını, hayatta kalabilmek için temel ihtiyaçlarından ödün verdiğini gösteriyor. Raporda, özellikle büyükşehirlerde görev yapan kamu emekçilerinin yaşadığı barınma krizine dikkat çekildi. Memurların kira giderlerini karşılayabilmek için maaşlarının yüzde 75-80 gibi devasa bir kısmını konuta ayırmak zorunda kaldıkları belirtildi. Ekonomik yetersizlikler nedeniyle kamu çalışanlarının, öğrenciler gibi 3 veya 5 kişilik gruplar halinde ortak evlerde yaşamak zorunda kaldığı acı bir tablo olarak aktarıldı. Büro Emekçileri Sendikası, açıklamanın sonunda hükümete seslenerek; tüm kamu emekçileri, asgari ücretliler ve emekliler için insanca yaşayabilecekleri bir ücret düzenlemesi yapılması talebinde ısrarcı olduklarını vurguladı. Sendika, mevcut ücret politikalarının çalışanları açlık ve yoksulluk sarmalına hapsettiğini belirtti.




