Özel Haber

‘Ormana ait’ dediler, ağaçlarını söktüler!

Antalya Konyaaltı’nda tapulu arazisinin bir kısmı orman sınırı içinde kalan Ali Özer, 30 yıl önce diktiği 100 meyve ağacının sökülmesine tanıklık etti. Hukuki süreç devam ederken ağaçların tahliye edilmesine üzülen Özer, "Yazık değil mi, kurt kuş yeseydi" diyerek sitem etti

Abone Ol

Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yaşanan mülkiyet ve orman arazisi uyuşmazlığı, 30 yıllık ağaçların sökülmesiyle sonuçlanan hüzünlü bir tabloyu ortaya çıkardı. Akdamlar Mahallesi’nde ikamet eden 82 yaşındaki Ali Özer, tapulu arazisinin bir kısmının orman sınırları içerisinde kalması ve üzerindeki meyve ağaçlarının iş makineleriyle sökülmesi nedeniyle büyük üzüntü yaşıyor. Sivridağ Orman İşletme Şefliği ekipleri tarafından gerçekleştirilen rutin kontroller ve GPS destekli hassas ölçümler sonucunda, Akdamlar Mahallesi’ndeki 20680 ada 1 parselin yaklaşık 2.450 metrekarelik kısmının devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı tespit edildi. Hazırlanan suç tutanağına göre, orman sayılan bu alanda 81 adet zeytin, 6 adet yenidünya (muşmula) ve çeşitli sayılarda portakal, incir, dut, avokado ve nar ağacı olmak üzere toplam 100 adet meyve ağacının dikili olduğu belirlendi. 2025 yılında başlatılan adli süreçte, alanın ‘orman sayılan yerlerden’ olduğu kesinleşmiş kadastro haritalarıyla teyit edildi. İlgili kurumlar, orman alanının işgalden arındırılması ve müsaderesi (el konulması) kararını uygulamaya koydu. 20 Şubat 2026 tarihinde, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı iş makineleri eşliğinde söz konusu alandaki ağaçların söküm işlemi gerçekleştirildi.

​‘30 yıldır buradaydı’

​Yaşanan durum karşısında derin bir üzüntü duyduğunu belirten Ali Özer, arazinin kendisine kayınpederinden kaldığını ve 1990 yılından bu yana buraya emek verdiğini dile getirdi. Karara saygı duyduğunu ancak yöntemin can yakıcı olduğunu ifade eden Özer, duygularını şu sözlerle aktardı: "Bu ağaçlar 30 yıldır buradaydı. Meyve veren zeytinlerin, muşmulaların sökülmesi bizi derinden üzdü. Ben burayı ticari bir menfaat için değil, emek verdiğim için korudum. Keşke etrafı çevrilseydi de ağaçlara dokunulmasaydı. 'Kepçe tut, kendin sök' dediler; ben kıyamadım. Sonrasında iş makineleriyle gelip söktüler. Yazık değil mi, kurt kuş yeseydi" Hukuki sürecin istinaf aşamasında olduğunu belirten Özer, benzer durumların başka vatandaşların başına gelmemesi için sürecin daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu. Kendi yaşından dolayı artık bir arazi beklentisi olmadığını, ancak onlarca yıllık ağaçların bir anda yok olmasının bölge sakinleri üzerinde duygusal bir yük bıraktığını ifade etti.