Arabesk müziğin tanınmış isimlerinden Güllü olarak bilinen Gül Tut'un 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katından düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili davada karar açıklandı. Türkiye'nin uzun süre gündeminde kalan olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında annesini öldürdüğü suçlamasıyla tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter, 9 Ekim 2026 Cuma günü Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Savcılığın ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanan Gülter, suçlamaları reddederek annesinin ölümünden sorumlu olmadığını savundu. Tarafların beyanlarını, tanık anlatımlarını ve dosyadaki delilleri değerlendiren mahkeme heyeti, Gülter'in kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmesine karar verdi.
Olay gecesi neler yaşandı?
52 yaşındaki sanatçı Gül Tut, 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki evinde hayatını kaybetti. Soruşturma dosyasına göre sanatçı, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e ait odanın penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştü. Olay sırasında evde Güllü'nün kızı ile onun arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Sanatçının ölümünden önce evde müzik dinlendiği, birlikte dans edildiği ve Güllü'nün bir süre sonra kızının odasına geçtiği belirlendi. Olayın ardından sağlık ve polis ekipleri adrese sevk edilirken, sanatçının hayatını kaybettiği tespit edildi. Başlangıçta yüksekten düşme olarak değerlendirilen olayın meydana geliş şekline ilişkin şüpheler üzerine Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı soruşturma başlatıldı.
Otopsi raporu incelendi
Güllü'nün ölümünün ardından yapılan otopsi ve toksikoloji incelemeleri soruşturma dosyasına dahil edildi. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, sanatçının kanında 3,53 promil alkol bulunduğu tespit edildi. İncelemelerde bazı ilaç etken maddelerine rastlandığı ancak bunların zehirlenmeye neden olacak düzeyde olmadığı belirtildi. Ölümün yüksekten düşmeye bağlı kafa ve omurga kırıkları, iç organ yaralanmaları, beyin kanaması ve iç kanama sonucunda meydana geldiği değerlendirildi. Soruşturma makamları, yalnızca tıbbi bulgularla yetinmeyerek olayın kaza mı yoksa dışarıdan bir müdahale sonucunda mı gerçekleştiğini araştırdı. Bu kapsamda evin fiziki yapısı, pencerenin konumu, düşme yüksekliği, dijital kayıtlar ve olay sırasında evde bulunan kişilerin ifadeleri birlikte incelendi.
Kızı aralık ayında tutuklandı
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in yanı sıra Sultan Nur Ulu, Ulu'nun babası Arif Ulu ve iki kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Gülter, 12 Aralık 2025 tarihinde kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, diğer üç kişi savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Gülter'in eski nişanlısı Kervan E. de kasten öldürmeye azmettirme şüphesiyle gözaltına alındı. Kervan E. hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü uygulanarak serbest bırakılmasına karar verildi. Tuğyan Ülkem Gülter ise yargılama süreci boyunca hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
İddianamede dikkat çeken ayrıntılar
Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame, Ağustos 2026'da Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcılık, olay gecesine ait kamera ve ses kayıtları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları, telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Dosyada Tuğyan Ülkem Gülter'in annesiyle yaşadığı anlaşmazlıklara ilişkin yazışmalar da yer aldı. Tanıkların bir bölümü, Gülter'in olaydan önce annesini öldürmeye yönelik ifadeler kullandığını ileri sürdü. Savcılık, bu anlatımlarla birlikte olay öncesindeki gelişmelerin değerlendirilmesini istedi. İddianamede ayrıca sanatçının düşmesinden hemen önce duyulduğu belirtilen bazı seslerin İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği aktarıldı. Bilirkişi değerlendirmesinde kayıtlardaki genç kadın sesinin Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olabileceği yönünde kanaat bildirildi. Savcılık, bütün bu bulgulara dayanarak Gülter'in tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Sultan Nur Ulu'nun ifadesi
Davanın en önemli aşamalarından birini olay sırasında aynı odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun açıklamaları oluşturdu. Soruşturmanın ilk döneminde Güllü'nün pencereden düştüğünü anlatan Ulu, daha sonra verdiği ifadelerde Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini pencereden attığını öne sürdü. Yargılama sırasında da bu iddiasını tekrarlayan Ulu, odada müzik eşliğinde eğlendiklerini, bir süre aynaya baktığını, başını çevirdiğinde ise Gülter'in annesini bacaklarının üst kısmından kavrayarak pencereden attığını gördüğünü söyledi. İlk ifadesinde yaşananları anlatmamasını korktuğu gerekçesiyle açıklayan Ulu, cenaze günü kendisine tehdit içerikli sözler söylendiğini de iddia etti. Tuğyan Ülkem Gülter ise arkadaşının daha sonra değişen ifadelerini kabul etmediğini belirterek kendisine iftira atıldığını savundu. Sultan Nur Ulu hakkında, soruşturmanın önceki aşamalarındaki beyanları nedeniyle yalan tanıklık suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle ayrı dava açıldı.
İlk duruşmada neler söylendi?
