Antalyaspor’un başına geçen Sami Uğurlu, futbol felsefesini oyunu rakip sahaya yıkan, cesaret temelli bir yapı üzerine kuruyor. Uğurlu’nun tercih ettiği oyun düzeninde savunma geride bekleyen değil, oyunu önde kabul eden bir rol üstleniyor. Genellikle 4-3-3 ofansif dizilişi benimseyen tecrübeli çalıştırıcı, kanatları aktif kullanan, merkezde ise sürekli hareket halinde olan bir orta saha kurgusu oluşturuyor. Kısa ve dikine paslarla oyunun hızını artırmayı amaçlayan bu sistemde temel hedef, rakip savunma yerleşmeden pozisyon üretmek. Uğurlu’nun futbolunda topa sahip olmak kadar, topu ne kadar hızlı ve doğru kullandığınız da büyük önem taşıyor.

Maestro, Alanyaspor'a geri döndü
Maestro, Alanyaspor'a geri döndü
İçeriği Görüntüle

Baskı ve pres
Sami Uğurlu’nun oyun planında en dikkat çeken unsurlardan biri ön alan baskısı. Rakibin savunmadan rahat çıkmasına izin vermeyen bu anlayışta, hücum hattı savunmanın ilk kademesi olarak görev yapıyor. Top kaybı sonrası hızlı reaksiyon, Uğurlu’nun takımlarında vazgeçilmez bir prensip olarak öne çıkıyor. Bu sayede rakip sürekli baskı altında tutulurken, kazanılan toplarla hızlı hücumlar geliştirilmesi hedefleniyor. Antalyaspor açısından bu yapı, son dönemde eleştirilen durağan ve temposuz oyun görüntüsünün yerine daha agresif, daha istekli ve daha mücadeleci bir kimlik anlamına geliyor. Elbette bu sistem, yüksek fizik kondisyon ve saha içi disiplin gerektiriyor ancak Uğurlu’nun risk almaktan çekinmeyen futbol anlayışı bu modeli bilinçli şekilde tercih ettiğini gösteriyor.

Kanıtlanmış model
Uğurlu’nun oyun bilgisinin en güçlü dayanağı ise daha önce görev aldığı takımlarda elde ettiği sonuçlar. Özellikle Kasımpaşa döneminde sınırlı imkanlara rağmen yakalanan puan ortalaması ve oynanan cesur futbol, bu anlayışın sahaya yansıdığını ortaya koydu. Takımlarının yüksek tempolu, skora oynayan yapısı ve rakibi hataya zorlayan pres gücü, Uğurlu’nun sisteminin sürdürülebilir olduğunu gösteren önemli örnekler arasında yer aldı. Antalyaspor’da da beklenti, bu oyun bilgisinin kısa sürede takıma aktarılması ve sahada net bir kimlik ortaya konması yönünde. Kırmızı-beyazlı ekipte yeni dönemde hedeflenen yapı, oyunu izleyen değil oyunu yönlendiren, skordan bağımsız olarak her maçta mücadele gücünü hissettiren bir takım oluşturmak olacak.

Muhabir: GÜRKAN BALCI