Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) tarafından düzenlenen iftar programı, IC Hotels Santai’de gerçekleştirildi. IC Hotels Santai Executive Chef’i Murat Bayraktar’ın hazırladığı “Coğrafi İşaretler ve Yöresel Lezzetler (Antalya)” sunumunun da yapıldığı gecede, turizm sektörü temsilcileri aynı sofrada buluştu. Programda Antalya’nın yöresel lezzetleri davetlilere sunulurken, sektörün geleceğine ilişkin önemli mesajlar da verildi. İftar programında konuşan POYD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saatçioğlu, dernek olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Saatçioğlu, turizm eğitimi ve akademik iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirterek, Süleyman Demirel Üniversitesi ile 14 derslik bir program başlattıklarını söyledi. Bu derslerin her Cuma günü 14.00 ile 16.30 saatleri arasında zorunlu katılım esasına göre gerçekleştirildiğini ifade etti. Saatçioğlu ayrıca, Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi, Kilis’te 7 Aralık Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi ile iş birliği protokolleri imzaladıklarını belirtti. Önümüzdeki ay Batman ve Mardin üniversitelerine ziyaret gerçekleştirmeyi planladıklarını söyleyen Saatçioğlu, Kapadokya Üniversitesi ile de iş birliği protokolü imzaladıklarını kaydetti. Kapadokya Üniversitesi’nin Turizm Bakanlığı nezdinde resmi akademik danışman konumunda olduğunu belirten Saatçioğlu, “POYD’un akademik araştırmaları için de resmi üniversitemiz olmuş oldu. Yönetim Kurulu üyelerimiz Mehmet Bahar ve Alper Karakaş’a teşekkür ediyorum” dedi. POYD’un kuruluş yıl dönümüne de değinen Saatçioğlu, 23 Mart’ta derneğin 34’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacaklarını ve bu kapsamda POYD Ormanı’nda da bir etkinlik düzenlemeyi planladıklarını ifade etti.
‘Sadece bir sektör değildir’
Konuşmasında Ramazan ayının önemine de değinen Saatçioğlu, “Değerli meslektaşlarım, kıymetli dostlarım; bu anlamlı ve güzel ayda sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Hepimiz biliyoruz ki Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve gönüllerin bir olduğu özel bir aydır. Biz turizmciler de aslında her gün insanları bir araya getiren büyük sofralar kuran bir sektörüz. Dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimizi aynı masada buluştururuz, kültürleri yakınlaştırırız ve dostluklar kurarız. Bu yüzden turizm sadece bir sektör değildir; aynı zamanda barışın ve anlayışın da dilidir” ifadelerini kullandı.
‘Zorlukları birlik içinde aştık’
Son dönemde Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere de değinen Saatçioğlu, turizm sektörünün geçmişte birçok krizle mücadele ettiğini hatırlatarak, “Ne yazık ki son günlerde Orta Doğu’da yaşanan savaşlar ve gerginlikler hepimizi endişelendiriyor. Ancak geçmişte de çok daha büyük krizlerden geçtik. Pandemiyi yaşadık, depremler yaşadık, ciddi ekonomik dalgalanmalar gördük ve farklı jeopolitik krizlerle karşılaştık. Ama her defasında dirayetle, sabırla ve birlik içinde bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardık. Çünkü biz turizmciler hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık. Bizim işimiz insanları bir araya getirmek, dünyaya dostluk ve misafirperverlik göstermektir” dedi.Sektörde birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Saatçioğlu, “Yeter ki sektör olarak birlik ve beraberlik içinde olalım. Sektörümüzde istihdamı sağlayalım ve aynı hedef için yürüyelim. İnanıyorum ki bu süreci de en kısa zamanda geride bırakacağız. Antalya 2026’da hedeflediğimize ulaşacak ve turizmde istihdamı sağlayacağız” şeklinde konuştu.
Deprem bölgesine kitap köprüsü
Konuşmasında Hatay depremine de değinen Saatçioğlu, “Hepimizin bildiği gibi Hatay’da yaşanan büyük deprem hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Ancak böyle zor zamanlarda dayanışma ve paylaşmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.’Ülkem Okuyor’Derneği tarafından Hatay’daki konteyner kentte kurulan kütüphane projesine POYD olarak kitap desteğinde bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Saatçioğlu, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Saatçioğlu, başta Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Ergün olmak üzere projeye katkı sunan gazeteci ve araştırmacı Mesut Yar’a da teşekkür ederek, “Mesut Yar yıllar boyunca büyük bir özenle biriktirdiği yaklaşık 1000 kitabını bağışlayarak bu kütüphaneye çok değerli bir katkı sağlamıştır” dedi. Programın sonunda IC Hotels Santai Executive Chef’i Murat Bayraktar ve ekibi tarafından hazırlanan Antalya’nın yöresel lezzetleri davetlilere sunuldu. Saatçioğlu, iftar sofrasının hazırlanmasında emeği geçen tüm ekibe teşekkür ederek, Ramazan ayının sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni etti. ‘Ülkem Okuyor’projesi hakkında bilgi vermek üzere Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Hava Aydanur Ertuğrul’u sahneye davet etti. Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, Hatay enkazında bir çocuğa verdiği sözü dev bir iyilik hareketine dönüştürdü. 21 okul ve 8 ev ile yüzlerce çocuğun hayatına dokunan dernek, sektör temsilcilerinin katkılardı ile şimdi depremzede çocukları Antalya’da ağırladı. Derneğin kuruluş sürecini ve yaşadıklarını anlatan Yönetim Kurulu Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, duygularını, “6 Şubat’ta Hatay’daki yavrularımızın yardımına koştuğumuzda, enkazdan çıkan bir evladımızın ‘Kitaplarım enkazda kaldı’ diye ağladığını gördüm. O an ona, ‘Sen üzülme, ben sana kitap olurum’ dedim. Bu sadece bir teselli cümlesi değil, yeni bir başlangıcın ilk adımıydı. O günden beri bu sözün peşinden gidiyoruz. Kitapları ve hayalleri enkaz altında kalan her çocuğun hayatına dokunmak için yollardayız” diyerek dile getirdi.
21 okul, 8 ev ve mutlu çocuklar
Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yaparak kısa sürede 21 çadır okul açtıklarını belirten Ertuğrul, "Bu okullar çocukların sadece ders çalıştığı yerler değil, enkazın dışında bir dünya olduğunu gördükleri birer sığınak oldu. Okuma yazma dahi bilmeyen 392 çocuğun eğitime katılımını sağladık" dedi. Barınma konusundaki hassasiyetlerini de vurgulayan Ertuğrul, "‘Üşüyorum, ev istiyorum’ diyen yavrularımız için seferber olduk. Bugüne kadar 8 evi ailelere teslim ettik, 59 çocuğumuz artık güvenle uyuyor" ifadelerini kullandı. Şu an odaklandıkları "Çocuklar Tatilde" projesine de değinen Ertuğrul, "Bu proje aslında oğlumun, ‘Depremzede kardeşlerimle tatile gitmek istiyorum’ demesiyle başladı. Bugüne kadar çok sayıda çocuğumuzu Antalya’daki otellerde misafir ettik. Aralarında anne veya babasını kaybetmiş, uzuv kaybı yaşamış evlatlarımız var. Onlara hayatın devam ettiğini ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz. Hiçbir siyasi oluşuma bağlı olmadan, sadece halkımızın desteğiyle büyüyoruz. İyilik için yürümek isteyen herkesi gönüllü olmaya bekliyoruz” dedi.





