Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasının 99’uncu duruşmasını takip etmek üzere Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına devam edeceği duruşma öncesinde Özel, açıklama yaptı.
‘NİHAYET SAVUNMA HAKKI DÜNDEN İTİBAREN KULLANILMAYA BAŞLANIYOR’
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "1,5 yılı geçen bir süredir bu günler bekleniyor. Ekrem başkana 1,5 yıldır hak etmediği dünya kadar iftira atıldı. Biliyorsunuz iddianameyi beklerken size defalarca bu Silivri'nin önünde söyledim. 'Biz o iddianameyi bekliyoruz çünkü göreceksiniz bu iftiraların hiçbirisi içinde olmayacak' dedim. Biz iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak için, yargılanmak değil yargılamak için bekliyoruz demiştik. İddianame çıktı. Defalarca saydım burada bir daha söylemeyeyim ama örneğin; KİPTAŞ'tan daireler verildi delegelere denmişti, iddianamede yok. Cep telefonları dağıtıldı demişti, Ekrem İmamoğlu bin 200 cep telefonu, bir tanesi bile yok. İBB'de parkelerin altından para çıktığı görüntüleri söylendi aylarca, bir kuruş bile yok, görüntü yok. Efendim çantaların içinde para taşındı dendi, il başkanımız jammer olduğunu gösterdi, iddianamede jammer olduğu yazıyor, il başkanını doğruluyor, para ifadesi yalan. Efendim kameralar kapatıldı, oralarda paralar pay edildi, başka görüntüler var dendi, asla ve asla hiçbiri ortada yok. Ve bu şartlar altında, bu sefer de mart ayından itibaren 6 aydır yargılamaya yapılıyor, Ekrem başkana söz hakkı yok, haziranda verilmedi, Ağustos'ta verilmedi. Nihayet bugün savunma hakkı dünden itibaren kullanılmaya başlanıyor. Burada olmayan, Ekrem başkanın savunmasını dinlemeye, onun sesini bir şekilde Türkiye'ye duyurmaya devam edeceğiz. O savunmayı okumayan, duymayan, bilmeyen kimse kalmayacak" dedi.
‘ATATÜRK'ÜN KURDUĞU CUMHURİYETİN EN ÖNEMLİ KAZANIMI SANDIKTIR’
Özgür Özel, ”Kimse moralini bozmasın. Elbette zorluklar, güçlükler yaşıyoruz, yaşamaya devam edeceğiz ama asla teslim olmayacağız. Bir de böyle, dünya böyle bir dünya değil. Yani birileri televizyon kapatarak, aday tutuklayarak, parti kapatarak, partinin genel başkanı değiştirerek 86 milyonluk bu koskoca ülkenin iradesini zapt edemez. O irade gelir, seni de önüne alır, katar götürür, alır seni demokrasi dalgası olarak denize döker. Ve en sonunda sular akar, sular durulur, bir bakmışsınız yeniden demokrasi kurulmuş. Böylesine benim bu iktidara önerim şu: Bu tip halkın iradesine kafa tutan işler yapmak yerine halkı anlayan ve demokrasinin seçildiğin zaman gelip seçilmediğin zaman gitme demek olduğunu idrak eden demokrat bir tutum içinde olmaları gerekir. Aksi durum millet tarafından hoş görülmez. Şunu bilsinler; Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin en önemli kazanımı sandıktır. Bu millet canını istiyorsun veriyor, evladını istiyorsun veriyor, parasını alıyor, susuyor ama sandığa el uzattığında o eli hep kırdı, bundan sonra da kıracaktır. Bu iktidar sandığa el uzatmaktadır. Milletin bunlarla olan mücadelesi eninde sonunda başarıya ulaşacaktır. Biz ödememiz gereken bedel neyse onu ödemek üzere dimdik ayaktayız. Kimsenin bundan şüphesi olmasın" diye konuştu.



