Bedende geçmeyen bir ağrı, uzun süren halsizlik ya da yüksek ateş gibi bir sorun olduğunda hemen bir sağlık kuruluşuna başvuruluyor. Ancak konu ruh sağlığına gelince aynı tutumu göstermek her zaman kolay olmuyor. Çoğu insan psikolojik olarak zorlandığında bir süre daha beklemeyi tercih ediyor. Bu süreci "Biraz zaman geçsin, düzelirim", "Herkes stresli" ya da "Benim yaşadığım çok önemli bir şey değil" diye düşünerek atlatmaya çalışıyor. Yardım için çoğu zaman belirtilerin ağırlaşması, günlük yaşamının belirgin şekilde bozulması hatta bir kriz yaşanması bekleniyor. Toplum olarak son raddeye gelmeden yardım istemeyi, destek ve tedavi almayı öğrenmek sağlıklı bir gelecek için büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü'nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü" nedeniyle, ruh sağlığının ve destek almanın önemi hakkında bilgi verdi.

Ruh sağlığına verilen destek krizden önce başlamalı

Uzm. Dr. Fatma Arkaz, ruh sağlığı desteği kriz ortaya çıktığında başlayan bir hizmetin olmaması gerektiğini belirterek, "Yaşanan güçlüğü büyümeden fark etmek ve kişinin ihtiyacı olan desteği zamanında değerlendirebilmek esas amaç olmalıdır. İnsanların yardım istemekten çekinmediği, ruhsal belirtilerin küçümsenmediği ve ihtiyaç duyulduğunda uygun desteğe ulaşabildiği bir ortam oluşturmak gerekir. Ruh sağlığı desteği insanın artık dayanamadığı noktada değil, zorlandığını fark ettiği noktada başlayabilmeli; yardım istemek için hayatın tamamen durmasını beklenmemelidir" dedi.

İyi görünmeniz, iyi olduğunuz anlamına gelmeyebilir

Ruhsal sorunların önemli bir özelliği her zaman dışarıdan fark edilmemesi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Bir kişi işe gidebilir, sorumluluklarını yerine getirebilir, ailesiyle zaman geçirebilir ve sosyal hayatını sürdürebilir. Buna rağmen uzun süredir yoğun kaygı, isteksizlik, uyku sorunları, zihinsel yorgunluk veya tükenmişlik yaşıyor olabilir. Kişi kendi yaşadığı değişimi zaman içinde normal kabul etmeye başlayabilir. 'Ben zaten böyleyim. Bu kadar yoğun çalışırken bunları hissetmem normal. Herkes yoruluyor. Biraz daha dayanmalıyım' Bu cümleler, yardım ihtiyacının fark edilmesini geciktirebilir" şeklinde konuştu.



Sadece dinlemek yetmez

Sosyal yardımlar 18 kat arttı
Sosyal yardımlar 18 kat arttı
İçeriği Görüntüle

Bir kişinin yaşadıklarını dinlemek önemlidir ancak tek başına yeterli olmayacağını aktaran Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Deneyimin sağlık hizmetlerinin planlanmasına, sunulan desteğin niteliğine ve karar süreçlerine yansıyabilmesi önemlidir. Çünkü ruh sağlığı hizmetlerinin merkezinde yalnızca hastalık değil, o hastalığı yaşayan insan vardır. Ruhsal destek konusunda toplum olarak değiştirilmesi gereken alışkanlıklardan biri, yardım istemeyi yalnızca 'son çare' olarak görmektir. Psikiyatrik yardım almak için kişinin artık çalışamayacak, evden çıkamayacak veya günlük yaşamını sürdüremeyecek hale gelmesini beklemek gerekmez. Haftalardır devam eden uyku bozukluğu, belirgin isteksizlik, sürekli kaygı, dikkat ve odaklanma güçlüğü, sosyal hayattan uzaklaşma, yoğun huzursuzluk veya kişinin daha önce kolaylıkla yaptığı işleri yapmakta zorlanması da değerlendirme için önemli sinyaller olabilir" diye konuştu.

"Stres yapma" derken bir daha düşünün

Erken başvurunun amacı, yaşanan her sıkıntıyı "hastalık" olarak tanımlamak olmadığını da ifade eden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Amaç, yaşanan güçlüğün ne olduğunu doğru değerlendirmek ve kişinin gerçekten desteğe ihtiyacı olup olmadığını belirlemektir. Ruh sağlığından söz ederken bütün sorumluluğu bireyin üzerine bırakmak da doğru değildir. Kişiye yalnızca 'daha güçlü ol', 'olumlu düşün' ya da 'stres yapma' demek; ruhsal sorunların ortaya çıkmasında etkili olabilecek çalışma şartları, ekonomik baskıları, yalnızlığı, sosyal desteğin yetersizliğini veya yaşamın diğer yüklerini gözden kaçırabilir. Özellikle çalışma hayatında kronik iş yükü, belirsizlik, sürekli ulaşılabilir olma beklentisi ve dinlenmeye yeterli zaman ayrılamaması ruhsal iyilik halini etkileyebilir. Ruh sağlığını korumak yalnızca bireye yeni baş etme becerileri öğretmekle sınırlı değildir. İnsanların yaşadığı çevrenin, çalışma şartlarını ve sosyal destek mekanizmalarının da ruh sağlığını destekleyecek şekilde ele alınması gerekir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA