Bahçeşehir Üniversitesi Pilotaj Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, 1-4 Mart tarihleri arasında günlük ortalama 4 binden fazla uçuş iptali, 19 bin seferde de gecikme olduğunu ifade ederek "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik büyük çaplı hava operasyonları ile İran’ın bölgeye misillemeleri sonucunda Orta Doğu hava sahalarında geniş çaplı kapanmalar ve NOTAM (uçuşa yasak/uyarı) yayınları yaşandı. Bu durum küresel rotalarda ani yeniden planlamalara, binlerce uçuşun gecikmesine veya iptaline ve hava kargosu ile yolcu taşımacılığında ciddi aksamaya neden oldu” diye konuştu.

‘4 BİNDEN FAZLA UÇUŞ İPTALİ’

İnan, "İran, İsrail, Katar ve birkaç Körfez ülkesi ve komşu bölgelerde farklı derecelerde hava sahası kapanmaları raporlanmasının ardından birden fazla ülke geçici olarak hava sahasını kısıtladı. Bu durum birçok uzun menzilli hattın doğrudan geçişini imkânsız hâle getirdi. Çeşitli kaynaklar, birkaç günlük dönemde on binlerce uçuşun etkilendiğini belirtti. Yalnızca 1 Mart günü 3 bin 400 uçuş iptali ve yaklaşık 20 bin gecikme yaşandı. 5 Mart’a kadar günlük ortalama 4 binden fazla iptal, 19 bin gecikme rapor edildi. Bu durum hem yolcu mağduriyetine hem de bağlantı zincirlerinin kırılmasına yol açtı” ifadelerini kullandı.

‘UÇUŞ MALİYETLERİ ARTIRACAK’

İsrail ordusu: Hamas yetkilisi öldürüldü
İsrail ordusu: Hamas yetkilisi öldürüldü
İçeriği Görüntüle

Sürecin Orta Doğu’daki büyük hava yollarını doğrudan etkilediğini de söyleyen İnan, "Körfez taşıyıcıları ile pek çok Avrupalı/Asyalı taşıyıcı rotalarını askıya almak veya yoğun şekilde yeniden planlamak zorunda kaldı. Bazı taşıyıcılar belirli hatlarını tamamen durdurdu. Doha, Dubai, Abu Dabi gibi büyük hub’ların geçici kapanması küresel transit akışını bozdu. Hava sahası riskinin artmasıyla birlikte uçaklar daha uzun rotalar kullanmak zorunda kaldılar. Mesela Asya-Avrupa seferleri için alternatif Kuzey ve Orta Asya rotalarına sapma yaşandı. Bu da yakıt tüketimini, uçuş süresini ve mürettebat maliyetlerini artıracaktır" dedi.

İnan, "Aktif çatışma bölgelerinin yakınında uçuş yapılması sigorta maliyetlerini yükseltecektir. Bazı sigortalar ‘savaş eylemi’ (act of war) sebebiyle kapsamasını sınırlayabilir. Dolayısıyla taşıyıcılar ya ek prim ödemek ya da sigorta dışı riskleri kendileri üstlenmek durumunda kalabilirler. Raporları bu baskının hızlı şekilde arttığını bildiriyor” dedi. Yoğun iptal (re-routing) durumlarının, tüketici hakları ve tazminat taleplerinde artışa sebep olacaktır" diye konuştu.

‘KARGO TAŞIMACILIĞINDA AKSAMALAR OLUYOR’

Dr. Öğr. Üyesi İnan şunları söyledi:

“Özellikle Avrupa–Asya ve Kuzey Amerika–Asya hatlarında aktarmalar etkilendi. Bu sebeple de yüksek değerli ve acil sevkiyatlarda gecikmeler tedarik zincirlerinde aksamaya neden oluyor. Genel olarak 2026'da hava kargo talebinin yüzde 2,6 büyüme öngördüğü bildiriliyordu. Mevcut durum kısa vadede bu büyümeyi aksatabilir veya yönlendirebilir.”

‘BAZI HAVA YOLU ROTALARI, FİYATLAR KALICI OLARAK DEĞİŞEBİLİR’

Dr. İnan, “Eğer Körfez hub’larındaki güvenlik algısı uzun süreli olarak düşük kalırsa, taşıyıcılar, Asya içi, Avrupa kuzey koridoru gibi alternatif aktarma merkezleri geliştirerek uzun vadede hub paterninde kalıcı değişikliklere neden olabilir. Ayrıca daha uzun uçuşlar, artan sigorta primleri, yakıt maliyeti oynaklığı ile taşıyıcılar hizmet fiyatlarına kademeli zam yapabilir veya kârlılık baskısı yaşayabilir. Bu da kalıcı fiyat artışlarına sebep olabilir. Uluslararası sivil havacılık otoriteleri (ICAO, Ulusal Sivil Havacılık Kurulları) yüksek risk dönemlerinde uçuş emniyeti ve NOTAM yönetimini sıkılaştırabilir; standardizasyon talepleri artabilir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA