TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 araştırmasında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388 TL’ye yükseldi. Yoksulluk sınırı 121 bin 786 TL’ye, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 305 TL’ye çıktı. TÜRK- İŞ Antalya İl Başkanı Abdullah Kayser, “Açlık sınırının 37 bin 388 liraya, bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin 48 bin 305 liraya, yoksulluk sınırının ise 121 bin 786 liraya ulaşması, çalışanların içinde bulunduğu ekonomik tabloyu açıkça gösteriyor” dedi. TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay düzenli olarak gerçekleştirilen “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Ağustos 2026 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, diğer adıyla açlık sınırı, 37 bin 388,30 TL oldu. Gıda harcamasının yanı sıra giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam aylık harcama tutarı ise 121 bin 786 TL olarak hesaplandı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 48 bin 305,38 TL’ye yükseldi.
‘Mutfaktaki yangın büyüyor’
TÜRK-İŞ Antalya Başkanı ve TES-İŞ Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, açıklanan rakamların çalışanların ekonomik koşullarını açık şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Kayser, “Açlık sınırının 37 bin 388 liraya, bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin 48 bin 305 liraya, yoksulluk sınırının ise 121 bin 786 liraya ulaşması, çalışanların içinde bulunduğu ekonomik tabloyu açıkça gösteriyor. İnsanların sadece karnını doyurabilmek için harcamak zorunda olduğu para bile artık çok yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bunun üzerine kira, elektrik, su, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderler eklendiğinde aile bütçesi üzerindeki yük daha da ağırlaşıyor” ifadelerini kullandı. Gelir ile zorunlu harcamalar arasındaki makasın giderek açıldığını ifade eden Kayser, çalışanların maaşlarının önemli bölümünü temel ihtiyaçlara ayırmak zorunda kaldığını hatırlatarak, “Bugün çalışanların en büyük sorunu, elde edilen gelirin temel ihtiyaçları karşılamaya yetmemesidir. İnsanlar ayın sonunu getirmeye çalışıyor. Kira, gıda, ulaşım ve faturalar başta olmak üzere zorunlu giderler sürekli artarken ücretler aynı hızda yükselmiyor. Çalışan daha fazla çalışıyor ama geçim sıkıntısı her geçen gün büyüyor” diye konuştu.
Mutfak enflasyonundaki değişim
TÜRK-İŞ araştırmasında mutfak enflasyonundaki değişimlerin de dikkat çekici olduğunu belirten Kayser, Ağustos ayında gıda harcamalarının bir önceki aya göre yüzde 1,21 arttığını söyleyerek, “Mutfak enflasyonu Ağustos ayında aylık bazda yüzde 1,21 arttı. Son on iki aylık değişim yüzde 37,90, yıllık ortalama artış yüzde 40,33 ve sekiz aylık artış yüzde 24,03 olarak gerçekleşti. Bu rakamların her biri, vatandaşın mutfağındaki yükün devam ettiğini gösteriyor” dedi. Dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda ihtiyacını karşılayabilmesi için gereken tutarın 37 bin lirayı aşmasının önemli bir uyarı olduğunu söyleyen Kayser, asıl tablonun yoksulluk sınırında ortaya çıktığını belirterek, “ Bizim talebimiz çok açık. Çalışan insan emeğinin karşılığını almalı ve ailesiyle birlikte insanca yaşayabilmelidir. Açlık sınırının, yoksulluk sınırının ve yaşama maliyetinin sürekli yükseldiği bir ortamda ücretlerin de gerçek yaşam koşullarına göre belirlenmesi gerekiyor. Çalışanların alın terinin karşılığını aldığı, çocuklarının geleceğinden endişe etmediği, ay sonunu nasıl getireceğini düşünmediği bir Türkiye istiyoruz. TÜRK-İŞ’in açıkladığı her rakam, bu konuda daha fazla adım atılması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor” diye konuştu.





