Antalya Nekropol Müzesi’nde kuşların koruyucu ağlara takılarak hayatını kaybetmesiyle başlayan tepkiler büyüyor. Yaşam hakkı savunucularının müze önünde başlattığı ‘Nekropol Nöbeti’, 31’inci günü geride bırakırken, platform adına basın açıklamasını okuyan Özlem Başargil, yetkililerin duyarsızlığına sert tepki gösterdi. Başargil, kuşların ölümüne yol açan fiziksel engellerin derhal kaldırılmasını talep ederek, “Gerekirse 32’nci ve 33’üncü günde de burada olacağız. Yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz” dedi. Müze içerisindeki kuş ölümlerini kamuoyuna duyurdukları günden bu yana tam 31 gündür aynı soruyu sorduklarını belirten Özlem Başargil, yetkililerden gelen açıklamaların hiçbirinin kuşların yaşam hakkını korumaya yönelik olmadığını vurguladı. Başargil, “Kuşların özgürce yaşamalarını sağlayacak çözümler konuşulmadı. Bunun yerine kuşları uzaklaştırmanın, engellemenin, yaşam alanlarından dışlamanın yolları anlatıldı. Biz artık açıkça görüyoruz ki mesele kuşları korumak değil; onları gözden uzak tutmak. Oysa kuşlar bu kentin misafirleri değil, doğal sakinleridir. Bu topraklarda bizden önce vardılar. Yaşam alanlarını işgal eden onlar değil, biziz” ifadesini kullandı.
‘Ölüm tuzakları hâlâ yerinde’
Uygulamaların katliama dönüştüğünü ve kurumların sorumluluktan kaçtığını savunan Özlem Başargil, her şeyin göz önünde yaşandığını belirterek mevcut durumu şöyle özetledi: “Bugün hala ölüm tuzağına dönüşmüş ağlar ve ‘kuşkonmaz’ adı verilen sivri çiviler yerinde duruyor. Yeni ölümlerin yaşanmayacağına dair hiçbir kurum güvence vermiyor ve sorumluluk almıyor. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu açıkça hayvanların yaşam hakkını korurken, yaşanan ölümler karşısında ne bir yaptırım uygulanıyor ne de bir suçlu kabul ediliyor.” Ölümlerin belgeli, fotoğraflı ve tanıklı olmasına rağmen harekete geçilmemesini eleştiren Başargil, yetkililere ve kamuoyuna, “Bir kuşun ağlarda çırpınarak ölmesi normal midir? Bir canlının günlerce acı çekerek hayatını kaybetmesi kabul edilebilir midir? Bu görüntüler insan vicdanını sızlatmıyorsa ne sızlatacaktır?” diyerek vicdan çağrısında bulundu.
‘Tüm ağlar derhal kaldırılmalı’
31 gündür sabırla ve iyi niyetle diyalog çağrısı yaptıklarını ancak görmezden gelindiklerini ifade eden Başargil, artık sessiz kalmayacaklarını ilan ederek taleplerini şu şekilde sıraladı: “Kuşların ölümüne neden olan tüm ağlar derhal kaldırılmalıdır. Kuşların önüne çekilen tüm fiziksel engeller sökülmelidir. Bilimsel ve etik çözümler ivedilikle hayata geçirilmelidir.” Başargil, açıklamayı, “Hiçbir müze, hiçbir kurum, hiçbir bürokratik gerekçe bir canlının yaşam hakkından daha değerli değildir. Biz yalnızca kuşları savunmuyoruz; vicdanı, adaleti ve her canlı için eşit yaşam hakkını savunuyoruz. Kuşlar suçlu değildir. Ölmesi gereken kuşlar değil, onları ölüme mahkûm eden uygulamalardır” sözleriyle noktaladı.


