TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis Tören Salonu'nda Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Kurtulmuş, "Duamız ve temennimiz bu ramazan ayının başta ülkemiz olmak üzere bütün Müslüman alemine ve insanlığa hayırlar, bereketler ve esenlikler getirmesidir. İnşallah ramazan ayı var olan sıkıntıların hızlı bir şekilde çözülmesinin vesile olur. Ancak bu temennimizle birlikte karşı karşıya kaldığımız fiili realite ise bambaşka bir iklimi ortaya koyuyor. Şu anda biz burada iftarımızı açarken başta Gazze olmak üzere dünyanın birçok yerinde maalesef Müslümanlar; zorluklarla, baskılarla, zulümlerle hatta büyük yokluklar ile sofralarında iftarlarını açmak durumunda kalıyor. Sofralarda ne yemelerinden ziyade sağlık, afiyet ve güvenlikleri bile olmayan yüz milyonlarca Müslüman bulunuyor" ifadelerini kullandı.

'KURUMSAL YAPILARIN YERLE BİR OLDUĞU BİR DÖNEME GİRMİŞ BULUNMAKTAYIZ'

Küresel sistemde yaşanan krizlerin artacağını ve dünyanın kaotik bir ortamın içerisine sürükleneceğini belirten Kurtulmuş, "Bu sürecin başında olduğumuzu ifade etmemiz lazım. Öncelikle şunu görüyoruz ki; küresel sistemdeki uluslararası kurumlar yok oldu. Hiçbir uluslararası kurumun işe yaramadığı, görevi olan alanlardaki sorunları çözme kabiliyetinin kalmadığı ayan beyan ortadadır. Yüzlerce örnek olay anlatmaya gerek yok. Amerika ve İsrail, İran'a saldırıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu (BMGK) toplanıyor ancak toplanıp toplanmadığından dünyanın bile haberi yok. Toplansa ne, toplanmasa ne? BMGK'nın aslında hiçbir anlam ifade etmiyor ve sadece kağıt üzerinde bir kurumdan ibaret hale geliyor. Adamın birisi kalkıyor ve diyor ki, 'Ben bu sabah şu ülkenin gümrük vergilerini bu kadar artırdım.' Hani Dünya Ticaret Örgütü vardı. Dünya ticaretini denetleyecek bir kurum vardı, o kurum yerlerde sürünüyor. Bir başkası ise kalkıp UNESCO'ya saldırıyor, buna karşın yapılacak hiçbir tedbir yok. Filistin'de mülteciler için kurulan okul bombalanıyor, ilgili BM kurulundan ses çıkmıyor. Hatta BM Genel Sekreteri, Gazze'nin kapısında bekletiliyor. Netice itibariyle hemen hemen tüm kurumların fonksiyonsuz hale geldiği, hiçbir görevini yerine getiremediği, kurumsal yapılarının yerle bir olduğu bir döneme girmiş bulunmaktayız" diye konuştu.

Irak'taki ABD vatandaşlarına acil tahliye çağrısı
Irak'taki ABD vatandaşlarına acil tahliye çağrısı
İçeriği Görüntüle

'ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM KRİZLERLE DOLU OLACAK'

Kurtulmuş, uluslararası ilişkilerin genel kabul gören terminolojinin yerle bir edildiğini ve 'orantılılık', 'insani ara', 'meşru müdafaa', 'önleyici saldırı' kavramlarının yok olduğunu ekledi. Kurtulmuş, "Önümüzdeki dönem daha zor, karmaşık, kaotik ve krizlerle dolu olacak. Bu süreçte özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyanın, dünyanın en zor bölgesi olduğu bir kere daha ortadadır. Türkiye olarak bölgemizdeki bütün gelişmeleri yakından takip ederek, savaş çığırtkanlığı yapmadan, krizden ve kaostan beslenen seslere itibar etmeden barışı, adaleti, esenliği, dengeyi ve istikrarı ortaya koyacak fikirlerimizi her platformda anlatmaya devam edeceğiz. Ancak bunları dahi yapabilmemiz için Türkiye olarak güçlü olmamız, ayağımızı yere sağlam bir şekilde basmamız lazım. Güçlü olmak için bütün imkanlarımızı seferber etmek ve en iyi şekilde istifade etmek zorundayız. Bir ülkenin güçlü olması ile ilgili onlarca alan sayılabilir ama bizim gibi bir ülkenin güçlü olabilmesi için ilk sırada toplumsal ve milli dayanışma gelmektedir. Yani saflarımızı sık tutarsak, aramızdaki kardeşliği tahkim eder ve ebedileştirirsek, var olan farklılıklarımızı ayrışma vesilesi yerine birlik, beraberlik ve güç vesilesi olarak kabul edersek içeride toplumsal birliğimizi çok güçlü bir şekilde kurabiliriz" dedi.

'KOMİSYON RAPORU BİR YOL HARİTASIDIR'

'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları ve kamuoyu ile paylaştığı rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Komisyon raporu son değildir. Bu rapor Türkiye'nin ilk yüzyılının en zor sorunu olan meselenin çözülebilmesi için ortaya konulmuş bir yol haritasıdır. İnşallah o yol haritasında dile getirilen konular en kısa süre içerisinde gerçekleştirilir. Terör örgütü bütünüyle silahlarını teslim ederek ve kendisini feshettiğini açıkça ortaya koyar ve bu süreç problemsiz bir şekilde ilerler ve Türkiye bir daha bu konu üzerinden içi karıştırılmaya çalışılan, bedel ödettirilmeye çalışılan, bölünmek ve parçalanmak istenen bir ülke olmaktan çıkarılır. Milli iradenin kalesi olan TBMM, katılan partilerimizin tamamının ortak görüşüyle böylesine bir sorumluluğu üstlenmiş, siyaset görevini yerine getirmiştir. Onun için diyorum ki; bu zor meselede bir araya gelmiş ve çözüm üretebilen TBMM, bundan sonraki süreçlerde de Türkiye'nin zor sorunlarını çözebilmek için hem bilgiye, beceriye, birikime ve siyasi kararlılığa sahiptir ve bu istikamette yürüyecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: DHA