‘Antalya’nın acı kaybı’ başlıklı köşe yazısında 7 Mehmet’in geçtiğimiz yıl İstanbul’da bir şube açtığını hatırlatan gazeteci Fatih Altaylı, Atatürk Kültür Parkı içerisindeki işletmesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kiracısı konumunda bulunan 7 Mehmet’in, belediyenin kira bedelinde yüksek oranda artış talep etmesi nedeniyle Antalya’daki restoranını kapatma kararı aldığını ve işletmenin faaliyetlerini İstanbul’da sürdürmeyi planladığını öne sürdü.
İŞTE ÇOK KONUŞULACAK O YAZI:
“Antalya’nın acı kaybı
Bugün size bir kötü haberim var.
Türkiye’de kötü haberden bol ne var diyebilirsiniz haklı olarak.
Yok merak etmeyin, bu o tür bir kötü haber değil.
Antalya ile ilgili.
Muhittin Böcek ya da Antalya Büyükşehir Belediyesi ile doğrudan ilgili bir haber de değil. Ama dolaylı olarak ilgili.
Antalya’ya gider misiniz, bilmiyorum. Ben çok giderim.
Ben çok giderim.
İki nedeni vardır. Hayattaki en yakın dostlarımdan, en sevdiğim kişilerden biri orada yaşadığı için giderim, bir de Türkiye’nin en iyi lokantalarından biri orada olduğu için giderim.
Lokanta dediğim 7 Mehmet. Bu lokanta ile ilgili ilk anım, daha Bodrum’un, Muğla’nın pek de popüler olmadığı, Dalaman Havalimanı bile olmadığı için İstanbul’dan uçakla gidilebilecek tek tatil bölgesinin Antalya olduğu yıllara, çocukluğuma dayanır.
Antalya’da bile 5 yıldızlı otellerin henüz açılmadığı dönemde, ailece gittiğimiz Antalya tatillerinin ritüellerinden biriydi 7 Mehmet’te yemek yemek. Tam yerini hatırlamıyorum ama çarşı içinde, kalabalık bir semtteydi.
Sonra, herhalde 1970’lerin sonuna doğruydu, Konyaaltı Plajı’nda, baraka gibi bir yere taşındı, Develi ile karşılıklıydılar. Yer değişti ama bizim 7 Mehmet Lokantası müdavimliğimiz orada da devam etti. Artık ailece gitmiyorduk tabii ama ben aile geleneğini sürdürüyordum. Özer’i ziyarete gittiğimde, Antalya Pist Yarışı günlerinde ilk adresimiz hep 7 Mehmet’ti. Zaten o zamanlar Antalya’da, eğer Dönerciler Çarşısı’nda tıkınmayacaksanız, doğru düzgün yemek yenecek iki yer vardı.
Biri Kaleiçi’nde Toygar Bey’in Kral Sofrası, diğeri de 7 Mehmet. Bir ara Kemer’de kumlar üzerine koyduğu 5-6 masada hizmet veren Güvriz de vardı. Serviste Güvriz Hanım, mutfakta ise Hollandalı eşi dururdu. Muhteşemdi. Türkiye’nin ilk “nouvelle cuisine” lokantasıydı, açık kalsaydı zannederim Türkiye’nin ilk Michelin yıldızlı lokantası olabilirdi ama sürmedi. Toygar Abi öleli, Kral Sofrası kapanalı da çok oldu.
Kala kala elimizde 7 Mehmet kaldı. 1997’de şimdiki yerine taşındı. Kocaman geniş alanları olan bir lokanta ve şahane bir bahçe. Konyaaltı’na tepeden bakan enfes bir konum. Hakkı Bey’den bayrağı devralan oğlu Mehmet, yeni mekanında lokantaya sınıf atlattı.
Türk mutfağı modernize edilirse nasıl olur sorusunun yanıtını Antalya’dan verdi. Bölgenin malzeme kalitesi de lezzetleri etkileyince, sadece Mehmet’te yemek yemek için bile Antalya’ya gitmeye değer bir restoran ortaya çıktı.
7 Mehmet lokantası yıllarca Antalya’dan dışarı çıkmadı. Bence çok da doğru yaptı. Taş yerinde ağırdı. 7 Mehmet’i 7 Mehmet yapan yeri, yerel malzemesi, Akdenizli havasıydı.
Ancak geçen yıl nasıl oldu ise İstanbul’da, Tersane İstanbul’a bir şube açtılar. Muhtemelen, Fettah Tamince uğraşıp ikna etmiş olmalı, bilmiyorum. Hiç gitmedim. Benim için 7 Mehmet Antalya idi.
Ve geçen gün kötü bir haber aldım.
7 Mehmet, Antalya’daki yerini, 1930’lardan beri olduğu, 1950’lerden beri 7 Mehmet adıyla hizmet verdiği 75 yıllık lokantasını kapatma kararı almış.
Nedeni ise saçma ötesi.
7 Mehmet lokantası, Antalya’da Atatürk Kültür Park içindeki yerinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kiracısı.
Ve belediye kiraya fahiş bir zam talep ettiği için 7 Mehmet Antalya’daki restoranını kapatma kararı almış, yola İstanbul’da devam edecekmiş.
Bu olacak iş değil. Antalya’nın simgelerinden biri haline gelmiş, kente gelen yabancıları gururla götürebildiğimiz, herkesin hayran kaldığı bir lokantayı kaybetmek Antalya için çok ciddi bir kayıp.
Normalde bir belediyenin değil böyle bir lokantanın kapanmasına ve kenti terk etmesine neden olmak, lokanta gidecek olsa önüne geçip “Nereye gidiyorsunuz, gidemezsiniz” demesi ve gerekirse üste para vermesi gerekir. Bırakın kirayı fahiş oranda artırmayı, kira desteğinde bulunması daha akıllıcadır.
Ama nerede bunu düşünecek, kentin zenginliğinin bu gibi markalar olduğunu akıl edecek yerel yönetici!
7 Mehmet gider, yerine Antalya’da onlarcası olan balıkçı ya da kebapçılardan biri daha açılır.
7 Mehmet’e bir şey olmaz. Belki de İstanbul’da daha çok para kazanır. Ama Antalya çok şey kaybetmiş olur.
Keşke bunu anlayacak yerel yöneticilerimiz olsa.”




