Her çiçek vazoda güzeldir ancak her çiçek tabakta güvenli değil. Yenilebilir çiçekler; toksik madde içermeyen, organik yöntemlerle (pestisit kalıntısı olmadan) yetiştirilen ve aromasıyla yemeklere değer katan bitkiler olarak tanımlanıyor. Bu çiçekler sadece süs değil; aynı zamanda salatalarda, tatlılarda, içeceklerde ve ana yemeklerde vitamin, mineral ve antioksidan deposu olarak kullanılıyor. Akdeniz ikliminin sunduğu avantajla Antalya, Türkiye’nin yenilebilir çiçek deposu haline gelmiş durumda. İşte kentin mutfak kültüründe ve profesyonel şeflerin tabaklarında sıkça karşımıza çıkan o türler ise şunlar: “Kabak çiçeği, hafif ve tatlımsı meşhur dolması yapılır, kızartılır. Latin çiçeği (Nasturtium), hardalsı ve hafif acı salatalar ve et yemekleri. Hercai menekşe, yumuşak ve çimensi pasta süslemeleri, kokteyller. Lavanta parfümsü ve yoğun kurabiyeler, dondurmalar, çaylar. Gül tatlı ve aromatik reçeller, şerbetler ve sütlü tatlılar. Boraj (Hodan Çiçeği), salatalık tadında içecekler ve taze salatalar.”
‘Her çiçeği koparıp yemeyin!’
Uzmanlar görülen her çiçeğin yenmemesi gerektiği konusunda altını çizerek, "Yol kenarındaki veya parklardaki çiçekler ilaçlanmış olabilir ya da yapısal olarak zehirli türlerle karıştırılabilir. Yenilebilir çiçekler mutlaka bu amaçla üretim yapan profesyonel seralardan temin edilmelidir" diye uyarıyor. Antalya'daki beş yıldızlı otellerin mutfaklarında başlayan bu trend, sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla evlere de girmeye başladı. Özellikle C vitamini ve yüksek antioksidan içerikleri, bu renkli tabakları sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda sağlıklı bir seçim haline getiriyor.