Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Aydemir, bu yıl kongrede 209 oturumda 593 bilim insanının konuşmacı olarak yer aldığını, 315 bilimsel bildirinin sunulduğunu belirtti. Uluslararası alandan çok sayıda önemli ismin de katkı sunduğu kongrede, beyin araştırmalarından psikoterapi uygulamalarına, damgalanmadan toplumsal yalıtılmaya kadar geniş bir yelpazede sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Kongrenin en dikkat çekici gelişmelerinden biri, intiharı önlemede ülkeye özgü bir araç geliştirilmesi amacıyla atılan adım oldu. TPD Krize Müdahale ve İntiharı Önleme Çalışma Birimi Üyesi ve İntiharı Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven, Türkiye İntihar Girişimlerine Acil Müdahale Aracı'nın (TİGAMA) geliştirilmesi için Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle gün boyu süren verimli bir çalışma grubu toplantısı gerçekleştirildiğini duyurdu. Dr. Yunus Hacımusalar'ın epidemiyolojik verileri paylaştığı, Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven'in uluslararası örnekleri aktardığı ve Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Daire Başkanı Dr. Gökçen Gündoğmuş'un Bakanlık çalışmalarını anlattığı oturumlarda, bu çabaların kapsamlı bir ulusal intiharı önleme programına dönüşmesi yönündeki beklentiler güçlü bir şekilde dile getirildi.

Toplumsal sorumluluk vurgusu

Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, son dönemde artan şiddet olaylarına, kadın cinayetlerine ve afetlerin yarattığı yıkımlara dikkat çekti. Okullarda yaşanan şiddetin toplumdaki ekonomik ve toplumsal eşitsizliklerin bir aynası olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özdamar Ünal, çözümün yalnızca bireysel yaklaşımlarda değil, kapsayıcı sosyal politikalarda ve güçlendirilmiş kamusal destek sistemlerinde olduğunu ifade etti. Ruh sağlığının yalnızca bireyin değil, içinde yaşanılan toplumun ortak meselesi olduğunun altını çizen Özdamar Ünal, okullardaki psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede koruyucu tedbirlerin etkin uygulanması ve toplum ruh sağlığı merkezlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Ayrıca, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin yalnızca randevu alabilmekten ibaret olmadığını, her bireyin çok disiplinli ve nitelikli hizmete ulaşmasının hak olduğunu belirtti.

Tavşan Yüreği zeytini COP31 ile dünya vitrininde
Tavşan Yüreği zeytini COP31 ile dünya vitrininde
İçeriği Görüntüle

Bilim özgür olmadan sağlık olmaz

TPD Merkez Yönetim Kurulu Eğitim Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Şahabettin Çetin, toplumun ruh sağlığını korumanın ön koşulunun gerçeği bilmek ve bilimsel bilgiyi özgürce paylaşmak olduğunu dile getirdi. Pandemi sürecinde yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini belirten Dr. Çetin, bilimsel bilginin hedef alınmasının ve toplumsal bilgi paylaşımına getirilen engellerin kaygıyı ve güvensizliği beslediğini, bu nedenle hekimler ve meslek örgütleri için gerçeği savunmanın etik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Dernek açıklamasında, son dönemde bazı operasyonlar ve söylemler üzerinden LGBTİ+ bireylerin hedef hâline getirilmesinin insan hakları açısından ağır bir geri gidiş olduğuna dikkat çekildi. Çeşitliliğin toplumun en kıymetli zenginliği olduğu hatırlatılarak, devlet kurumlarının ayrımcılığı körüklemek yerine dezavantajlı grupların haklarını korumakla yükümlü olduğu ifade edildi. Ayrımcılığın, bireylerin ruhsal yükünü artırmakla kalmayıp tedavi ve iyileşme süreçlerinin önünde de en büyük engellerden birini oluşturduğu yinelendi.

Şiddet söylemi ve etik sorumluluk

TPD Medya Kurulu Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Kaya, medyanın günümüzde kitlelerin zihnini biçimlendiren hegemonik bir araca dönüştüğünü belirtti. Medyada yer alan şiddet içerikli haberlerin ve görsel malzemelerin izleyiciler üzerinde “ekran travması” yarattığını, şiddeti meşrulaştıran ve sıradanlaştıran bir dilin toplumsal ruh sağlığını derinden sarstığını ifade etti. Prof. Dr. Kaya, medya çalışanlarına ve sosyal medya kullanıcılarına yönelik önerilerde bulunarak haberlerin hak odaklı bir yaklaşımla, etik ilkelere uygun, şiddeti övmeyen ve mağdurları yeniden travmatize etmeyen bir dille kaleme alınması gerektiğini önemle vurguladı. Kongrenin sonunda, bilimsel temelli, insan haklarına dayalı ve toplumun tüm kesimlerini kucaklayan ruh sağlığı politikalarının hayata geçirilmesi gerektiği yinelendi. Türkiye Psikiyatri Derneği, bir sonraki buluşma olan 63. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde buluşmak üzere çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü kamuoyuna ilan etti.

Muhabir: Esra ALTUNKES