AFAD Başkanı Pehlivan, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde DHA'ya açıklamada bulundu. Pehlivan, Marmara Depremi'nde 18 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 50 bine yakın kişinin de yaralandığını hatırlatarak, "Afetlerde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. 99 depremi bütün Marmara illerini etkileyen bir depremdi. Marmara, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bir bölgemiz. O dönem devletimiz kendi imkanları çerçevesinde hem müdahale hem de sonrasında iyileştirme çalışmalarını yürütme gayreti içerisinde oldu. Bununla birlikte Marmara Depremi, adeta deprem ve afet yönetiminde bir milat teşkil etti. Deprem sonrasında ülkemiz, devletimiz afet yönetiminde bir takım adımlar atmaya başladı. Deprem şurası toplandı. Çok sayıda bilimsel çalışmalar takip edildi, gerçekleştirildi. Yasal düzenlemeler için adımlar atıldı. Bunlar içerisinde tabii şehirlerin dirençli hale getirilmesi gereğinden hareketle yapı denetimle ilgili yasal düzenleme yapıldı. Zorunlu deprem sigortası yapılmasıyla ilgili adımlar atıldı. Özel idare yasasında, belediye yasasında düzenlemeler yapıldı. Burada yerel yönetimlere de afet yönetimiyle ilgili belli görevler tevdi edildi. 2007 yılında 'Bina Deprem Yönetmeliği' güncellendi. Standartlar, çağın gerektirdiği şekilde yükseltilmiş oldu" dedi.

'3 MİLYONUN ÜZERİNDE YAPI DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
Pehlivan, Marmara Depremi'nden sonra afet yönetiminde yeni bir bakış açısının ortaya konulduğunu belirterek, bu kapsamda yapılan çalışmaları anlattı. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital çağa da ayak uyduran yenilikler ortaya konulduğunu ifade eden Pehlivan, "AYDES' dediğimiz Afet Yönetim Karar Destek Sistemi, AFAD'ın bir izdüşümüdür. Bütün kurumlar entegre edildi ve bir koordinasyon anlayışı ortaya konuldu. Nitekim bizim Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde 25 afet çalışma grubumuz var; buna ana çözüm ortağı diyoruz. Ayrıca destek çözüm ortağı kuruluşlar var. STK'lar ve Kızılay başta olmak üzere birlikte hareket ediyoruz. Dolayısıyla bu planlı afet yönetimi ve bütünleşik afet yönetimi anlayışı uygulanmaya devam ediyor ve bu planlarımız sürekli güncelleniyor" ifadelerini kullandı.

Pehlivan, şehirlerin dirençli hale getirilmesiyle ilgili de adımlar atıldığını söyleyerek, "Kentsel dönüşümle ilgili olarak da bugüne kadar 3 milyonun üzerinde yapı dönüştürüldü, güçlendirildi ve yeniden yapılanlar oldu. Bunun bir milyonu İstanbul'da ve Marmara Bölgesinde gerçekleştirildi" dedi.
'KAMU KURUMLARI YA GÜÇLENDİRİLDİ YA DA YENİDEN YAPILDI'
Marmara Bölgesi'nde, İstanbul'da yaşanabilecek olası bir deprem için de çalışmalar yaptıklarını belirten Pehlivan, "İstanbul özelinden bahsedecek olursak; örneğin 2006 yılından itibaren hayata geçirilen İstanbul Sismik Riski Azaltma Projesi var. Bu kapsamda bugüne kadar okullar başta olmak üzere kamu kurumları ya güçlendirildi ya yeniden yapıldı. 1500'ün üzerinde yapı dönüştürüldü. Marmara için bizim daire başkanlığımız da var. Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanlığı ve 'Marmara İRAP' diye ifade ettiğim İl Afet Risk Azaltma Planı 81 vilayette olmakla birlikte; Marmara için de 'MARAP' dediğimiz Marmara Risk Azaltma Planımız var. Bununla birlikte bütün illerimizde olduğu gibi hem Marmara bölgesinde hem de İstanbul ilinde tatbikatlar sürekli yapıyoruz. Ülke genelinde ortalama 75 tatbikat yapıyoruz. Bunu İstanbul ve Marmara bölgesindeki bütün illerimizde de gerçekleştiriyoruz. Arama kurtarma sayımızı ülke genelinde 175 bine çıkarmış durumdayız. Bunun 5 bini bizim kadrolu personelimiz, diğerleri de bütün kamu kurum kuruluşlarından. Bunların yanı sıra akreditasyonu çok önemsiyoruz. Sivil toplum teşkilatları, gönüllülük esaslı ekipleri de akredite ediyoruz ve bu bizim TAMP planındaki çalışma gruplarına dahil ediyoruz. Bu alanda da 657 ekip 21 bin de personel yetiştirmiş durumdayız. Marmara'da arama kurtarma birlik sayımızı 2'ye çıkarttık. Anadolu ve Avrupa yakasında birliğimiz var. Lojistik depolarımızı ikiye çıkartıyoruz. İstanbul Havalimanı'nın bitişiğinde bir yer tahsisi gerçekleşti. Orada büyük bir lojistik depo yapacağız. Marmara Bölgesi için 4 tane daha planladık. Önümüzdeki dönemde bunların da yapımını gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı.
'KÖYLERE SİMÜLASYON TIR’LARI GÖTÜRÜYORUZ'
Pehlivan, ayrıca eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına da devam ettiklerini söyleyerek, "Ülke genelinde ortalama 5 ile 6 milyon insanımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Okullarımıza, mahallelere, köylere ve etkinliklere simülasyon TIR'larımızı götürüyoruz. Eğitmenlerimiz buralara gidip faaliyetler yapıyorlar. İstanbul'da ve Marmara'da da ortalama en az bir milyon insanımıza bu vesileyle ulaşmaya çalışıyoruz. Bir yandan da dijital ortamda; 'afad.gov.tr' ve 'hazırım.gov.tr' sayfalarımızda vatandaşlarımızı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Orada da çocuklara yönelik videolar ve eğitim materyalleri var. Ayrıca bütün vatandaşlarımız e-Devlet’ten de girmek suretiyle veya AFAD deprem mobil uygulamasını indirerek 'Hayat 112 Acil' bünyesinden hem toplanma alanlarını öğrenebilirler, hem de acil bir durumda oradan ihbarda bulunabilirler. Yine bu sayfalardan bulundukları coğrafyanın tehlike ve risk durumunu öğrenme imkanları var" dedi.
'EYLEM PLANINDA ACİLİYET ARZ EDENLER KIRMIZI KATEGORİDE'
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerine de değinen Pehlivan, "6 Şubat'ta asrın felaketini yaşadık. Afet yönetiminin her aşamasında attığınız bir adım muhakkak diğer aşamaların yükünü azaltıyor. Risk azaltma bunun bir somut örneğidir. Dolayısıyla biz afetlerin risk azaltma boyutunu da çok önemsiyoruz. Bununla ilgili de bütün illerimizin risk haritaları çıkartılmış durumda. Eylem planında hangi eylemlerin öncelik sırasına göre giderilmesi gerektiği ortaya konmuş ve aciliyet arz edenler kırmızı kategoride sıralanmış durumda. Bunlarla ilgili de illerde valilerimizin himayelerinde izleme, değerlendirme kurulları bu vazifeleri yapıyor. Bir yandan kurumlar bu adımları atarken, bir yandan da vatandaşlarımızın yaşadıkları mekanları gözden geçirmeleri, herhangi bir tereddütleri varsa bununla ilgili adımlar atmaları önem arz ediyor" değerlendirmesinde bulundu.



