Antalya’nın ticari ve ekonomik hayatının kalbinin attığı Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimlerinin ardından sular durulmuyor. Seçim sürecinin ardından iş insanı Ali Yılmaz’a atfedilen ve kamuoyunda tartışmalara yol açan ifadeler, iş dünyasında ve sivil toplum kuruluşlarında büyük bir rahatsızlık yarattı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Diyarbakırlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANTDİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Murat İnanç, kullanılan dilin toplumsal vicdanı derinden yaraladığını belirtti. Başkan İnanç, "Antalya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin ardından iş insanı Ali Yılmaz’a atfedilen ‘Artık ATSO adını Kürtso olarak değiştirmeyi başardılar’ sözleri tam da bu nedenle üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir. Bir seçimde istediğiniz sonucu alamamış olabilirsiniz. Desteklediğiniz insanlar kazanamamış, yürüttüğünüz strateji beklediğiniz karşılığı bulmamış olabilir. Bunların hepsi demokratik hayatın içinde yaşanabilecek şeylerdir” ifadelerini kullandı.
Kimliği alay konusu yapmak
İnsanın asıl sınavının kazandığında değil, kaybettiğinde başladığına dikkat çeken İnanç, bir seçimi kaybetmenin siyasi veya ticari bir sonuç olduğunu, ancak bir topluluğun kimliğini alay konusu yapmanın derin bir toplumsal sorumluluk meselesi olduğunu ifade etti. ATSO’nun adının farklı bir anlam yüklenerek anılmasının kabul edilemez olduğunu belirten İnanç, eleştirilerin etnik kimlikler üzerinden değil, somut kararlar ve davranışlar üzerinden yapılması gerektiğini kaydetti. Kürt vatandaşların haklarına ve eşit yurttaşlık bilincine vurgu yapan ANTDİSİAD Başkanı Timur Murat İnanç, hiç kimsenin bu ülkenin tapusunu cebinde taşımadığını ve başkasının bu ülkeye ait olup olmadığını belirleme yetkisine sahip olmadığını dile getirerek, “Kürt olmak, bir kurumda bulunmanın ayıbı değildir. Kürt vatandaşlarımızın oy vermesi, aday desteklemesi, iş kurması, üretmesi ve temsil edilmesi kimsenin lütfuna bağlı değildir. Bu insanların da diğer bütün vatandaşlar gibi eşit yurttaşlık hakları vardır" dedi.
‘İnsan onuruna saygısızlık’
İş dünyasındaki başarının ve istihdam yaratmanın kıymetli olduğunu, ancak ekonomik gücün hiç kimseye başkalarının kimliği hakkında hüküm verme ayrıcalığı kazandırmayacağını belirten İnanç, iş insanlarının kullandığı dilin toplumsal etkilerine dikkat çekti. İş dünyasında güvenin temelinin yalnızca sermaye olmadığını vurgulayan İnanç, dürüstlük, adalet, saygı ve insanlara eşit yaklaşabilmenin de güvenin en önemli parçaları olduğunu ifade etti. Antalya’nın farklı kültürleri, renkleri ve kimlikleri bir arada barındıran ortak bir şehir olduğunun altını çizen İnanç, açıklamasını, "Sayın Ali Yılmaz, bir seçimde kaybetmiş olabilirsiniz. Fakat hiçbir seçim sonucu, insanları kökenleri üzerinden incitmenin gerekçesi olamaz. Antalya'nın ihtiyacı, birbirine kimlik soran insanlar değil; birbirine güvenen, üreten ve aynı geleceğe emek veren insanlardır. Bu şehirde Kürt de Türk de, başka kökenlerden gelen insanlar da eşit onurla yaşamalıdır. Bir insanın gerçek büyüklüğü, kendisinden farklı olanı ne kadar küçültebildiğiyle değil, onunla aynı haklara ve aynı onura sahip olduğunu ne kadar içten kabul edebildiğiyle ölçülür” cağrısıyla ile tamamladı.



