Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, okullarda giderek tırmanan şiddet olaylarına, güvenlik zafiyetlerine ve eğitimdeki yapısal krizlere dikkat çekerek tüm siyasi partilere, sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına ortak mücadele çağrısında bulundu. Özbay, güvenli okulun çocuklarımızın hakkı, sağlıklı eğitimin ise kamunun sorumluluğu olduğunu vurguladı. Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Genel Başkanı Kadem Özbay, okullarda artış gösteren şiddet olayları ve eğitim sisteminde derinleşen sorunlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Her sabah milyonlarca velinin çocuklarını geleceğe hazırlamak amacıyla okula uğurladığını belirten Özbay, günümüzde ailelerin en büyük endişesinin çocuklarının eve sağ salim dönüp dönememesi olduğunu vurguladı. Hiçbir velinin çocuğunu okula gönderirken endişe duymaması gerektiğini ifade eden Özbay, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin acilen teminat altına alınması gerektiğini söyledi. Okullarda yaşanan şiddet vakalarının sadece bireysel olaylar olarak görülemeyeceğinin altını çizen Kadem Özbay, eğitimdeki şiddeti toplumda tırmanan eşitsizlik, adaletsizlik ve güvensizlik ortamından ayrı tutmanın mümkün olmadığını belirtti. Şiddetin hem failinin hem de mağdurunun çocuklar olduğuna dikkat çeken Özbay, okulların bugün güven, aidiyet ve gelecek umudu veren kamusal işlevinden giderek uzaklaştığını ve bu durumun ağır bir toplumsal krize dönüştüğünü ifade etti.

'Komisyonlar korumaya yetmedi'
İktidarın eğitimdeki yapısal sorunları çözmek yerine üzerini örtecek gündemler oluşturduğunu savunan Eğitim-İş Genel Başkanı, TBMM çatısı altında defalarca komisyonlar kurulduğunu ve raporlar hazırlandığını hatırlattı. Ancak sadece rapor hazırlamanın veya komisyon kurmanın çocukları korumaya yetmediğini dile getiren Özbay, uzun yıllardır ülkeyi yöneten anlayışın okulların temel ihtiyaçlarına yeterli kaynak ayırmadığını ve yaşanan şiddetin siyasi sorumluluğunu üstlenmekten kaçındığını dile getirdi. Eğitim-İş olarak hazırladıkları bilimsel ve kapsamlı rapor doğrultusunda çözüm yollarını net bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Özbay, acilen atılması gereken adımları paylaştı. Öğretmenlerin toplumdaki saygınlığı ve mesleki otoritesinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özbay, kalabalık sınıf ve okul ortamlarına son verilmesini, okullara yeterli sayıda rehber öğretmen atanarak güçlü bir psikososyal destek sistemi kurulmasını istedi. Ayrıca her okulda kadrolu, eğitimli ve uzman güvenlik görevlilerinin istihdam edilmesi gerektiğini, her çocuğa okulda ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sağlanmasının şart olduğunu, sanat, spor ve sosyal etkinliklerle çocukların okula olan aidiyet duygusunun pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yaşanan son saldırıların ardından çeşitli siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve derneklerle temas kurduklarını açıklayan Kadem Özbay, kurumsal ziyaretlerin önümüzdeki günlerde de süreceğini belirtti. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin yaşam hakkını savunmak için tüm demokratik kitle örgütlerini yan yana gelmeye davet eden Özbay, her saldırının ardından aynı açıklamaları duymaktan yorulduklarını ancak mücadele etmekten asla yorulmayacaklarını vurguladı. Özbay, bu meselenin hepimizin meselesi olduğunu belirterek çocukların güvenli, eşit ve gelecek vaat eden bir eğitim alması için sesin birlikte yükseltilmesi çağrısında bulundu.