Davanın ilk duruşması 1 Ekim 2026 tarihinde Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Mahkemede savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter, olay günü arkadaşı Sultan Nur Ulu ile dışarı çıktıklarını, eve döndükten sonra annesiyle vakit geçirdiklerini ve gecenin ilerleyen saatlerinde birlikte müzik dinlediklerini anlattı. Annesinin daha sonra odaya geldiğini, bir süre birlikte oynadıklarını belirten Gülter, sanatçının düşme anında arkasının dönük olduğunu savundu. Gülter, odadan gelen ani bir ses üzerine arkasını döndüğünde annesini göremediğini, ardından Sultan Nur Ulu ile aşağıya koştuklarını ifade etti. Savunmasında annesinin alkol kullandığını, daha önce de dengesini kaybederek düştüğü durumlar yaşandığını ileri sürdü. Dosyadaki mesajlaşmalarda annesine yönelik kullandığı ağır ifadeler de kendisine soruldu. Gülter, annesiyle zaman zaman tartıştıklarını ancak daha sonra ilişkilerinin normale döndüğünü söyledi.
Ailesi de dinlendi
İlk duruşmada Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter ile ablası Kader Tut'un açıklamaları da dosyaya girdi. Sanatçının oğlu, olay gecesi ablasının kendisini arayarak annelerinin düştüğünü söylediğini, bunun üzerine Çınarcık'a gittiğini anlattı. Annesinin ölümünde sorumluluğu bulunan herkesten şikayetçi olduğunu belirten Gülter, evdeki güvenlik kamerası kayıtlarına erişim konusunda polis ekiplerine yardımcı olduğunu ifade etti. Güllü'nün ablası Kader Tut ise kardeşinin ölümünün kaza ya da intihar olduğuna inanmadığını söyledi. Duruşmada dinlenen diğer tanıkların anlatımlarının ardından cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Tuğyan Ülkem Gülter'in tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmesini talep etti. Mahkeme, taraf avukatlarının savunma hazırlamak için süre istemesi üzerine duruşmayı 9 Ekim'e erteledi.
Karar duruşmasında gergin anlar
9 Ekim Cuma günü görülen ikinci duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter, kardeşi Tuğberk Yağız Hamza Gülter, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temsilcisi ile taraf avukatları hazır bulundu. Sanatçının ablası Kader Tut'un avukatı, dosyadaki mesajlaşmalara dikkat çekerek sanığın annesine yönelik kullandığı ifadeleri mahkemeye hatırlattı. Müşteki vekili ayrıca olay gecesinde açılan müziğin ve ses kayıtlarının, sanatçının bulunduğu odaya yönlendirilmesi bakımından değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı ise dosyadaki tanık anlatımlarının çelişkili olduğunu, özellikle Sultan Nur Ulu'nun açıklamalarının ses kayıtlarıyla örtüşmediğini ileri sürdü. Savunma kapsamında olay gecesine ilişkin çeşitli kayıtlar mahkemeye sunulurken, Güllü'nün farklı tarihlerde kaydedilmiş görüntülerindeki sesleri de dinletildi. Bu sırada sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile kardeşi Tuğberk Yağız Gülter'in gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
Son savunmasında suçlamaları reddetti
Karar öncesinde son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, annesini öldürdüğü yönündeki suçlamaları bir kez daha kabul etmedi. Yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduğunu belirten Gülter, annesiyle zaman zaman tartışmalar yaşadıklarını ancak aralarında anne-kız ilişkisi bulunduğunu anlattı. Mahkemede kendisine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Gülter, olayın ardından kamuoyunda suçlu ilan edildiğini ileri sürdü. Annesinin düşmesini görmediğini, görmesi halinde müdahale etmeye çalışacağını ifade eden Gülter, Sultan Nur Ulu'nun aleyhindeki açıklamalarını da reddetti. Mahkemede zaman zaman ağlayan Gülter, annesini kaybetmenin yanı sıra hakkındaki suçlamalar nedeniyle ağır bir süreç geçirdiğini dile getirdi. Kendisini mağdur olarak gördüğünü belirten Gülter, özellikle kızının bu olaydan etkilenmesinden duyduğu endişeyi ifade etti.
Mahkeme hükmünü açıkladı
Tarafların son beyanlarını ve savunmalarını tamamlamasının ardından karar için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından hükmünü açıklayan Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Tuğyan Ülkem Gülter'in kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede suçun tasarlayarak işlendiği ileri sürülmüş olsa da açıklanan mahkeme hükmünde kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme nitelendirmesi yer aldı. Böylece Güllü'nün ölümünün ardından başlatılan soruşturmayla açılan davada ilk derece mahkemesi kararını vermiş oldu. Bununla birlikte mahkemenin açıkladığı hüküm, kanun yolu incelemelerinin tamamlanması anlamına gelmiyor. Kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin ayrıca doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Güllü kimdir?
Asıl adı Gül Tut olan Güllü, 15 Ekim 1973 tarihinde İstanbul'un Kasımpaşa semtinde dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenen sanatçı, henüz 15 yaşındayken düğün salonlarında sahne almaya başladı. Özellikle 1990'lı yıllarda Kasımpaşalı Güllü adıyla tanınan sanatçı, Roman havaları ile arabesk ve fantezi müzikte geniş dinleyici kitlesine ulaştı. 1994 yılında yayımlanan Oyuncak Gibi albümüyle dikkat çeken Güllü, ardından Yalan Sevgiler, Değmezmiş Sana, Kırılırım ve Zalim Yar gibi albümlere imza attı. Müzik kariyeri boyunca birçok sevilen şarkı seslendiren sanatçı, iki çocuk annesiydi. 26 Eylül 2025'te 52 yaşında hayatını kaybeden Güllü'nün ölümüyle ilgili gelişmeler, bir yılı aşkın süredir Türkiye gündeminde yer alıyor.




