Yapılan basın açıklamasında paketin LGBTİ+’ların temel hak ve özgürlüklerini hedef aldığı, kadınların ve çocukların hakları açısından da ciddi riskler içerdiği savunuldu. Açıklamayı Çağrı Sert ve Ahmet Çevik okudu.
Antalya LGBTİ+ İnisiyatifi, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin düzenlediği basın açıklamasında, söz konusu yasal değişikliklerin LGBTİ+ bireylerin haklarını sınırlandırmayı amaçladığını ileri sürdü. Açıklamada, paketin yalnızca LGBTİ+’ları değil, kadınları ve çocukları da etkileyen düzenlemeler içerdiği belirtilerek geri çekilmesi çağrısında bulunuldu.
Basın açıklamasında, iktidarın daha önce gündeme getirdiği yargı paketlerinde de LGBTİ+ bireyleri hedef alan düzenlemeler bulunduğu öne sürülürken, yeni paketin bu yaklaşımı daha ileri taşıdığı savunuldu. Açıklamada, özellikle cinsiyet uyum sürecine ilişkin düzenlemelerin bireylerin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlük haklarını tehdit ettiği ifade edildi.
‘LGBTİ+ olmanın suç gibi gösterilmesini kabul etmiyoruz’
Açıklamada, cinsiyet uyum sürecine başlama yaşının yükseltilmesi, süreçteki sağlık koşullarının ağırlaştırılması ve bazı yeni kriterlerin getirilmesinin trans bireylerin haklarına müdahale anlamına geldiği öne sürüldü. LGBTİ+ bireylerin doğuştan sahip oldukları kimlikleri nedeniyle kriminalize edilmemesi gerektiği vurgulanarak, “LGBTİ+ olmak suç değildir. LGBTİ+ bireylerin varoluş hakkı ve temel özgürlükleri tartışmaya açılamaz” görüşüne yer verildi. İnisiyatif üyeleri ayrıca, LGBTİ+ hak mücadelesine destek veren kişi ve kurumların da yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmasının ifade ve örgütlenme özgürlüğüne aykırı olduğunu savundu.
‘Paket birçok temel hakkı ihlal ediyor’
Basın açıklamasında, 12. Yargı Paketi’nin özel hayata saygı hakkı, sağlık hakkı, ifade özgürlüğü, aile hayatına saygı hakkı ve ayrımcılık yasağı gibi birçok temel hak ve özgürlüğü ihlal ettiği iddia edildi.
Açıklamada, tasarıda yer aldığı belirtilen ‘genel ahlak’ ve ‘aile kurumunun korunması’ gibi kavramların muğlak ifadeler olduğu ileri sürülerek, bu kavramların LGBTİ+ bireylerin ve kadınların haklarının sınırlandırılmasında kullanılabileceği savunuldu.
‘Kadınların ekonomik ve sosyal hakları zarar görebilir’
Açıklamada, kadın haklarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Nafaka hakkına yönelik olası düzenlemelerin kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacağı belirtilirken, özellikle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan kadınların daha büyük mağduriyetlerle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.
Kadınların yalnızca aile içindeki roller üzerinden tanımlanmasına karşı çıkılan açıklamada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin korunmasının önemine dikkat çekildi.
‘Çocuklara yönelik düzenlemeler kaygı verici’
Basın açıklamasında çocuklara ilişkin düzenlemeler de eleştirildi. Çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin bazı yaptırımların ağırlaştırılmasının rehabilitasyon yerine cezalandırmayı öne çıkardığı savunuldu.
Çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi için eğitim, sağlık, barınma ve sosyal destek politikalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, çocuk haklarının korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.
‘Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz’
Açıklamanın sonunda, 12. Yargı Paketi’nin geri çekilmesi çağrısı yapılarak LGBTİ+ bireylerin, kadınların ve çocukların haklarının korunması gerektiği ifade edildi. Antalya LGBTİ+ İnisiyatifi adına yapılan açıklamada, “Kimliklerimizden, haklarımızdan ve özgürlüklerimizden vazgeçmeyeceğiz. Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı mücadelemizi dayanışma içinde sürdüreceğiz” denildi.
Çağrı Sert ve Ahmet Çevik tarafından okunan açıklama, katılımcıların destek mesajlarıyla sona erdi.




