Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı açıklamada kamu emekçilerinin her geçen gün daha da yoksullaştığını belirterek, “TÜİK’in açıkladığı rakamlarla hayatın gerçekleri arasında derin bir uçurum var. Emekçiler enflasyon altında ezilmeye devam ediyor” dedi Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı mayıs ayı enflasyon verileri kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücündeki kaybı bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, açıklanan verileri değerlendirerek, kamu emekçilerinin ekonomik olarak her geçen gün daha ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. TÜİK verilerine göre mayıs ayında enflasyonun yüzde 1,71 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Acar, yılın ilk beş aylık dönemindeki toplam enflasyonun ise yüzde 16,61’e ulaştığını belirtti.

“Daha cebe girmeden eridi”

Temmuz ayında kamu emekçilerine yapılacak maaş artışının daha şimdiden enflasyon karşısında etkisini kaybettiğini savunan Acar, toplu sözleşme sisteminin çalışanların alım gücünü korumaktan uzak olduğunu söyledi. Acar, “2026 yılının ilk beş ayında gerçekleşen yüzde 16,61’lik enflasyon sonucunda kamu çalışanlarının alacağı enflasyon farkı yüzde 5,05 seviyesine ulaşmıştır. Temmuz ayında uygulanacak yüzde 7’lik toplu sözleşme zammı ile birlikte gelir artışının yüzde 12,40’ın altında olmayacağı kesinleşmiştir. Ancak sorun tam da burada başlamaktadır. Çünkü maaş artışları daha çalışanların cebine girmeden yüksek enflasyon karşısında değerini kaybetmektedir” dedi.

“TÜİK’in verileri doğru değil”

TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının vatandaşın günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı fiyat artışlarını yansıtmadığını öne süren Acar, resmi veriler ile halkın yaşadığı ekonomik gerçeklik arasında ciddi fark bulunduğunu ifade etti. ‘TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranları ne pazardaki fiyatlarla ne market raflarındaki etiketlerle ne de kiralardaki artışlarla örtüşmektedir’ diyen Acar, “Gelir artışlarının belirleneceği dönemlerde enflasyonun düşük gösterilmesi, milyonlarca emekçinin daha düşük zam almasına neden olmaktadır. Bu durum kamu çalışanlarının gelir kayıplarını artırırken yoksullaşmayı da derinleştirmektedir” ifadelerini kullandı.

“Yoksulluk sınırı 113 bin lirayı aştı”

Türkiye’de yaşam maliyetlerinin her geçen ay arttığına dikkat çeken Acar, yoksulluk sınırının ulaştığı seviyenin kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıyı açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 16’dan yüzde 24’e yükselttiğini hatırlatan Acar, “Yoksulluk sınırı 113 bin 845 liraya ulaşmış durumdadır. Buna rağmen kamu çalışanlarının ücretleri aynı hızla artmamakta, aksine her ay enflasyon karşısında değer kaybetmektedir. Bu tablo çalışanların yaşam standartlarını her geçen gün daha da geriye götürmektedir” dedi. Mayıs ayı itibarıyla kamu çalışanlarının maaşlarında yaşanan reel kayıpların dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirten Acar, farklı meslek gruplarında yaşanan gelir erimesine ilişkin rakamları da paylaştı. Acar, “Mayıs ayı itibarıyla bir Dr. Öğretim Üyesinin satın alma gücündeki kayıp 15 bin 521 liraya ulaşmıştır. Teknikerlerde bu kayıp 11 bin 63 lira, şef kadrosunda çalışanlarda 10 bin 675 lira, en düşük öğretmen maaşında 10 bin 470 lira ve hizmetli kadrosunda görev yapan çalışanlarda ise 9 bin 577 lira seviyesine yükselmiştir. Bu rakamlar kamu emekçilerinin gelirlerinin kağıt üzerinde arttığını ancak gerçekte ciddi şekilde eridiğini göstermektedir” diye konuştu.

Antalya gündeminden seçmeler: 5 Haziran
Antalya gündeminden seçmeler: 5 Haziran
İçeriği Görüntüle

“Emekçiler yoksullaştırılıyor”

Ekonomik politikaların bedelinin çalışan kesimlere ödetildiğini savunan Acar, gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü söyleyerek, “Bugün emekçiler maaşlarıyla temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Kiralar, gıda fiyatları, ulaşım ve enerji giderleri sürekli artarken maaşlar aynı hızla yükselmiyor. Kaynak yetersizliği gerekçesiyle çalışanların gelirleri baskılanırken, sermaye kesimlerine yönelik uygulamalar devam ediyor. Bu tablo emekçiler açısından kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Eğitim-İş Antalya Şubesi olarak kamu emekçilerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Acar, hükümete çağrıda bulundu. Acar, “Kamu çalışanları sadaka değil, emeğinin karşılığını istemektedir. Maaş artışları gerçek enflasyon verileri esas alınarak belirlenmeli, kamu emekçilerinin alım gücü korunmalıdır. Toplu sözleşme sistemi yeniden düzenlenmeli, çalışanların gelir kayıpları telafi edilmeli ve insanca yaşamaya yetecek ücret politikaları hayata geçirilmelidir. Eğitim emekçilerinin ve tüm kamu çalışanlarının hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Muhabir: Esra ALTUNKES